PEPÛK KUŞU MASALI

0
737

PEPÛK KUŞU MASALI

Kıvılcım Yılmaz dinleyip Kaleme aldığı Pepuk Kuşu Masalını Şu şekilde aktardı;

Pepûk kuşu efsanesini Fatma Bögün’ün anlatımıyla, Gebze / Kocaeli’nde yaşadığı kendi evinde 3 Ocak Pazar günü saat 13:00 sularında bir derleme çalışması olarak sunmaya çalıştım.

Erzincan, Tunceli, Muş, Maraş gibi yörelerde farklı dillerde, farklı varyantları ile anlatılan  “Pepûk Kuşu Efsanesi” Türkçe adıyla guguk kuşunu sembolize ediyor. Fatma Bögün’ün anlatımına göre ise bu ismi çıkardığı sesten dolayı almış olmasıdır. Kürtçenin çeşitli lehçeleri ile anlatılan “ Pepûk Kuşu Efsanesi” anlatıldığı bölgelerde Türkçe konuşulması sebebiyle de Türkçe anlatım olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Derleme Sırasında karşılaşılan Bazı Zorluklar ve Durumlar

Derleme öncesinde dünyaca içinde bulunduğumuz pandemi koşullarına uzaklığın eklenmesiyle birlikte ulaşım konusunda sıkıntı yaşadım diyebilirim. Anlatıcının yakını olmamın etkisindendir ki herhangi bir tedirginlik ile karşılaşmadım. Beni sevecenlikle karşılayıp, yine ilgiyle ağırladı. Fakat bu defa anlatacağı masalın bir çalışma metni olarak sunulacağını bildiği için üzerinde gerginlik vardı. Anlatımı normal seyirdeki anlatımlarına göre daha heyecanlı ve stresliydi. Kendisinden öncelikle bu masalı ilk olarak dinlediği ve öğrendiği dilde anlatmasını istedim. Dolayısıyla masalı anadili olan Kürtçe ile sonra ise Türkçe ile anlatmaya çalışmıştır. Fakat bu iki farklı dildeki anlatımı art arda değil de üzerinden biraz zaman geçtikten sonra gerçekleşmiştir. Bu zaman aralığını çocukluğunun geçtiği, masalları ve şiirleri ile büyüdüğü, gelin olduğu, ağıtlar yaktığı köyünün yapısal ve sosyolojik özelliklerini konuştuğumuz bir sohbet ile geçirdik. İlk etapta kayıt eşliğinde anlatacak olmanın çekincesini hissettirse de kendisinin torunu olmamın da etkisiyle biraz sohbetten sonra masalı daha rahat anlatabilmiştir. Kürtçe anlatımının Türkçe anlatıma nazaran daha kısa olmasını buna bağladım. Zira hangi dilde kendisini daha rahat ifade ettiğini sorduğumda, Kürtçe diye karşılık vermiştir.

Bununla birlikte kendisine aynı masalı daha önce farklı şekillerde duyup duymadığını sordum.

1980 yılında köyden kente ailesi ile birlikte göç ettiğini söylemiş ve farklı bölgelerden gelmiş olan ailelerle aynı mahallede bir arada yaşadıklarını söylemiştir. Kürtçenin farklı lehçelerinin konuşulduğu bu mahallede özellikle birkaç kadın anlatıcıdan bu masalın değişik varyantlarını dinlediğini belirtmiştir. O an masalda kadın anlatıcının önemini vurgular gibiydi. Hatta  dinlediklerinden yola çıkarak kendi yöresinin başka köylerinde de masalın değişik anlatımlarına  rastladığını söylemiştir.

Anadili Kürtçe ile “Pepuk Kuşu Efsanesi” ni şöyle anlatıyor:

Dı zaro sevi mohina, apo omijna hılgırtin rewxe. Hıngırtına repxe abgır rexırnıye roja abgır dıkırnıye roçe rodavır heta keleng golançi tar. E herin loçi derke seri siriye dovi, e kok dexe. Loçide e kok dexe kıne siriya tobi da içiye çe, hiva ivare de dekavına mol, mezdakın ki hephıstırna kok tune. E dina “eme çito hato revdin op omıjno herina, ma noln handir” dıtırsın. E da tırsın, keçe xode çı davo, e da birangi ğe bıkoje bı tevir. Bırang de mıre e arde de koli, bırong ji kale çe tırbe. E de “xode çır davo e papuke çeke em tım bı tım bığinım. Yani tım ka ez bıxinım.” Xode roviye ji papuyeki çekiriye.

