Sönmez: İktidarın ekonomiden çok siyasi kaygısı var

0
357

Dolar ve Euro’nun yanı sıra altın fiyatlarındaki artış ile Türkiye piyasaları 2018’deki döviz krizi seviyesine ulaştı. TL’nin döviz karşısında bu aşırı değer kaybı beklenmeyen bir şey değildi. Zira Dolar bir süredir aynı fiyat bandında baskılanıyordu. Fakat bu baskılama Dolar dünyada değer kaybına uğrasa da çok sürmedi ve zaten döviz karşısında kırılgan olan TL, 1 hafta içinde %15 civarında bir düşüş yaşadı.

‘DOLAR BORCU OLANLAR UCUZA SATTILAR’

ANF’ye konuşan Ekonomist Mustafa Sönmez, dalgalı kur sisteminde aslında doların fiyatının piyasa tarafından belirlenmesi gerektiğini ama özellikle son dönemde bir baskılama yapıldığını ifade ediyor:
“Normalde piyasanın belirlemesi lazım ama dövizin artmaması için Merkez Bankası’nın rezervleri kullanıldı. Normalde Merkez Bankası’nın dövize müdahale etmemesi lazım. Ama ne yaptılar, Merkez Bankası ve kamu bankaları üzerinden ihtiyacı olanlara, düşük fiyatla dolarları aktardılar aslına bakarsanız. Bundan beylikdüzü escort yararlananlar da genellikle mega projelerden ya da devlet projelerinden büyük rantlar almış, döviz açıkları olan şirketler ve firmalar oldu. Bir bakıma Merkez Bankası’nın rezervleri bu kesimlerin dolar açığı için kullanıldı. Merkez Bankası’nın rezervleri bu şekilde kullanınca geriye kalan boşluğu swap dediğimiz, kiralık döviz ile kapatmaya çalıştılar. Elbette bu olayı bütün dünya görüyordu, yabancı basında buna dair yazılar çıktı. Haliyle bu koşullarda yabancı sermaye daha hızlı uzaklaştı ülkeden. Ama bu baskılama sonuna kadar yapılacak bir şey değildi. Buna yetecek cephane de kalmayınca akışına bıraktılar.”

‘DAHA MALİYETLİ OLDU’

Sönmez’in de belirttiği swap işlemiyle dövizin aşırı yükselmesini önleyen iktidara yönelik ekonomi çevrelerinden eleştiriler yapılıyordu. Bunun kısa vadeli bir çözüm olacağı vurgulanırken son olarak Londra piyasalarında TL faizinin 1050 seviyesine çıkması, yeniden bir döviz krizi eşiğine gelineceğine dair yorumlara sebep oldu. Zira Swap getirileri ara ara dalgalansa da 2019 Nisan’dan beri 800 puanı hiç aşmamıştı.
Sönmez de swap’ın sonuna kadar kullanılmayacağına vurgu yapanlardan: “2018’deki döviz krizinde de aşağı yukarı aynısı yaşandı. Bir süre bunu idare ettiler ama sonuçta yine başa döndü. Swap, yani kiralık döviz de sonuna kadar kullanılacak bir yöntem değildi. Baktılar barutu da böyle kullanmak maliyetli oluyor. Sanırım nereye kadar dayanıyorsa onu görelim diye bekleyecekler. Belki biraz dövizi baskılamak ve Türk lirasını cazip hale getirmek için TL faizlerini yükseltebilirler.”

‘İTHALATÇININ DÖVİZ TALEBİ YÜKSELDİ’

Öte yandan bir süredir özel bankalara yapılan baskılarla düşük faizli ihtiyaç kredilerinin de verilmesi eleştirilen yöntemlerden. Sönmez bunun da döviz açığını artıran bir etmen olduğunu şöyle anlatıyor: “Ucuz kredi verilince insanlar araba, beyaz eşya, elektrikli aletler gibi şeyler aldılar. Haliyle bu firmalarında mal ihtiyaçları doğdu. Bu firmaların malları da ithal girdi ile sağlanıyor. Dolayısıyla ithalatçının döviz talebi yükseldi. Döviz talebini yükselten üç önemli başlık var: Birincisi ithalat döviz istiyor, borçluluk faktörü var ki vadesi geldiğinde bu kişiler de döviz talep ediyor, son olarak yurt içindeki vatandaş da Türk lirasında durmak istemiyor. Parasını katlama için dövize yatırım yapıyor. Bu üç talep karşısında elbette elinizde döviz yoksa onun fiyatı da yükseliyor. Bu yüzden ekmek, peynir gibi dağıtılan ucuz kredi, ithalatın talebini arttırdığı için aslında bu yükselmede payı var diyebiliriz.”
Ekonomist Mustafa Sönmez, uygulanan ekonomi politikalarının ise tamamen siyasi kaygılar üzerine kurulu olduğunu vurguluyor: “Bu bir kalkınma modeli değil, AKP sadece iktidarı kaybetmemeye çalışıyor. Buna hangi ekonomik model yardımcı oluyorsa onu takip ediyor. En azından seçmenini elinde tutmak, seçimlere kadar idare edebilmek için. Zira bu iktidarın ekonomik kaygısı yok, daha çok rejim ve siyasi kaygıları var.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here