Suriye krizi için yeni bir Cenevre denemesi daha…

    0
    347

    Suriye iç savaşı, aynı zamanda başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere uluslararası camia için “diplomasi ve siyasi çözümün iflası” olarak kayıtlara geçti. Şimdi bu iflas defterine yeni bir sayfa daha ekleniyor.

    ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey, Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının 24 Ağustos’ta Cenevre’de başlayacağını duyurdu.

    2011’den buyana süren Suriye krizi ve iç savaşına siyasi/diplomatik “çözüm” bulmak 50’yi aşkın Cenevre, Viyana, Münih, Astana, Riyad, Kahire ve Soçi görüşmesi yapıldı ve hepsi de başarısızlıkla sonuçlandı.

    Siyasi ve diplomatik müflislerin organize ettiği bu girişimler, savaşı durdurmak bir yana savaşı daha da derinleştirdiği gibi, iç savaşa bir de işgali ekledi.

    ZAMANLAMASI MANİDAR TOPLANTI

    Türk devletinin Girê Spî ve Serêkaniyê işgalinin sürdüğü günlerde kurulan Suriye Anayasa Komitesi’nin 24 Ağustos’ta yapacağı toplantı ise Türk devletinin Suriye’yi ilk kez işgale giriştiği Fırat Kalkanı’nın başlama yıldönümüne denk gelmesi ise dikkat çekiyor.

    Bugüne kadar Suriye krizinin görüşüldüğü 50’yi aşkın toplantının ve görüşmenin başarısızlıkla sonuçlanmasının en büyük nedeni ise uluslararası güçlerin, Kürtler ve Kuzey-Doğu Suriye halklarını dışta tutmaları.

    JEFFREY NE DEDİ?

    Kürtlerin anayasa görüşmelerinde de dışarıda tutulup tutulmayacağı merak edilirken, bu konu, Kürt kamuoyunda “Türk devletinin Suriye’deki son işgalinin mimarı” olarak bilinen James Jeffrey’e de soruldu.

    Jeffrey’in yanıtı ise her zamanki gibi muğlak oldu. Jeffrey, “Suriye Anayasa Komitesi’nde yer alanlar, müzakerelere katılanlar, tüm ülke genelinden seçiliyor. Katılım spesifik, örgütsel bir yapıya dayanmıyor. Kuzey Doğu Suriye’de yaşayanların temsili konusu dönem dönem gündeme geliyor. Size söyleyebileceğim şu, olması gerektiği gibi, bunu dış güçler değil, Suriyeli farklı muhalif unsurlar, Kuzeydoğu Suriye’deki siyasi ve hükümet güçlerinin temsilcileri ile şu anda bu konuyu tartışıyor” dedi.

    ANAYASA KOMİTESİ NASIL KURULMUŞTU?

    Suriye Anayasa Komitesi’nin oluşturulması fikri, ilk olarak Rusya, İran ve Türkiye öncülüğünde Ocak 2018’de Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nde gündeme getirildi.

    Daha önce 8 kez yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre görüşmelerine alternatif olarak kurgulanan Astana ve Soçi toplantıları sonucu planlanan Anayasa Komitesi, Türkiye, İran ve Rusya, arasında görüş ayrılıklarına neden oldu.

    Sonraki süreçte BM de sürece dahil edilerek tıkanıklık aşılmaya çalışıldı ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Eylül 2019’da Suriye Anayasa Komitesi’nin kurulduğunu duyurdu.

    3 PARÇALI 150 KİŞİLİK KOMİTE

    Anayasa Komitesi’nin 150 kişiden oluşacağı; 50’sinin Suriye rejimini temsil edeceği, 50 kişinin “muhaliflerden oluşacağı” ve 50 kişinin de BM tarafından Suriye’deki sivil toplum kuruluşlarından belirleneceği kararlaştırıldı.

    Ancak Anayasa Komitesi’ne Suriye topraklarının yüzde 30’unu yöneten ve 5 milyondan fazla insanı temsil eden Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi dahil edilmedi.

    KOMİTENİN KURULMA TARİHİ DE MANİDAR!

    Anayasa Komitesi, ilk toplantısını 30 Ekim 2019’da BM Cenevre Ofisi’nde yaparken, Türk devleti ve çetelerinin Serêkaniyê ve Girê Spî işgal saldırıları devam ediyordu.

    BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, toplantıların temel prensibinin “Suriye’nin birliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duymak” olacağını iddia ediyordu.

    15’ER KİŞİLİK ANAYASA YAZIM KOMİTESİ

    Görüşmelerin ardından komite arasından 15’i rejim, 15’i muhalifler ve 15’i sivil toplum kuruluşları temsilcileri arasından 45 kişilik anayasa yazım komitesi oluşturulduğu açıklandı.

    Heyetin 25 Kasım’da yapıla ikinci tur görüşmelerinde, rejim heyetin “Türk işgaline karşı ortak tavır sergilenmesi” ve “Suriye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü esas alınması” şartını koştu.

    SURİYE HEYETİ: BUNLAR TÜRK HEYETİ

    Söz konusu talep “muhalefet” iddiasındaki gruplar tarafından reddedildi ve rejim heyeti ise, “masada muhalif diye adlandırılan grubun Türk heyetinden ibaret olduğunu” söyledi.

    Aradan 9 ay geçtikten sonra Anayasa Komitesi yeniden toplanıyor. Ancak heyetin toplanma tarihi ise Türk devletinin Osmanlı hayallerini gerçekleştirmek için 24 Ağustos 1516 tarihli Mercidabık savaşının yıldönümünde gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı işgal saldırılarının yıldönümüne denk getiriliyor.

    ÖNCEKİ CENEVRE GÖRÜŞMELERİNDE NE OLDU?

