İşte Demokrasi “90 bin Cami…”

    0
    131

    ÖZCAN BOZOĞLU

    Yüz yıllardır Türkiye cografyasında Alevi’ler inanclarıyla yaşamakta. Ancak yaşamlarıyla Müslümanlik ile alakası olmayan bu halk, 90’lar da Kürt ulusal mücadelesinin yükselmesiyle birlikte Türkiye’de bir takım haklar verilmeye başlandı. Bu verilen hak, aslında bu Halkların var olduğunu kanıtlamak için verilmedi. Bu Alevilere verilen gerçek bir hak değildi.
    O süreç içerisinde Alevilerin PKK saflarında yer almamasi için verilen küçük bir lokmaydı. 1990´larda Alevi derneklerinin açılmasına izin veren devlet, ne yazık ki; Cemevleri´ne resmi statü vermedi. Yüzyillardir var olan bu inanca neden daha önceden bu hak tanınmadı da 1990´lardan tanınmaya başlandı?

    90´larda Türkiye´nin karanlık günler yaşadığı bir dönemde Alevi halkina dernek kurma iznini veren Türk devleti Alevileri, Kürt ulusal mücadele saflarinda bir nevi uzak tutmayi hedeflemiş ve Alevi toplumunu devletin arka bahçesi olma için rezerv tutmuştu.

    Bugün gelinen nokta, Aleviler resmi statü içerisinde yer almiyor, Cem evi (ibadetyeri) resmi statü içerisinde değil. Devlet yardımı akmazken tüm giderlerini üye aidatı ve yapılan aktivitelerde elde edilen para ile kendilerini finanse etmektedirler. Tüm bunlar yetmezmiş gibi devletin başi
    „Cemevi Cümbüs evi“ Cem evi „Ucube“ diye asagilayici ve hakeret içerikli kelimeler kulanilsa da Alevilerin Kurum Sayıları Camii sayısına göre “Devenin üzerinde görülen bir kıl kadar” azımsanacak kadar çok . Ama buna rağmen Alevi kurumları devlet desteğini almadan halkın desteğiyle yaşamaya devam etmektedir.

    İçişleri Bakanlığı’ndan edinilen resmi verilere göre, 81 ilde toplam 937 Cem evi var. 31 ilde cemevi yok. Cami bulunmayan il sayısı ise sıfır. 3 bin 200 caminin bulunduğu İstanbul’da cemevi sayısı 64.

    81 Ii´in 31´inde Alevilerin ibadethaneleri bulunmamaktadir.
    Türkiye´nin belli yerlerinde Dernekleri olan Aleviler, Her şehirde İnanç kurumları olmamakla birlikte bu halk, devlete ödediği vergi ise aynıdır. Ama Devlet nezdinde gördüğü muamele ise eşit değildir. Devlet 2016 yilinda Diyanet işlerine verdiği 6 milyar 482 milyon 979 bin liralık bir bütçe ile sadece Camii´lere yatirim yapmaktadir. Kendi ülkesindeki halka yatirim etmeyen devlet şimdi de bu yatirimlari yurt dışındaki Müslümanlara Diyanet işleri aracılığıyla destek verilerek Rusya´da bulunan „Minsk´e“ Camii yaptirdi.

    Türkiye genelinde 90 bin Camii´ye karsılık 940 Cem evi bulunurken eğitim ve din arasindaki yatırımı ve mesafeyi görmek için de, MEB’in yayınladığı verilere göre özel ve resmi okulların toplam sayisi 61 bin 201 okul olarak bulunuyor.

    “Minsk’te 54 yıl önce yıkılan Minsk Camii, Türkiye’nin katkılarıyla yeniden inşa edildi. Yapımına daha önce başlanan ancak tamamlanamayan caminin inşaatını 2014 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı üstlendi.”

    Şimdi bu yazıyı okuduğumda, ben bir Alevi yurttaşı olarak “Türkiye’de Alevi toplumuna neden Cem evleri yapılmıyor? veya bir Hırıstiyan inancın kiliseleri neden yapılmıyorda başka ülkede yaşayan Müslümanlar için hizmet edilmektedir” sorusunu sorarım.

    Aleviler ve Kürtlere yönelik devlet yaklaşımı, aslinda farklı kimlikler konusundaki devlet yaklaşımının bir parcası. Bu güne kadar Alevi yoktu, Kürt yoktu, ne zaman ki „Variz“ dediler, en agır katliamlarla cevap verildi ve yüz yüze geldiler.

     

    11 Kasım 2016

     

     

     

     

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here