Genelkurmay’ın Kılıçdaroğlu ayarı

0
251

FERDA ÇETİN

ferda-cetin“Dokunulmazlıkların kaldırılması anayasaya aykırı” dedikten sonra, “ama biz dokunulmazlıkların kaldırılması için evet oyu vereceğiz” demek tartışmasız bir suçtur.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu suçu işleyeceğini kamuoyu önünde açıkladı. Böyle bir açıklamadan sonra, Ahmet Davutoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na teşekkür etmesi beklenirdi. Ama tam tersi oldu.
Davutoğlu 14 Nisan günü, AKP Kocaeli Gençlik Çalıştayı’nda; “Kılıçdaroğlu bize destek vermek zorunda kaldı“ dedi.
Davutoğlu’nun sözünü ettiği zorunluluğun, Kılıçdaroğlu’nun, “…anayasaya aykırıdır ama biz evet diyeceğiz” cümlesindeki “ama” ile bir bağlantısı var mıydı?
Bu sorunun cevabı da Davutoğlu’nun konuşmasında saklı; “dokunulmazlıklar konusunda önce itiraz ettiler, kaçacak delikleri kalmayınca kabul etmek zorunda kaldılar.”
CHP ve Kılıçdaroğlu kimden kaçıyordu? “Kaçacak delik”ten kastedilen neydi?
Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi, seçim döneminde yapmadığı muhalefetin daha sertini son birkaç aydır yapıyor.
Erdoğan’a, Davutoğlu’na ve diğer icracılara yönelik, “hırsız bunlar, şeref yoksunu, tecavüzcü ve ahlaksızlar yönetimi bunlar” sözleri Kılıçdaroğlu’na ait.
Peki nasıl oldu da Kemal Kılıçdaroğlu bu kadar keskin bir “U” dönüşü yapıverdi?
HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Mithat Sancar, Genel Kurmay Başkanı’nın CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’na müdahale ettiğini açıkladılar.
Peki bu iddia kolay bir itham veya bir spekülasyon mudur?
Bu süreç Can Dündar ve Erdem Gül’ün 24 Mart’taki duruşması ile başladı. Birçok CHP milletvekili Dündar ve Gül ile dayanışmak için mahkemeye gitti.
Tayyip Erdoğan, AB ülkelerinin konsolosları ve kalabalık milletvekili grubunun Dündar ve Gül’e destek vermesinden büyük bir rahatsızlık duyuyordu. Bu rahatsızlığını Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a da iletti.
Türkiye, “içeride ve dışarıda büyük bir savaş içindeydi. MHP bu savaşta hükümete tam destek verirken CHP yaptığı muhalefet ile ‘devletin bekası’nı ve milli birliği bozuyordu” bu duruma müdahale edilmesi gerekiyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu 30 Mart Çarşamba günü Genelkurmay Başkanlığı’na çağrıldı. Kürdistan’da sürdürülen savaş, Can Dündar davası ve MGK kararları konusunda Kılıçdaroğlu “brife” edildi. Bu görüşme, ana muhalefet partisini bilgilendirmekten daha ziyade, CHP’yi devlet politikalarına aykırı davranmama konusunda bir “kulak bükme” toplantısıydı.
Davutoğlu’nun, “Kılıçdaroğlu bize destek vermek zorunda kaldı” dediği görüşmeydi.
Bu görüşmenin ertesi günü Kılıçdaroğlu bir milletvekilini görevlendirdi. Bu milletvekili 31 Mart Perşembe günü Can Dündar-Erdem Gül duruşmalarını izleyen milletvekillerini tek tek arayarak 1 Nisan’da yapılacak duruşmaya katılmamaları uyarısı yaptı.
Dokunulmazlıklar konusu gündeme geldiğinde de Kemal Kılıçdaroğlu CHP MYK’sini topladı. Toplantıda dokunulmazlıkların kaldırılmasına “hayır” denilmesi kararı çıktı.
Fakat Kemal Kılıçdaroğlu bu toplantı yapılmamış ve bir sonuç çıkmamış gibi dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” diyecekleri açıklaması yaptı.
Bu açıklama CHP milletvekilleri arasında büyük bir huzursuzluk yarattı. Nitekim Sezgin Tanrıkulu, İlhan Cihaner, Fikri Sağlar, Mahmut Tanal, Hilmi Yarayıcı, Mehmet Tüm, Barış Yarkadaş ve Eren Erdem başta olmak üzere birçok milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılmasına “hayır” oyu vereceklerini açıkladılar.
Genelkurmay Başkanlığı’nın Kılıçdaroğlu üzerinden CHP’ye müdahalesi, Kürdistan’da yürütülen işgal ve istila savaşının bir parçası ve bir devlet operasyonudur. Devletin Kılıçdaroğlu operasyonu ile Kürt milletvekilleri ve legal siyaset alanı etkisizleştirilirken, diğer yandan şimdiye kadar AKP uygulamalarına karşı çıkan CHP, topyekün savaşa uygun hale getiriliyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 20 Aralık 2014 tarihinde, CHP’nin içini karıştırmak amacıyla MİT’in dışında bir ekip kurulduğunu, bu ekibi MİT’ten bir ismin koordine ettiğini açıklamıştı. Eğer bu bilgiler doğru idiyse bundan sonra artık bu türden bir “karıştırıcı”ya gerek kalmayacak. Çünkü Tayyip Erdoğan’ın koruma polisi konumundaki Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu işi ziyadesiyle yapıyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here