‘Temmuz sıcağında canlarımızı yaktılar, katliamlarla yüzleşmeliler’

0
128

Sivas Katliamı Davası bir kez daha müşteki taleplerinin reddedilmesiyle sonuçlandı. 24. Duruşmaya katılan Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanları, “Bu dava Sümen altı yapılıp zamanaşımına uğratılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla bizler davanın takipçisi olmak zorundayız. Bu bizim vicdani borcumuz” diyerek davaya ilişkin izlenimlerini paylaştılar.

Ankara 1. ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Sivas Katliamı Davasının 24. oturumunda da mağdur tarafın talepleri kabul edilmeyerek duruşma 9 Haziran’a ertelendi.

Dava sürecini en başından buyana takip eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları, ‘Hukuk skandalı yaşanıyor’ diyerek izlenimlerini paylaştı.

DAD Eş Başkanı Musa Kulu, Sivas Katliamı’nın dünya genelinde bir benzeri olmadığını söyleyerek,Maalesef geldiğimiz bu demde mahkeme, sanki bitmiş bir davaymış gibi ‘siz neden karışıyorsunuz? Neden böylesine bu davanın peşine düşüyorsunuz’ tavrındaydı” ifadelerini kullandı.

“DEVLET, SUÇLARIYLA YÜZLEŞİRSE DEMOKRASİYE GEÇECEĞİZ”

Mahkeme heyetinin davayı bir anlamda sonlandırdığını söyleyen Musa Kulu, Hollanda Büyükelçiliği’nden temsilci heyetin mahkemeye katılmasını ise değerli bulduğunu söyledi.

Kulu, Türkiye’nin katliamların aydınlatılması için girişimde bulunması gerektiğini vurgulayarak, “Devletin tüm bu suçlarla yüzleşmesiyle demokrasiye geçeceğiz ama bugün demokrasinin zerresi kalmadığı gibi var olan nüveleri yok etmek için var olan bir iktidar var. Maalesef bu gidiş, hiç kimsenin yararına olmayacak ve bu hepimizin kaybı olacaktır. Eğer bugün biraz vicdan, biraz demokrasi ve özgürlük adına söz kuran ya da bu konuda emek üreten insanlar varsa hepsinin, birlikte demokrasiyi elde etmek için bir sorumluluğu var” yorumunu yaptı.

“MADIMAK, KOÇGİRİ’NİN DEVAMI…”

DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu da davanın zaman aşımına götürülmek istendiğini vurgulayarak, “Bu dava da diğer katliamlarda olduğu gibi Koçgiri’nin devamı… Bugüne kadar yapılanlar gibi Sivas Katliamı davası da tozlu raflara kaldırılıp adaletin sonuç vermeyeceğini gösteriyor” dedi.

Saime Topçu, ‘terör’ suçundan aranan 3 sanığın halen İçişleri Bakanlığı terör listesinde olmadığına işaret ederek, ‘Evet, ‘Kırmızı Bülten’ ile aranıyorlar ama sözde bir kırmızı bülten… Çünkü bu devlet yaptığı katliamları bir şekilde örtüyor, örtmek zorunda kalıyor. Eğer bu katliamlarda devletin eli yoksa bugüne kadar birkaç dava sonuçlanmış olurdu. Katilleri nerede oldukları net bir şekilde ortadayken bugüne kadar iade edilmemeleri de manidardır” diyerek Hollanda Büyükelçiliği’nin davaya heyet göndermiş olmasının da önemli olduğunu söyledi.

“DAVAYI SAHİPLENME KONUSUNDA AVRUPADAKİLER DE YETERLİ DEĞİL”

Saime Topçu, “Almaya bir taraftan Alevilere tüzel kişilik sağlarken diğer taraftan ise katliamda yer alan firari sanıklara oturum veriyor. Almanya’daki Alevi örgütleri, sanıkların iade edilmesi konusunda Alman hükümetine yeterince baskı uyguluyor mu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Ama bu yalnız başına olmamalı. Burada ciddi bir kamuoyu oluşturmadık. Bu da bizim özeleştirimiz olsun. İyi bir kamuoyu oluşturabilirdik fakat bunda eksik kaldığımızı düşünüyorum. Fakat bu davanın peşini bırakmayacağız ve bu davanın takipçisi olacağız. Tabii ki bu olayın Avrupa ayağı çok önemli. Orada bir kamuoyu yaratılırsa, bir takım diplomasi yürütülür. İnanç boyutu ile bir kampanya yürütülür ve buradaki davaya dikkat çekilerek sanıkların iade edilmesi noktasında eylemlikler ve birçok şey yapılabilir. Yani bu konuda Alevilerin Avrupa’daki ayağını çok yeterli bulmuyorum.”

“TEMMUZ SICAĞINDA CANLARIMIZI YAKTILAR”

DAD Eş Başkanı Saime Topçu, “Bu dava sümen altı yapılmaya çalışılıyor” diyerek Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek’in sanık olarak dinlenmesi konusuna ise şu sözlerle dikkat çekti:

“Mahkeme, iki ismin ifadeye çağrılması talebini reddetti. Çünkü Karamollaoğlu konuşursa, tanıklık ederse birçok şey ortaya çıkacak. Aynı zamanda Doğu Perinçek’in de ifade vermesini kabul etmedi. Dolayısıyla bizler davanın takipçisi olmak zorundayız. Bu bizim vicdani borcumuz. Orada canlarımız yandı. Temmuz’un ortasında 8 saat süren bir katliamda aydınlarımız, sanatçılarımız Temmuz sıcağında yakıldı. Bu sadece Alevilerin sorunu değil, tüm insanlığın sorunudur. Sivas’ta yaşanan bir insanlık suçudur. Bunu görmezden gelmek olmaz.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here