Direniş Nöbeti’ndeki yurttaşlar: Bize sadece direnmek düşer

0
111

HDP’li milletvekillerinin başlattığı “Direniş Nöbeti” eylemine destek veren yurttaşlar, ‘Biz bu parkın etrafından ayrılmayacağız. Kendi irademizle seçtiğimiz insanları hapse koyup bizi de sindirmek isteyen bir yönetim karşısında, bize sadece direnmek düşer” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), “Durmayalım, Dur Diyelim, Faşizmi Durduralım” sloganıyla Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattığı “Direniş Nöbeti” eylemine katılmalarına izin verilmeyen yurttaşlar, eyleme destek vermekte kararlı. Polisin bariyerlerle ablukaya aldığı parka alınmayan yurttaşlar, Diyarbakır’ın yakıcı güneşine rağmen nöbet eyleminin başlatıldığı alanın dışında oturarak destek veriyor.

‘ONLARA YAPILAN SAYGISIZLIK BİZE YAPILMIŞTIR’

Eyleme destek için gelen ancak parka alınmayan Gülistan Yağız isimli yurttaş, halkı temsil eden seçilmişlerin tutuklanmasına karşı nöbet eylemine katıldığının altını çizerek, “Biz vekillerimiz için buradayız. Yapılan haksızlıklara karşıyız o yüzden nöbete geldik. Ancak bizim içeri girmemize izin vermiyorlar. Onlar bizim irademiz. Bizim seçtiğimiz insanlara yapılan saygısızlık bize yapılmıştır. CHP bir ay boyunca yürüyüş yaptı kimse engellemedi demek ki OHAL sadece burada uygulanıyor. Eğer öyle olmasaydı biz de şimdi vekillerimizin yanında olurduk. Onlar burada olduğu sürece biz de onlarla oturma eylemini sürdüreceğiz” dedi.

‘BUNU ENGELLEMEK FAŞİZMDİR’

Sultan Çelik isimli yurttaş ise, seçilmişlerin halkla olan bağının koparılmasına izin vermeyeceklerini belirterek, “Seçtiğimiz milletvekilleri, belediye başkanlarının yanı sıra binlerce siyasetçi içeride. Biz adalet ve barıştan başka bir şey istemiyoruz. Oturma eylemi bir adalet ve hak isteme eylemidir. Bunu engellemek faşizmdir” diye konuştu.

‘TEK KİŞİ KALSAK DA BURADA OLACAĞIZ’

Müşeher Ülker isimli yurttaş da, tüm engellemelere rağmen halkın iradesi olan seçilmişlerin yanlarında olacaklarını vurgulayarak, “Milletvekillerimizi tek başına bir parka tecrit ettiler. Bizi de onlardan ayırmak için binlerce polis, TOMA, panzer hatta belediye araçlarını bile getirmişler. Tehditlerle bizi parktan uzaklaştırdılar. Ama biz burada kalmaya devam edeceğiz. O kadar saygısız bir hal aldı ki bu müdahale durumu, yaşlı anneleri iteklemekten geri durmadılar. Demokrasi bütün insanlar için ise Kürtler de insan değil mi? Neden en demokratik talepleri bile en sert şekilde bastırılıyor? Vekillerle bir araya gelmemizi engellemek için parkın etrafını bariyerle çevirmişler. Ne yaparsa yapsın vekiller bizim irademiz ve biz son güne kadar onlarla birlikte olmaya devam edeceğiz. Tek kişi de kalsak burada olacağız” ifadelerini kullandı.

‘ADALETİN VE HUKUKUN YER BULDUĞU BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTİYORUM’

Mahsum Tokay da, yaşanan bunca hukuksuzluğa karşı halk olarak uzun zamandır HDP’den böyle bir çıkışı beklediklerini vurgulayarak, “Nihayet bu çağrıyla biz halk olarak bugün buraya geldik. Amacımız haksızlıkların, ihraçların, milletvekillerinin haksız mahkumiyetlerinin son bulmasıydı. Bu dikta rejime denk gelmemizi yaşımızın talihsizliği diye nitelendiriyorum. Bu hukuksuzluğun bitmesini son bulmasını istiyorum. Ben bir Kürt genci olarak daha aydın, adaletin ve hukukun yer bulduğu bir ülkede yaşamak istiyorum. Nöbetin devam etmesi halinde burada olmaya devam edeceğiz. Haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı tüm halkı duyarlı olmaya çağırıyorum” diye kaydetti.

‘ONURUNUZA NAMUSUNUZA SAHİP ÇIKIN’

Semra Ulaş isimli yurttaş ise, bu ülkede yaşayan herkes için, “hak” olarak gösterilen demokrasi ve adaletin Kürt halkı söz konusu olduğunda hak olarak gösterilmediğini ifade etti. HDP’nin “Direniş Nöbeti”ne yönelik kısıtlama ve ablukanın kabul edilemez olduğunu belirten Ulaş, tüm engellemelere rağmen nöbeti terk etmeyeceklerini vurguladı. Ulaş, “Kendi irademizle seçtiğimiz insanları hapse koyup bizi de sindirmek isteyen bir yönetim karşısında, bize sadece direnmek düşer. Bir ay öncesine kadar CHP kitlesini alıp yürüdü herkes demokrasi dedi. Kimse düzeni bozuyorsun demedi. Sıra bize gelince de OHAL diyorlar. OHAL sadece bizim için mi geldi? Eğer öyle ise söylesinler biz de bilelim. Bizim bir araya gelmemizden müthiş korkuyorlar, tahammülsüzler o yüzden müdahale ediyorlar. İstediği kadar müdahale etsinler biz kimseden korkmuyoruz. Biz vekillerimizi, çocuklarımızı burada yalnız bırakmayacağız. Kürtler adaleti ve demokrasiyi sadece kendileri ve ezilenler için değil kendilerine saldıran iktidarın kölesi olan insanlar için de istiyor. Milletvekillerimiz yalnız değildir. Biz bu parkın etrafından ayrılmayacağız. Kürt halkına sesleniyorum. Gelin onurunuza namusunuza sahip çıkın” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here