DTSO Meclis Başkanı Birtane’ye 15 yıl hapis isteniyor

0
165

DTSO Meclis Başkanı Celalettin Birtane hakkında, DTSO bünyesindeki çalışmaları, oda seçimleri ve DTK faaliyetleri nedeniyle “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla 15 yıla kadar hapsi istendi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 Haziran’da gözaltına alınıp 30 Haziran’da tutuklanan Birtane İnşaat’ın sahibi ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Meclis Başkanı Celalettin Birtane hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı. Yeni kurulan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, “örgüt üyeliği” ile suçlanan Birtane’nin 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapsi istendi.

Birtane hakkında hazırlanan 101 sayfalık iddianamenin yaklaşık 90 sayfası, bölge illerindeki en büyük sivil toplum platformu olan Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) yapısı, kuruluşu ve tüzük taslağı, DTK’ye ilişkin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 2007-2011 yılları arasında İmralı Cezaevi’nde avukatlarına yaptığı açıklamalar, KCK Yürütme Konseyi üyelerinin basına verdiği demeçler, gizli tanık beyanları, tanık ifadeleri ile DTK soruşturması kapsamında yapılan ortam ve telefon dinleme kayıtlarından oluşuyor.

ÖCALAN’IN ‘DTK YASALDIR VE LEGALİTEYE DAYANIR’ SÖZLERİ…

Daha önce DTK soruşturmalarında hazırlanan iddianamelerinden farklı olarak bu iddianamede, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’nda görüşme yaptığı avukatların isimleri ve bu konuşmaların içeriğine yer verildi. Öcalan’ın 10 Şubat 2010 tarihinde avukatlarıyla yaptığı ve iddianameye “suç delili” olarak yansıyan görüşme notunda DTK için söylediği, “Bakın bir noktayı ayırmak gerekiyor. DTK farklıdır, BDP farklıdır. KCK’nin ise bunlarla hiçbir alakası yoktur. KCK’nin örgütlenmesi farklıdır. KCK dağda örgütlenmiştir, şehirde de örgütlenebilir… Ama KCK ile DTK ve BDP kesinlikle birbirine karıştırılmamalıdır… Demokratik Toplum Kongresi, Kürt halkını komünal olarak örgütlemek için vardır. DTK sadece Kürtleri ilgilendiren bir örgütlenmedir. Bir sivil toplum kurumudur. Kendini bu şekilde örgütler, yasaldır, legaliteye dayanır” şeklindeki sözlerine rağmen savcı, “Öcalan’ın talimatları doğrultusunda” kurulduğunu ileri sürdüğü DTK için “Sözde Kürdistan’ın çatı yapılanması olduğu ve Kürt ulusal birliğini sağlamak amacıyla PKK/KCK ile bağlantılı olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılmaktadır” iddiasında bulundu. DTK’nin 4 ana misyonu olduğunu savunan savcı bunları, “Demokratik Özerkliği ilan etmek, Kürt ulusal birliğini sağlamak, Kürtlerin siyasetine yön vermek ve Türklerle Kürtler arasında arabulucu olmak” şeklinde sıraladı.

GİZLİ TANIĞIN GERİ ÇEKTİĞİ İFADELER DELİL GÖSTERİLDİ

Savcı iddianamede, Celalettin Birtane’nin DTSO Meclis Başkanı olduğu 2013 yılında DTK içerisinde aktif olarak yer aldığı, birçok kişiyle görüştüğü, DTK toplantılarına katıldığı, bu toplantılarda gelen katılımcılara hitaben konuşmalar yaptığı, DTK toplantılarının yapıldığı binalara giriş-çıkış yaptığını savundu. Savcı, DTK soruşturması kapsamında yapılan ortam dinlemeleri ve Birtane’nin dinlenen konuşma kayıtları incelendiğinde, Birtane’nin DTSO seçimlerine DTK’nin adayı olarak, DTK’nin belirlediği Mavi Liste’den katıldığı ve bu şekilde seçimleri kazandığı, DTSO Meclis Başkanı sıfatıyla DTK’de faaliyetler yürüttüğünü savundu.

