Kürtler siyasi, fiziki ve kültürel soykırımdan geçiriliyor

0
99

Vekillikleri düşürülen Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer Öztürk, karara tepki gösterdi. Sarıyıldız, ‘Erdoğan faşizmi bitecek’ dedi. HDP’yi tasfiye politikalarının devamı olduğunu söyleyen Hezer ise, ‘Kürtler siyasi, fiziki ve kültürel soykırımdan geçiriliyor’ dedi

Meclis’te bugün vekillikleri düşürülen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex (Şırnak) Faysal Sarıyıldız ve Wan Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk, kararı dihaber’e değerlendirdi. Sarıyıldız, “Bize dönük bu kararda Erdoğan’ın özel garazı var” sözleriyle karara tepkisini dile getirdi.

‘Erdoğan faşizmi bitecek’

“Erdoğan faşizmi bitecek” diyen Sarıyıldız, sürecin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu’daki politikalarının iflas etmesi ve HDP’nin Türkiye’de gittikçe büyüyen bir parti oluşuyla başladığını kaydetti.

“HDP’nin Türkiye’deki başarısı baskıcı çizginin yenilgisi oldu” diye devam eden Sarıyıldız, “Erdoğan sadece savaştan, şiddetten, katliamdan medet uman bir noktaya geldi. O günden bugüne, Kürdistan kentleri yerle bir edildi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk oldu. Kentler yıkıldı, insanlar evinden yurdundan atıldı, binlerce çocuk yetim kaldı, yüzlerce insanımız herkesin gözü önünde diri diri yakıldı. Tarihin en kirli katliamları yaşandı. Büyük günahlar işlendi” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korku refleksi ile HDP’ye yöneldiğinin altını çizen Sarıyıldız, şöyle devam etti: “Katliamlarla yetinmediler. Onları teşhir edecek bir partinin varlığından korktular. O da HDP’ydi. Çünkü onların yaptığı suçların teşhir edecek, onları uluslararası mahkemelerde yargılayacak olan süreci başlatacak olan siyasi bir parti vardı. Onun da tasfiye edilmesi gerekiyordu. Halkın tamamen öncüsüz bırakılması gerekiyordu. O yüzden HDP’ye yöneldiler.”

‘Bunlar belgeleniyor’

Kendi vekilliğinin düşürülmesinin yine iktidarın ve Erdoğan’ın korkusu neticesinde geliştiğini kaydeden Sarıyıldız, “Mesela Cizre’de olup bitenlere tanıklık ettim. Somut belgelerle bir süredir dünyanın dikkatini çekiyoruz. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kurumun dikkatini çekiyoruz. Bunlar şimdiden belgeleniyor” diye konuştu. Sarıyıldız, devamında şunları söyledi: “Erdoğan’ın bir suç arşivi hazırlanmış durumda. Aslında bunun da korkusu var. Yarın öbür gün yargılanacağından korkuyor. O nedenle bu süreci başlatan, sürdüren, devam eden, tüm bireyleri ve şahısları etkisiz kılmak istiyor. Bize dönük bu son kararın nedenlerinden biri de budur.”

Hezer: HDP’yi tasfiye politikalarının devamıdır

“12 Eylül faşist darbe anayasası üzerine katmerli faşist diktatörlük anayasasını bize dayatanlar ülkeyi yangın yerine çevirdi” şeklinde karara tepki gösteren Tuğba Hezer Öztür ise, “Erdoğan yangını büyütmeyi aklına koydu. Erdoğan-AKP iktidarı bu yangına su dökenleri tasfiye derdine düşmüş. Vekilliklerimizin düşürülmesi de daha önce de belirtmiştim HDP’yi tasfiye politikalarının devamıdır” dedi.

Kararın kendileri şahsında HDP’ye oy veren milyonların inkar edilmesi anlamına geldiğini kaydeden Hezer, “HDP’yi tasfiye etmek bu halkı tasfiye etmektir” dedi. Hezer, şunları ifade etti: “Vekilliklerimizin düşürülmesine gelene kadar artık aklın ve vicdanların kaldırmayacağı olaylara tanıklık ettik. Kendi iktidarı için gözümüzün içine soka soka her gün darbe yapıyorlar. Her türlü hukuktan, adaletten, vicdandan yoksun politikaları hayata geçirmekten bir an olsun bile çekinmiyorlar. Eş genel başkanlarımızı, milletvekillerimizi, belediye eş başkanlarımızı aylardır rehin alanlar, üfürükten fezlekelere ceza yağdırıp daha fazla vekilliği düşürmenin peşindeler. Kürtler siyasi, fiziki ve kültürel soykırımdan geçiriliyor.

‘Kürtsüz bir ülke arayışı’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürtsüz bir Türkiye Kürtsüz bir Ortadoğu yaratma arayışında olduğunu söyleyen Hezer, “Demokrasiden yalıtılmış, barıştan koparılmış, hukuksuzlukla yoğrulmuş bir sistem Erdoğan’ın bu kirli yarıştaki formülüdür. Bu yüzden de engel istemiyor. Ne engel varsa yok etmeyi, susturmayı koymuş ajandasına. HDP’ye saldırılar da bunun sebebidir. Ancak hiçbir şekilde bu formülle başarıya ulaşamadı. Çünkü Kürtler dayatılan onursuzluğu kabul etmedi, onun makul Kürtleri olmadı. HDP cezaevlerine, yasaklara, baskılara rağmen hala onu korkutuyor. Çünkü HDP fikriyatı artık kabul gördü ve uykularını kaçırıyor. Bu yüzden daha fazla saldırıyor. Daha fazla saldırarak kendini meşrulaştırma çabası, zehrini kendisine akıtmaktan öteye gitmiyor” şeklinde konuştu.

‘Görevimizi yürütüyoruz’

Hezer, alınan kararın kendileri için bağlayıcı olmadığına işaret ederek, şunları dile getirdi: “Bize oy veren halkların içi rahat olsun. Bizler vekilliği, onlar gibi bir makam, mevki aracı olarak görmedik. Bizler kadınların, barışın, özgürlüğün, emeğin sesi olmak ve bunu layıkıyla yerine getirmenin sorumluluğuyla görevimizi yürütüyoruz. Vekillikle tek bağımız halklarımıza verdiğimiz sözleri gücümüz yettiğince yerine getirmektir. Bu yüzden alınan bu kararla ilgili hiçbir şekilde şahsi kaygılarım söz konusu değildir. Başta Van halkı olmak üzere tüm halklar, kadınlar için mücadele kararlılığım devam edecektir. HDP şu an daha mı sessiz? Kürtler daha mı biatçı? Hayır, her bir hukuksuzluk öfkeyi ve meşruiyet krizini büyütüyor.

Öfke mücadeleye dönüşüyor ve onları her gün mahkum ediyor. Ortaya çıkan tablo çok net; bizler, yani Kürtler, ezilen halklar, inançlar, kadınlar, işçiler ve emekçiler oldukça onlar olamayacak. Bu yüzden tutuklayarak, vekillikleri düşürerek daha çok var olamazlar. Daha çok batıyorlar. HDP halkların partisidir, tutuklasanız da halklar susmayacaktır. Bizler nerde olursak olalım, onların gayrimeşru kararları bizler için bağlayıcı değildir. Mücadelemiz tüm kararlılığıyla devam edecektir.”

ANKARA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here