Vicdani retçiler: Askerlikten soğutma gayretimiz sürecek

1
275

Sermayedarlar uğruna yapılan savaşlarda ezilen halkların evlatlarının yeri olmadığını belirten vicdani retçiler, “Daha aktif ‘halkı askerlikten soğutma’ gayretimiz sürecektir” dedi.

Bundan 28 yıl önce savaşın ve silahlı çatışmaların derinleştiği bir dönemde 2 retçi ortaya çıkıp “Askere gitmeme” kampanyası başlattı. Tutuklandılar, cezalar aldılar. Böylece Türkiye 1989 yılı itibari ile “Vicdani ret” ile tanışmış oldu ve savaşın doruklarda olduğu bu dönemde savaş karşıtı duyarlılık da büyüdü. İzmir ve İstanbul’da “Savaş Karşıtları Derneği” kuruldu. Yoğun destek gören bu kurum yaptığı açıklamaların ardından baskı ve gözaltı ile karşılaştı.

İşte bu sıralarda 1993’te, Ören-Milas’ta 40 ülkeden 90 katılımcıyla “8. Uluslararası Vicdani Retçiler Toplantısı (ICOM)” gerçekleştirildi. Gerçekleşen bu toplantının ardından 15 Mayıs’ın “Dünya Vicdani Retçiler Günü” olması kararlaştırıldı. 1997’den itibaren hemen her yıl, bir gelenek halini alan 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü kutlamaları da toplu vicdani ret açıklamalarına dönüştü. Vicdani Retçiler Derneği ise, 2013 “Çözüm süreci dönemi”nde Türkiye’de kuruluşunu resmen ilan etti. 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’ne ilişkin konuşan vicdani retçiler, “Sermayedarlar uğruna yapılan savaşlarda ezilen halkların evlatlarının yeri yok” dedi.

‘MİLİTER YAPILARA KATILMAMA KARARI ALDIM’

Lise yıllarından bu yana vicdani retçi olduğunu ve 2014 yılında ise basın yoluyla vicdani reddini açıklayan Utku Korkmaz, yaşanan zulümlerden etkilenerek böyle bir adım attığını söyledi. Korkmaz, “Doğduğumuzda yüklenen cinsiyet rollerinde, ilkokulda girdiğimiz sıralardan tutunda itaatin en üst seviyeye çıktığı askerlik ve sonrasında patrona, devlete, babaya, adetlere, sokakta ‘dur ya da yürü’ diyen polislere olan itaate ve sonrasında bir ömür süren travmalara kadar, hepsi egemenlerin egemen kalabilmesi ya da sapkın ideallerini yerine getirebilmek içindir. Bu durum karşısında devletin mekanik yanı olan ve erk düzenin ürettiği bu militer yapıya-yapılara katılmama kararı aldım” dedi.

‘ASKERLİKTEN SOĞUTMA GAYRETİMİZ SÜRECEK’

Devletin zorunlu askerlik dayatmalarına karşı her zamanki yerlerinde kararlılıkla duracaklarını ifade eden Korkmaz, şunları söyledi: “Daha aktif ve söylemlerimi artırarak ‘Halkı askerlikten soğutma’ gayretimiz sürecektir. Vicdani reddin yaşam için ne kadar önemli olduğunun kavranması gerekiyor. Sesimizi çıkartabiliriz, yazı yazabiliriz, konuşabiliriz veya sadece durabiliriz, bu devleti ve egemenleri korkutmaya yetecektir. Devletler sadece ve sadece biz o silahı tuttuğumuz sürece var ve bizlere muhtaç bir kavram. VR-Der olarak biz vicdani retçilere her türlü hukuki desteği vermekteyiz. Bu konuda bizlere danışmaları mümkündür.”

‘BU SAVAŞA ORTAK OLAMAZDIM’

Bu sene 15 Mayıs’ta Vicdani reddini açıklayacak olan Ahmet Bay da, “Savaşın ve militarizmin karşısında duruyorum. Çünkü militarizm devleti, iktidarı ve otoriteyi var eden bir olgu. Sadece ezilen yoksul halkın evlatlarının bu savaşa ortak olmalarını kabul edemiyorum. Ülkemde yaşanan savaş karşısında kayıtsız kalıp bu savaşa ortak olamazdım. Bu yüzden de zorunlu asker olmayı ret ettim” diye konuştu.

Askere gitmeyi düşünenlere de çağrıda bulunan Bay, askerliği vatan savunması olarak ya da mecbur olduğunu düşündüğü için gidecek olanların ilk yapması gereken şeyin askerliğin neye hizmet ettiğini araştırmak olduğunu söyledi. Bir canlının yaşamını elinden almanın kendilerine bir şey kazandırmayacağını belirten Bay, sermayedarlar uğruna yapılan savaşlarda ezilen halkların evlatlarının yeri olmadığını vurguladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here