E verin tım de e bıxine. Evar e tım de ve çaxe de verin mehyi Mayıs e.

E de:

“Papo papo, ke lığet, mı lığet.

Ke kışt, mı kışt

Çe helani, mı helani, mı dani.

Ke kıla tırbe. mı kıla tırbe,

Papo kako

Ke kışt mı kışt.

Mı helani mı dani

Ke kıla tırbe. mı kıla tırbe.

Tım lı ser bırangi ğe, xode ji da içe papıye tım bıhare aynı da ve çağe kelengero e dağıne, papo davi işta.

Hamo bo zondavin ve jina türkan şin kırin, kağıt kırin. e bin :

“na papo ma nago inem, eze ka içiyekavim ka bığinim;

eze lı içiye dinyaye digerim, eze bırange ğe nabinim.”

İşta sar ve hatiye der.

Türkçe Çevirisi:

İki çocuk öksüz kalmış. Çocuklara amcası, yengesi bakıyormuş. Birgün kenger toplamak için doğaya gitmişler. Kız dikenlerden sıyırdığı kengerleri torbaya koyuyormuş. Erkek kardeşi köklerini yemiş, dikenleri kalmış. Akşam eve dönme vakti gelince bakıyorlar ki torbada kengerin sadece dikenleri var. Korkudan akşam ne yaparız düşüncesiyle kız, erkek kardeşini öldürmüş. Kız korkudan Allaha onu pepuk kuşu yapmasını dilemiş. Ondan sonra her yıl o vakitlerde ağıt yakarak ötüyormuş:

Pepûk, pepûk….

Kim öldürdü?

– Ben öldürdüm.

Kim yıkadı?

– Ben yıkadım.

Kim kaldırdı?

-Ben kaldırdım.

Pepûk, pepûk…

Kardeşini kim öldürdü?

– Ben öldürdüm.

Kim gömdü?

-Ben gömdüm.

 Masalın Türkçe Anlatımı:

İki kardeş varmış, öksüz kalmışlar. Amcası ile yengesinin yanında kalıyorlarmış. Kenger zamanı kalkıp dağa kenger yapmaya gitmişler. Kız büyük, oğlan onun küçüğüymüş. Kız kengerleri yapıp çuvala koyuyormuş. Erkek dikenleri çuvala koyuyor, köklerini yiyormuş. Akşam olup dönecekleri zaman, kız bakıyor ki çuval hep diken, kök yok. Dönüyor diyor ki sen ne yaptın? Sonra evdekiler kızacak diye kazma ile kardeşinin başına vuruyor. Vurunca çocuk ölüyor. Kız yeri eşip kendi eliyle kardeşini gömüyor. O korkuyla allahım ben eve nasıl döneceğim, ben artık eve dönmeyeceğim. Ne olur beni pepûk kuşu yap ki ben her zaman öteyim diyor. Pepûk kuşu o tarihlerde her zaman çıkıp öter. Der ki:

 Pepûk, pepûk…

kim vurdu.

Ben vurdum.

Kim öldürdü?

Ben öldürdüm.

Kim gömdü?

Ben gömdüm…

( Masal bittikten sonra ekleyerek, “Her Nisan, Mayıs ayında bu kuş ortaya çıkar. O kuşu iyice dikkatli dinle, aynı bunları söylüyor” dedi.)

Bu cümlesiyle anladığım, onun, sanayileşmeye, kentleşmeye, doğup büyüdüğü topraklardan yıllarca uzak düşmesine rağmen bir geleneğin parçası olmaktan vazgeçmediği ve geleneğinin izlerini kendi gerçeği olarak bildiği…

Sonuç olarak; Türkçe anlatımında daha çok detaylara yer verdiğini, Türkçe anlatımı derlemenin ilerleyen dakikalarında gerçekleştiği için kendisini artık daha rahat ifade ettiğini gözlemledim.

Kürtçe anlatımında mimikleri ve ses tonu sanki pepûk kuşuymuşçasına değişiyordu.

Kaynak Şahıs ile İlgili bilgiler

Adı ve soyadı: Fatma Bögün

Yaşı: 85

Memleketi: Maraş- Elbistan

Yaşadığı yer: Kocaeli- Gebze

Öğrenim durumu: İlkokul 4.sınıf terk (okuma- yazma bilmektedir).

Mesleği: Ev hanımı

Masalın derlendiği yer: Kocaeli- Gebze

Masalı kimden dinlediği: Yaşlılardan

Masalı dinlediği yöre: Elbistan- Kantarma

Kemal Demir / İstanbul

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here