Sancar: ‘Yakala bırak, tekrar yakala’ uygulaması yargı-iktidar işbirliğinin kirli oyunudur

0
120

Meclis’te konuşan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye’nin yarı açık cezaevine dönüştüğünü belirtirken, Mithat Sancar, “yakala bırak, tekrar yakala”manın yargı-iktidar işbirliğiyle sergilenen kirli bir oyun olduğunu söyledi. Sancar, “AYM kendi kuruluş felsefesine aykırı davranmamalı” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ve Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Türkiye’ de yargı-iktidar ilişkisine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Kerestecioğlu, 150 bin insanın KHK ile işinden edildiğini ve 150’nin üzerinde gazetecinin tutuklu olduğunu belirterek, “Kocaman bir ülke yarı açık cezaevine dönmüş, Danıştay Başkanı hak ve özgürlüklerden söz ediyor. Referandumdan geçen anayasa değişikliği ile tek adam rejimi başlıyor, kuvvetler ayrılığının güçlendiğinden söz ediyor” ifadelerini kullandı.

‘DANIŞTAY BAŞKANI’NIN OLAN BİTENDEN HABERSİZ OLMASI MÜMKÜN MÜ?’

Kerestecioğlu, halkın referandumun meşruiyetini sorguladığı ve “Hayır” oylarının peşinde olduğunu belirterek, “Danıştay Başkanı’nın bu noktada yapması gereken, bu referandumdaki ihlalleri tespit etmek ve aslında bir açıklama yapacaksa buna dair yapmak ve hukukun üstünlüğünden söz etmek iken, kendisi kuvvetler ayrılığının güçlendiğinden söz ediyor! Ve üstelik bunu sadece Türkiye’deki insanlar değil neredeyse bütün dünyada herkes, Türkiye’de kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığını dile getirirken yapıyor. Bu ülkede olan bitenden Danıştay Başkanı’nın haberinin olmaması mümkün mü? Mümkün değil; ama böyle yapmayı tercih ediyor” şeklinde konuştu.

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün kızı Gonca Hatinoğlu’nun “Saray kadrosu”nda görev yaptığı bilgisini paylaşan Kerestecioğlu, yine Göngür’ün damadının da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı yapan şirkette çalıştığını belirtti. Kerestecioğlu, “Bir önceki yıl Erdoğan’ın önünde düğmesi olmayan cübbesini iliklemeye çalışan Zerrin Güngör’ün Erdoğan’a saygıda kusur etmemesinin nedeni de bu olsa gerek” dedi. Kerestecioğlu, ayrıca Danıştay Başkanı hakkını arayanların değil haksızlığı inşa edenlerin tarafında olduğunu söyledi.

‘HÜKÜMET AÇLIK GREVİNE SES VERMELİ’

Konuşmasına KHK ile ihraç edildikleri için 65 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yla devam eden Kerestecioğlu, “Hükümet artık buna ses vermeli. İki insanın ölüp gitmesine seyirci kalmamalı ve işkence etmekten vazgeçmeli” dedi.

‘BALUKEN’İN TEDAVİSİ İÇİN GEREKLİ ORTAMI SAĞLAMADILAR’

Tutuklu HDP’li vekillerin durumuna dikkat çeken Kerestecioğlu, İdris Baluken’in daha önce tutuklu bulunduğu Kandıra F Cezaevi’nde kısmi felç geçirdiğini aktardı. Kerestecioğlu, “Cezaevinden çıktıktan sonra ilk hafta sinir sistemindeki sıkışmadan ötürü ameliyat oldu. Bu ameliyat sonrası üç ay fizik tedavi görmesi gerektiği doktor raporuyla sabitlenmişti; ama hastaneye baskı yaptılar ve fizik tedavi sürecine hemen geçilmemesi sağlandı ve İdris Baluken’i hastane kapısında gözaltına alıp tutukladılar. Sincan Cezaevi’nde ise İdris Baluken’in fizik tedavisini görmesi için gerekli ortamı sağlamadılar” diye konuştu.

SANCAR: KURULUŞ YILDÖNÜMLERİ BİAT MESAJLARINA DÖNÜŞTÜ

Daha sonra konuşan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar ise, başta Danıştay olmak üzere yüksek yargı organlarının kuruluş törenlerinin biat ve sadakat mesajlarının verildiği seremoniye dönüştüğüne dikkat çekti. Sancar, “Bu vahim bir durumdur. Hele Danıştay Başkanı’nın açıklamalarının kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Hem Danıştay’ın tarihine hem de bedel ödeyen vicdanlı yargıçlara da saygısızlık olmuştur” dedi.