    Kürtlerin bu toplantılara katılıp katılmayacakları belirsizliğini korurken, bundan önce yapılan 8 Cenevre görüşmesine Kürtler ve Kuzey-Doğu Suriye halkları temsilcilerinin katılımına izin verilmedi.

    Suriye krizine çözüm için ilk olarak 19 Aralık 2011’de Arap Birliği Planı devreye konuldu. O günden bugüne 50’yi aşkın uluslararası toplantı ve görüşme gerçekleştirildi. Bunlardan 8’i Cenevre görüşmesiydi ve hiçbiri çözümü getirmedi.

    BM gözetiminde Cenevre’de yürütülen siyasi/diplomasi trafiğine bakarsak:

    CENEVRE-1

    İsviçre’nin Cenevre kentinde 30 Haziran 2012’de başlayan görüşmelere ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Katar, Türkiye, Irak ve Kuveyt de katıldı.

    En büyük açmazı sorunun tarafı olan kesimlerin (ne rejim, ne de muhalifler) doğrudan katılmadığı bu görüşmeler sonunda her iki kesimin yer alacağı “geçiş hükümetinin kurulması” konusunda anlaşmaya varıldı.

    Türkiye ile Katar’ın başını çektiği silahlı grupları destekleyen ülkelerin “geçiş hükümeti Esad’lı mı olacak, Esad’sız mı olacak” dayatmasında dolayı plan kağıt üzerinde kaldı.

    Bu süreçte ne rejimin ne de rejim karşıtı güçlerin Kürtlerin haklarını kabul etmemesi ve savaşın tırmanması üzerine 19 Temmuz 2012’de Rojava devrimi gerçekleşti.

    CENEVRE-2

    Cenevre’de ikinci kez başlayan ve 22 Ocak-16 Şubat 2014 tarihleri arasında devam eden görüşmelerden de sonuç çıkmadı.

    Rejim ve Türk devleti destekli rejim karşıtları yine Kürtlerin haklarını kabul etmeyince Kürtler de Cenevre’den çıkacak sonucu tanımayacaklarını ifade etti.

    Cenevre-2 görüşmelerinin başlayacağı gün olan 22 Ocak tarihinde Cizîrê’den başlanarak Özerk Yönetimler ilan edildi.

    CENEVRE-3

    Cenevre-3 görüşmeleri tarihi Kobanê zaferinden 2 gün sonra yani 29 Ocak 2015 tarihinde başladı. Bu görüşmeye PYD, TEV-DEM ve Demokratik Suriye Meclisi (MSD) temsilcilerine kişi bazında da olsa davetiye gönderildi.

    Ancak Türk devletinin, “ya ben, ya Kürtler” restini çekmesi üzerine Cenevre’ye giden Kürt heyeti toplantılara katılamadı.

    CENEVRE-4

    23 Şubat 2017 tarihinde yapılan Cenevre görüşmeleri ise Rusya, İran ve Türk devleti arasında yapılan Astana görüşmelerinin düellosu şeklinde gerçekleşti.

    BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararında öngörülen “geçiş yönetimi, “çok partili ve özgür seçim ortamı” ve “yeni anayasa” maddelerine “terörle mücadele” de dördüncü bir madde olarak eklendi. Ancak yine somut bir çözüm projesi ortaya çıkmadı.

    CENEVRE-5

    Görüşmeler 22 Mart 2017 tarihinde başladı. Görüşmede Cenevre-6’ya kadar tarafların BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararında öngörülen 4 ana başlık üzerinde çalışması kararlaştırıldı.

    CENEVRE-6

    Cenevre görüşmelerinin altıncı turu 16 ile 20 Mayıs 2017 tarihleri arasında BM Suriye Özel Temsilcisi Mistura gözetiminde Suriye rejimi ve rejim karşıtı heyetlerin katılımıyla yapıldı.

    Önceki Cenevre görüşmelerinde ele alınan “geçiş yönetimi, “çok partili ve özgür seçim ortamı”, “yeni anayasa” ve “terörle mücadele” başlıkları üzerine yapılması planlanan görüşmede söz konusu maddeler ele alınmadan bitti.

    CENEVRE-7

    10-15 Temmuz 2017 tarihlerinde yapılan Cenevre-7 görüşmelerin de BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararında daha önce kabul edilen “ateşkes, siyasi geçiş süreci, yeni anayasa ve terörizm” konuları ele alındı.

    CENEVRE-8

    28 Kasım 2017 tarihinde yapılan Cenevre görüşmelerinin 8’inci turunda BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığını itiraf etti.

    Mistura, görüşmelerin başarısız olmasının nedeni olarak rejim heyetini gösterirken, rejim heyeti de Mistura ve muhalifleri sorumlu gösterdi ve daha sonra istifa etti.

    De Mistura’nın görevinden ayrılmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Suriye Özel Temsilciliği görevine Norveçli Geir O. Pedersen’i atadığını duyurdu.

    ABD VE RUSYA DA KÜRTLERİ UZAK TUTUYOR

    Türk devleti gibi yeni Osmanlıcılık hayalleri peşinde olan güçler, ısrarlar Kürtleri uluslararası bir masadan uzak tutmaya çalışırken, ABD ve Rusya’nın tutumu da çeşitli nedenlerle farklı değil.

    ABD, Kuzey-Doğu Suriye ile ilişkilerini hala askeri çerçevede tutmaya devam ederken, Rusya ise Kürtleri Suriye rejimine yedekleme politikasını sürdürüyor.

    Suriye Anayasa Komitesi toplantılarına da Kürtler ve Kuzey-Doğu Suriye’den bazı isimlerin “bölge adına” BM’nin STK’lar kontenjanından heyete dahil edilmeye çalışıldığı ancak, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin bunu kabul etmeyeceği ifade ediliyor.

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here