DTK yöneticilerinin DTSO seçimlerine katılan tüm adayların kendi adayları olabilmesi için faaliyette bulunduğu, seçimleri “örgütün silah gücünü de kullanmak suretiyle bölgede baskı yoluyla kazandıkları”nı öne süren savcı, bu iddiasına ilişkin olarak kimin ve ne şekilde baskı gördüğüne dair iddianamede somut bir delil göstermedi. Savcı iddianamenin devamında, Birtane’nin meclis başkanı olarak DTSO’yu DTK’nin amaç ve hizmetleri doğrultusunda kullandığı, DTK organizesinde yürütülen “Kürdistan Ulusal Kongresi”ne DTSO’nun temsili ve katılımı için aktif çalışmalar yaptığını iddia etti.

Verdiği ifadeler nedeniyle birçok DBP ve HDP üye ve yöneticisinin tutuklanmasına neden olan ve daha sonra ifadesini geri çektiği için Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce gizli tanıklık ve tanık koruma programından çıkarılan “Cesur Yürek” takma adlı gizli tanığın Birtane aleyhine verdiği ifadeleri, savcının delil olarak göstermesi dikkat çekti.

DTK’DE BULUNAN MATERYALLER SUÇ SAYILDI

Savcı, Birtane’nin ismi belirtilmeyen bir kişiyle 3 Mart 2017 yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Burada da hükümet 23 vilayeti cazibe merkezi yapmıştı bizde bir proje yaptık. Bakalım ne olacak” şeklindeki sözleri de suç delili olarak gösterildi. Birtane’nin işyerinde yapılan aramada el konulan 4 adet “Auschwitz’den Diyarbakır’a 5 No’lu Cezaevi” isimli kitabın suç delili olarak gösterildiği iddianamede, bu kitap için “Terör örgütünün eleman temini ve propaganda faaliyetlerinde kullandığı değerlendirilen yasaklı kitap ele geçirilmiştir” ifadesi kullanıldı.

Savcı, DTK’nin kullandığı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konuk Evi binasında 26 Aralık 2016’da yapılan baskında el konulan pankart, DVD ve kitapları, DTK yöneticisi olmayan Birtane’nin aleyhine suç delili olarak gösterdi. Suç delili olarak gösterilen materyaller arasında yer alan “Toprağımıza, suyumuza, coğrafyamıza irademize dokunma”, “Biz toprağımıza kanımızla suladık. Bırakmayız!” ve “Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim. Demokratik özgür yaşamı inşa edelim” yazılı pankartların KCK Sözleşmesi’nde yer alan “Köy ve Sokak Örgütlenmesi” başlığı altındaki paralellik gösterdiği ileri sürdü.

ÜZERİNDE ADI BULUNAN BELGEYLE SUÇLANIYOR

Bingöl’de 2016 yılında yapılan operasyon sırasında ele geçirildiği ve PKK’lilere ait olduğu ileri sürülen digital belgede, “Birtane İnşaat Madencilik Petrolcülük Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi- Celalettin Birtane” şeklindeki doküman ile telefon numarasının bulunduğu ifade eden savcı, Birtane’nin “PKK ve KCK ile “açık bir şekilde ilişki ve irtibat halinde olduğu”nu savundu.

Savcı, tüm dosya kapsamında Birtane’nin PKK ve KCK’nin “mali yapılanması içinde yer alarak maddi destek sağladığı”nın anlaşıldığını ileri sürerek, Birtane’nin “örgüte üye” olduğu iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.

SORUŞTURMA HAKKINDA

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Kürt işverenlere yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında “PKK ve KCK’ye yardım ettikleri” iddiasıyla 54 iş insanı hakkında 22 Haziran’da yakalama kararı çıkarmış, bunlardan 13’ü gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 13 kişi arasında Kürt işverenler Celalettin Birtane, Mehmet Çelik, Nihat Salmış ve Fırat Bal tutuklanmıştı. Gözaltına alınan ve isimleri öğrenilemeyen diğer iş insanları ise emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here