‘DEMİRTAŞ HAKKINDA 2016’DA 35 FEZLEKENİN HAZIRLANMASI TESADÜF DEĞİLDİR’

Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın yargılandığı dosyalara baktığınızda, yıllara göre fezlekelerin nasıl arttığını görebilirsiniz. 2011’de sadece 15 dosyası varken, 2012’de 8, 2013’te 2 ve 2015’in ortalarından başlayarak sayı katlanarak artıyor. 2016’da ise 35 tane fezleke hazırlanmış. Cumhurbaşkanının dokunulmazlıkların kaldırılması talimatını vermesiyle savcılar fezleke hazırlamaya başlamıştır. 2016 fezlekeleri iktidarın isteğiyle hazırlanmıştır. Selahattin Demirtaş hakkında 10 yıl boyunca hazırlanan fezlekelerin 2 katı 2016’da hazırlanmış. Bu tesadüf olamaz.”

‘YAKALA BIRAK TEKRAR YAKALA KİRLİ OYUNU’

Tahliye edildikten sonra tekrar tutuklanan HDP milletvekillerine ilişkin de konuşan Sancar, şunları söyledi: “4 önemli örnek var; biri İdris Baluken. Baluken, oy birliğiyle Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince, Balbay içtihadı gerekçe gösterilerek tahliye edilmişti. Bu karara itiraz diliyor, tekrar tutuklama kararı çıkarılıyor. 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, tahliye kararı veren mahkemenin başkanı görevinden alınarak kürsü hakimliğine atandı, yani cezalandırıldı. Yakala bırak, tekrar yakala diye nitelediğimiz kirli oyunun örneklerini Ferhat Encu, Nursel Aydoğan ve Besime Konca’da da görebiliriz. Yargı-iktidar işbirliğiyle sergilenen kirli bir oyunudur bu.”

‘DEMİRTAŞ’IN FEZLEKELERİNİ HAZIRLAYAN SAVCILAR TUTUKLANMIŞ’

Sancar, milletvekilleri hakkında fezlekeleri hazırlayan savcıların önemli bir kısmının iktidarın “FETÖ” olarak nitelendirdiği yapıya üye oldukları iddiasıyla ihraç edildikleri ve tutuklandıklarını kaydetti. Sancar, “Selahattin Demirtaş’ın 31 fezlekesinden 8’ini hazırlayan savcılar ihraç edilmiş ve tutuklanmışlardır. Aynı şekilde Figen Yüksekdağ hakkındaki kararlara imza atan savcılar ve hakimler de ihraç edildi ve tutuklandı. Hükümet, terörist diye tutukladığı hakim ve savcıların kararlarını geçerli kabul ediyor çünkü işine geliyor.”

‘AYM KENDİ KURULUŞ FELSEFESİNE AYKIRI DAVRANMAMALI’

Sancar, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) özgürlükleri korumak için oluşmuş yapılar olduğunu belirterek, “Bütün çağdaş demokrasilerdeki işlevleri iktidarları denetlemek ve özgürlükleri korumaktır. AYM bu tarihsel kuruluş felsefesine ihanet etmektedir. AYM hem kendi içtihatlarına hem kendi kuruluş felsefesine daha fazla aykırı davranmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Açıklamaların ardından Kerestecioğlu ve Sancar, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

‘KÜRTLERİ DÜŞMAN GÖRMEK YANLIŞIN TEMEL SEBEBİDİR’

ABD’nin YPG’ye silah yardımı yapması kararına dair sorulan soruyu yanıtlayan Sancar, “PYD’ye, YPG’ye silah yardımı konusu son derece yanlış tartışılıyor. IŞİD gibi barbar bir örgüte karşı etkili bir mücadele yürüten Demokratik Suriye Güçleri diye bir yapı var. Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyareti iptal edilsin mi tartışması asıl meseleyi örtüyor. Asıl mesele şu; hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın Suriye konusundaki tercihlerinin bedeli çok ağır olmuştur. Kürtleri düşman olarak görmek bu yanlışın temel sebebidir. Değiştirilmesi gereken Suriye politikasının kökten değişmesidir. Hayati mesele gözden kaçırılmamalıdır. Suriye politikasında Kürtleri tehdit ve düşman olarak gören anlayış ülke içinde de barıştan uzaklaşmamıza sebep olmuştur. Yapılması gereken barış için, birlikte yaşamak için bir politika oluşturmaktır” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here