Kayyumların skandalları bitmiyor…

0
150

Kayyumlar her gün yeni bir skandalları imza atıyor. Amed Büyükşehir Belediyesi’nin kayyumu Cumali Atilla, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nin ‘İnsanlık Müzesi’ olması için çalışmalar yürüten Diyarbakır Cezaevi Müze Koordinasyon Merkezi’nin yerini Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’ne verdi. Duruma tepki gösteren 78’ler Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Gani Alkan, ‘Aradan 36 yıl geçti. Atlatılamayan travmalara yenileri eklendi’ dedi

Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Amed Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyum Cumali Atilla skandal bir karara daha imza attı. Amed zindanında yaşananları gün yüzüne çıkarmak için çalışma yürüten Diyarbakır Cezaevi Gerçeğini Araştırma ve Adalet Komisyonu’nun çabaları sonucu 2015 yılında açılan Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi Müzesi Koordinasyon Merkezi’nin Sümerpark’ta bulunan yeri, Kayyum Atilla’nın talimatıyla geçtiğimiz günlerde Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’ne verildi. Alınan bu karar, cezaevinde uygulanan işkencelere maruz kalmış isimler kadar toplumun geri kalanının da tepkisine yol açtı.

Dönemin hafızası sergileniyordu

Söz konusu müze, sorunlu bir resmi tarih anlatısının sürdürüldüğü Türkiye’de, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan vahşeti gün yüzüne çıkarma adına Diyarbakır Cezaevi Gerçeğini Araştırma ve Adalet Komisyonu’nun çalışmaları kapsamında 56 sivil toplum örgütün desteğiyle “Geçmişle hesaplaşma, geçmişle yüzleşme” amacıyla kurulmuştu. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında, tutuklulara vahşi işkencelerin yapıldığı Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nin müze yapılmasına dönük çalışmaların sürdürüldüğü merkezde, o dönemin hafızası sayılabilecek eşyalar, fotoğraflar ve anlatımların yer aldığı videolar sergileniyordu.

‘İnsanlık Müzesi’ olması beklenirken!

Müze Koordinasyon Merkezi, geçtiğimiz yıl Amed’de 56 Sivil Toplum Örgütü’nün katılımıyla açılmıştı. Hukuk komisyonu, Sanat Komisyonu, Mimari Komisyon, Bilgi Belge Arşiv Komisyonu ve Sözlü Tarih Komisyonu gibi komisyonlarla 1 yıldır çalışma yürüten Koordinasyona birçok sanatçı ve araştırmacı da destek veriyordu. Koordinasyon Merkezi’nin Sümer Park’taki yerinde Askeri darbe döneminde Diyarbakır 5 nolu Cezaevinde yaşanan insanlık dışı uygulamalar sonucu yaşamını yitirenler ile bu uygulamalara karşı ölüm orucuna girerek ve bedenlerini ateşe vererek hayatına son veren tutukluların fotoğrafları ile hikayeleri vardı. Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nin “İnsanlık Müzesi” olması için çalışmalar yürütülürken, yapılan işkenceler hala gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

5 komisyon kurulmuştu

Koordinasyon, geçmişte zindanlarda yaşananları dirilterek tanıkları ya da kurbanları ile görüşüp bastırılan ve çoğu zaman sansür edilen ötelenip, unutturulmak istenen insanlık dışı uygulamalar üzerindeki perdelerin kaldırılmasını, geleceğin inşası için önemli çalışmalar yapıyordu. Koordinasyonun çatısı altında 5 farklı komisyon oluşturulmuştu. ‘Hukuk Komisyonu’; adalet ve yargılama çalışmalarını, ‘Bilgi Belge Arşiv Komisyonu’; yapılanları belgelendirme ve aktarma çalışmasını, ‘Sözlü Tarih Komisyonu’; tanıkların dinlenmesini, ‘Mimari Komisyon’; cezaevinin müzeye dönüştürülme çalışması ve ‘Sanat Komisyonu’ ise; yaşanılanları sanat yoluyla tekrar canlandırıp, görünür kılma çalışmalarını gerçekleştiriyordu.

‘İnsanlık dışı uygulamaları yapanların…’

12 Eylül darbesi sonrasında adı tarihin en vahşi işkenceleri ile bilinen Diyarbakır Cezaevi’nde 8 yıl tutuklu kalan, cezaevi işkencesinin mağduru ve tanığı olan isimlerden biri olan 78’ler Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Gani Alkan, insanların doğrudan yaşamadıkları ama cezaevinde yaşanan olaylar hakkında kanaat geliştirme adına çaba sarf ettiklerini söyledi. Alkan, geçmiş bilgisinin paylaşımı ve aktarımı, kolektif hafızanın oluşumu için toplumun bilme hakkının olduğunu belirterek, insanlık dışı uygulamaları yapanları halkın vicdanında mahkum etme çabasında olduklarını anlattı.

‘Anlatılmayan tranvalara yenileri eklendi’

Unutturulmaya karşı hatırlatma çabasının engellendiğini dile getiren Alkan, “Aradan 36 yıl geçti. Atlatılamayan travmalara yenileri eklendi. Ama şuan yaşadıklarımız 12 Eylül uygulamalarını gerisinde bıraktı. Kentler yıkıldı, insanlar öldürülüp teşhir edildi. 17 bin faili meçhulün olduğu bir ülkede, derin devletin kötü bir şey olmadığı söyleniliyor. Düşünceyi ifade etme suça dönüşmüş durumda. Konuşanlar, yazanlar tutuklanıyor. İnsan hakları tamamen ayaklar altına alınmış. Ülkede kahraman olan bir gün sonra hain ilan ediliyor, hain ilan edilen bir gün sonra kahraman ilan ediliyor. Dünün yargılayanı bugün yargılanıyor. Geçmişi inkar etmekle karanlığa doğru yol alınıyor” diye konuştu.

‘Karar siyasidir’

Unutturmaya karşı tanık olan ve geçmişe bakışta halkın temsilinde yer alan Diyarbakır Cezaevi’nin müze olması amacıyla 100 bin imza toplandığını aktaran Alkan, müze taleplerinin inkar ile karşılaştığını sözlerine ekledi. Kararın siyasi olduğunu ifade eden Alkan, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi için Ankara’da görüşme yaptıkları hükümet yetkililerin olumlu karşıladığını söyledi. Kayyumum verdiği talimatı çelişkili bulan Alkan, “iki yüzlü politika mı yürütülüyor” diye sordu. Cezaevinin müzeye dönüştürülmesinden vazgeçmeyeceklerini ifade eden Alkan, “Mücadelemiz sürecek” dedi.

AMED

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here