HDK’den mücadeleyi büyütme çağrısı: Mutlaka kazanacağız

0
89

Ankara’da toplanan 7’nci HDK Genel Kurulu’nda HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması ile Kürt kurumlarının kapatılmasına tepki gösterildi. Burada konuşan HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, mücadeleyi büyütme çağrısı yaparak, ‘Mutlaka kazanacağız’ dedi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 7’nci Genel Kurulu, “Geleceğimiz için Örgütleniyor, Özgürlüğümüz için direniyoruz” sloganıyla Ankara Plaza Otel’de yapıldı. Açılış konuşmasını yapan HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, 7 Haziran seçimlerinin demokratik rejim talebinin en görünen sonucu olduğunu belirterek, “15 Temmuz darbe girişimi 7 Haziran’da ortaya çıkan demokratikleşme için fırsat olabilirdi. Hükümetin aslında yapması gereken darbeyi besleyen tüm klikleri ortaya çıkarmak ve demokratikleşmeyi esas alan anayasayı gündeme getirebilirdi. Ancak bununla hesap vermek zorunda kalacaklardır. Erdoğan başkanlık sistemine kadar ülkeyi OHAL ile yönetmek istiyor.” dedi. Tüm muhalif kesimleri susturduktan ve direnç noktalarını kırdıktan sonra başkanlık sistemini getirilmek istendiğini dile getiren Koçyiğit, “Onun için HDK’yi ev ev örgütleyeceğiz, mücadelemizi örgütleyeceğiz. Geçmişe takılmadan, bugün burada ne yapacağımızın tartışmasını yürüteceğiz. Bu faşizme karşı mücadeleyi nasıl yükselteceğiz? Önümüzdeki tek soru budur. Hep beraber buna cevap vereceğiz. Mutlaka kazanacağız” dedi.

‘Halkın kendi zemininde sesleneceğiz’

HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü de, HDK meydana getirilirken pratik bir şey yapmaya çalıştıklarını belirterek, “Bugün daha aktif bir noktada olabilirdik. Artık parlamentoda ‘şekli olarak bile yoksunuz’ diyorlar. Biz parlamento siyasetinin önemini yadsımış değiliz. Oradan yapılan çağrı her yerden duyulur, önemi o kadardır. Şimdi bizim o minareden seslenmemiz de engelleniyorsa halkın kendi zemininde sesleneceğiz. O da sizsiniz” dedi. Bu genel kurulda yeniden aday olmayacağını belirten Kürkçü, hala kongrenin hizmetinde olduğunu ve yeni mücadele saflarında yer almaya devam edeceğini söyledi.

‘Daha büyük bir desteğe ihtiyacımız var’

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, Kürtlerin ağır bedellerle yarattığı kurumların kapılarına mühür vurulduğunu söyledi. Bu yüzden konuşmasına Kürtçe devam edeceğini belirten Güven, şöyle konuştu: “Büyük bir faşizmle karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isterim. Kürdistan’da nasıl bir zulüm olduğunu yerinde görmek gerekiyor. Türkiye halklarından bir isteğimiz var. HDK’den bir isteğimiz var. Barışa olan umudumuz için buradayız ve daha büyük bir desteğe ihtiyacımız var. Birlik ve ittifakımızı geliştirerek direnişimizi büyütmeliyiz. Durduğumuz yerden olayları izleyemeyiz.”

‘Minnet eylemeyiz, baş eğmeyiz’

DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, yüzlerce yıl da sürse mazlumlarla zalimlerin mücadelesinin hiç bitmediğini dile getirdi. Zulmedenler hatırlanmasa bile haklı olanları, mazlumların mücadelesinin bilindiğini belirten Yüksek, Nesimi’nin şiirini okuyarak konuşmasına devam etti ve “Minnet eylemeyiz, baş eğmeyiz” dedi. Yüksek, “Çünkü esas olarak çember zalim hükümet için daralıyor. Dünyada nasıl izole olduğunu görüyorsunuz. Bir avuç şoven gerici kesimi arkasına alan, devletin topunu tüfeğini kullanan bir iktidar. Taraftarları Cumhurbaşkanı’nı destekliyor değiller, korktukları için destekliyorlar. Derneklere mühür vuruluyor basına baskılar uygulanıyor ifade eden yüksek, bu yollarla bizim için çemberin daraldığını zannediyorlar. Ülkede ve Ortadoğuda Kürtlerin kazanım elde etmemesi için çaba harcıyorlar” diye konuştu.

‘Mutlaka kazanacağız’

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen ise, yaşanan baskı politikalarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Kendi eksiklerimizi giderip kararlılıkla yol yürüdükçe, hiçbir baskın, hiçbir rehin almanın onların istediği sonucu sağlayamayacağını onlar da göreceklerdir. Zor zamanlarda önemli olan kuyunun derinliği değil, ipin uzunluğudur. Baskıları göğüsleyecek olan örgütlülüğümüzle ilgili çalışma yaparsak, her durumda biz kazanırız. Ve öyle inanıyoruz. Mutlaka kazanacağız.”

Bilgen’den hakaretlere yanıt

Yeni Şafak’ta yazan AKP’li bir milletvekilinin köşe yazısında, ’93 yıl önce duvara asılan tüfeğin belki de kullanılma zamanı gelmiştir” ifadelerini de eleştiren Bilgen, “Kime karşı savaşacaksınız? Yoksa artık iç savaş niyetinizi köşe yazılarına yazacak kadar pervasızlaştınız mı” diye sordu. İki bakanın kendilerini dillerine doladığını ifade eden Bilgen, kendilerine yapılan hakaretlerin muhatabının, eşbaşkanlar ve milletvekillerinin değil, HDP’ye oy veren herkes olduğunu dile getirdi. Kendilerine yönelik eleştirilerde hayvan benzetmelerinin de yapılmaması gerektiğini söyleyen Bilgen, “Hayvanlar aleminden söz etmek bir tarım bakanına yakışır, çünkü ahırlardan da sorumlu. Kendisi, ülkeyi aslında kimin dingonun ahırına çevirdiğini biliyor. Ama bu hayvan benzetmelerinde daha ileri gitmesinler. Bizim arkadaşlarımızın, aslanlar gibi gittiğini çok iyi biliyorlar. 17-25 Aralık’ta kimin nereye saklandığını da tarih yazacak.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here