Âşıklık gönül işidir

0
96

Almanya’nın Hamburg kentinde yaşayan “Ozan Direnç” olarak tanınan Selahattin Akbıyık, saz kültürünü gelecek kuşaklara taşıyan bir halk ozanı.

M. ZAHİT EKİNCİ

HAMBURG

Almanya’nın Hamburg kentinde yaşayan “Ozan Direnç” olarak tanınan Selahattin Akbıyık, saz kültürünü gelecek kuşaklara taşıyan bir halk ozanı. Âşıklık gönül işi olduğunu ifade eden Ozan Direnç, “Babamdan aldığım geleneği ben de çocuklarıma aktarıyorum” diyor.Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Höbek köyünde 1958 yılında dünyaya gelen Ozan Direnç, “Ailem 38’den önce Dersim’den göç etmiş. Aslen Ağuçan ocağına mensubum. O Ağuçan ki saz ve aşıklık kültürünün yüzlerce yıllık yuvası olmuş bir yerdir” diyor. Bağlama tınıları ile büyüdüğünü belirten Ozan Direnç, “Öyleki her akşam evimizde cem ve cemaat eksik olmazdı” diye belirtiyor. Babası Hasan Akbıyık’nın hem dedelik hem de eğitmenlik vasfı olduğunu belirten Ozan Direnç, “Köyün çoğu sorunları bizim evde hallolurdu. Devletin mahkemesine gitmek utanılacak bir şey olduğundan herkes gelip babama danışırdı. Onun verdigi karara kimse itiraz etmezdi” diye aktarıyor. İlk bağlama hocam“Babam köylülere ve bize eğitim verirdi” diyen Ozan Direnç şöyle devam ediyor: “Köylüleri toplar onlara kitap okur, dünyada olup bitenleri anlatırdı. Babam aynı zamanda keman, bağlama ve kaval gibi enstrümanlar da çalardı. Kavalının sesi hala kulaklarımda. Çalmakla kalmaz bize de öğretirdi. İlk bağlama hocamdı. Onun sayesinde birçok insan âşıklık geleneğinden nasibini aldı.” Ozanlığın ailede bir gelenek olduğunu vurgulayan Ozan Direnç, “Büyük abimin çocukları yılardır Ankara Pir Sultan Derneği bünyesinde bu yolun yolculuğunu yapıyorlar. Ben de kültürel ve sanatsal çalışmalarımla babamı olan borcumu ödüyorum” diye belirtiyor.

Âşıklık gönül işidirBabasından devraldığı mirası icra eden Ozan Direnç, Avrupa’nın birçok yerinde de kültürel kurumlar ve derneklerin düzenlediği etkinliklerde sahne almış. “Taze açılmış iki gülüz biz” ve “Kızıl Güneş” isimli albümü bulunan Ozan Direnç’in kendisine ait çok sayıda şiiri de bulunuyor. “Tüm bunları yaparken asla ticari bir kaygı taşımadım” diyen Ozan Direnç ekliyor: “Aşıklık, gönül ve samimiyet işidir. İşi ticarete dökersen ozanlık ruhundan koparsın.”

Çocukları da geleneğin takipçisiBabasından aldığı edep ve erkanın yanı sıra âşıklık geleneğini de çocukları Deniz ve Diren’e devrettiğini belirten Ozan Direnç, “Bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılması için karınca kararınca bir şeyler yaptığıma inanıyorum ve devam edeceğim. Çocuklarım Deniz ve Diren de bağlama, şelpe, dede sazı, keman çalıyor” diye aktarıyor.

Hakikatin dili olacaksın“Piyasada ‘özü çürük’ çok insan var” diyen Ozan Direnç şöyle devam ediyor: “Kimin lokmasını yiyorlarsa onun sözünü söylüyorlar. Ben bunlara haramzade diyorum. Bir kültür böyle gelişmediği gibi sadece yozlaşır. Sen o bağlamayı eline aldığın zaman hakkını vereceksin. Hakkın ve hakikatın dilini söyleyeceksin. Hak ve hakikat yolunun bir yolcusu olduğum için belki çok popüler degilim. Zaten popüler olma gibi bir niyetimde olmadı. Bizimki bu denizde bir katre olmak.”

Ozan Direnç’in “Düşerse Sivas’a yolun sevdiğim” eserinden bir dörtlük:“Düşerse Sivas’a yolun sevdiğimKapımı çalmadan gitme bir dahaHatırım var ise kurban olduğumHalimi sormadan gitme bir daha…”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here