Ermeni soykırımının tanığıydı, Hitler’in fedaisi oldu…

0
52

PERWER YAŞ

Rivayet edilir ki Adolf Hitler 2. Dünya Savaşı’na yol açacak Polonya’nın işgali ve ardından Yahudilerin yaşadıkları topraklardan çıkartılıp göç yollarında/toplama kamplarında kırımdan geçirilmesini hedefleyen planını açıkladığında bazı generaller “Böyle bir şey nasıl olur, dünya bize izin vermez” diye çıkıştı. Aynı rivayete göre Hitler’in “Bu dünya yüzbinlerce Ermeni’nin göç yollarında öldürülmesine ses çıkartmış mıydı, bize ses çıkarsın” dediği anlatılır.

Kimi tarihçilere gerçek, kimilerine göre ise bir “şehir efsanesi” olan bu rivayetin değişik belgelerle kanıtlanmış olan tek kısmı Hitler’in Osmanlı devletinin 24 Nisan 1915’te startını verdiği Ermeni soykırımına dair çok şey bildiğidir. Hitler, Ermenilerin başına gelenleri; bir etnik grubun dünyanın gözü önünde göç yollarında yok edileceğini bizzat yakın arkadaşı Max Erwin von Scheubner-Richter’den dinlemişti.

Soyadına eklenen Scheubner’i 19 yaşındayken evlendiği asilzade bir ailenin kızı olan Mathilde von Scheubner’den alan Richter, 1884 yılında o dönem Rusya toprakları içerisinde yer alan Riga’da “Baltık Almanı” bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Şu anda Letonya’nın başkenti olan Riga’da üniversite öğrencisiyken, “1905 devrimi”ne karşı mücadele eden isimler arasında yer aldı. Bir dönem Çar yanlısı özel orduya katılan Richter, 1905’tek ayaklanmanın 1907’de bastırılmasından sonra Münih’e yerleşti.

ERZURUM’DA KONSOLOS YARDIMCISIYDI…

Münih’e geldikten sonra kimya alanında doktora yapan Richter, 1914’te patlak veren 1. Dünya Savaşı’na katılmak için gönüllü olarak Alman İmparatorluk Ordusu’na yazıldı. Batı Cephesi’nde 7. Alay’a gönderilen Richter, iyi düzeyde Rusça bildiği için Rusların Kafkasya’daki petrol sahalarını sabote etmek için hazırlanan gizli operasyona dahil edildi ve bu amaçla da 1914 Kasım’ının son günlerinde Osmanlı cephesine gönderildi, Aralık’ın ilk günlerinde ise Erzurum’a ulaştı.

Her ne kadar Erzurum’daki görevi Alman konsolos yardımcılığı olsa da Richter, Osmanlıların Kars ve çevresinde yapacağı bir taarruzda Rus bölgelerine sızıp petrol kuyularını ateşe verecek ekibinin içindeydi. Fakat Rusların direnişi yüzünden Almanların planı suya düşerken, Richter Erzurum’da kalmaya devam etti. O günlerde Osmanlıların Erzurum ve çevresinde başlattığı Ermeni tehcir ve katliamı sırasında olup-biten her şeye tanık olan Richter, 20. yüzyılın bu ilk büyük kıyımını “ırksal bir nefretten” kaynaklandığına dair düşüncelerini rapor haline getirir.

Max Scheubner-Richter, İstanbul’daki elçilik ve Alman Dışişleri Bakanlığı’na yazdığı raporlarda göç yollarına sürülen Ermenilerin kurtulamayacağını ön görüyordu. Rusların Erzurum’a saldırmasından sonra Sivas’a taşınan konsoloslukta da görev yapmaya devam eden Richter, Ekim 1917’deki Sovyet devrimini bastırmak için kurulan birliklere katılmak amacıyla memleketi Riga’ya döndü, oradan da Estonya’daki birliklerin komutanlarından biri oldu. Richter bir grup aşırı sağcı Baltık kökenli arkadaşıyla Aufbau Vereinigung (İmar Organizasyonu) isimli karşı devrimci bir çete örgütü kurdu. Amaçları ise Sovyetler Birliği ve dönemin Weimar Cumhuriyeti’nde suikast, komplo ve darbe girişimleri ile yönetimleri devirmekti.

Bu çete yapılanması, 1920’in Şubat ayında kurulan Nazi Almanyası’nın iktidar partisi Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP)’nin en önemli bileşeni olurken, aynı yılın Ekim ayında Hitler’le tanışan Max Scheubner-Richter, Nazi ideolojisinin kurucu kadroları diyeceğimiz isimler arasına girdi. Baltık ve Rus topraklarındaki ekonomik ve siyasi bağlantılarını NSDAP’i güçlendirmek için kullandı. Dönemin önde gelen Alman sanayicilerinden olan ve verdiği para desteğiyle Nazi rejiminin kurulmasında kritik bir rol oynayan Fritz Thyssen’i Hitlerle tanıştıran da Richter’di.

“Völkischer Beobachter” ismiyle NSDAP’nin resmi yayın organı olan “Münchener Beobachter” gazetesini satın almaları için Nazilere para kaynağı sağlayan Max Scheubner-Richter, kısa sürede Hitler’in en sadık, en güvenilir adamlarından biri oldu. Birçok tarihi kaynağa göre; Nazilerin “Yahudilerin yok edilmesi gereken bir ırk” düşüncesinin şekillendiği 1920’lerin başına tekabül eden bu yıllarda Hitler, Ermenilerin nasıl yok edildiğine dair Richter’in gözlem, bilgi ve tecrübesine başvurdu. Hitler, Richter’in anlatımlarından yola çıkarak Ermenilerin topraklarından zorla çıkartılarak göç yollarında soykırımından geçirilmesine sessiz kalan batılı güçlerin aynısını Yahudilerin başına getirildiğinde de sergileyeceğini hesap etti. Tarih, zaten çok değil, 10-15 yıl sonra bu hesapta Hitler’in çok da yanılmadığını gösterecekti, zira uzun yıllar dünya Yahudi soykırımına gözlerini kapattı.

1923 KALKIŞMASINDA HİTLER İLE KOLKOLA…

34 yaşındaki Hitler ve arkadaşları bütün hazırlıkları yapmıştı. Yandaşları bir gece öncesinden kafe, lokal ve birahanelerde son uyarıları yapıyor, pankartlar, afişler basılıyor, silahlar temizleniyordu. 1. Dünya Savaşı’nın “onbaşı rütbeli gazisi” Hitler için o dönemin Münih’i bulunmaz fırsattı. Açlık, enflasyon almış başını gidiyor, Berlin’den ise kaos haberleri geliyordu.

Birahanelerdeki sandalyelere çıkıp, Almanya’yı borca boğan “Versailles Antlaşması”nı yırtmakla işe başlayan Hitler, ülkenin güney ucundan doğudaki Berlin’e yürüyerek iktidarı ele geçirmeyi planlıyordu. Mussolini’nin bir yıl önce tamamladığı “Roma Yürüyüşüne” özenmişti. Hitler, 9 Kasım 1923’te saat 12.00 sularında yaklaşık 400 adamıyla Münih’in Feldherrnhalle meydanına doğru yürüyüşe geçtiğinde, sol kolunda Max Scheubner-Richter vardı.

Naziler, 1. Dünya Savaşı’nda Alman askerlerinin söylediği ” O Deutschland hoch in Ehren” (Haysiyeti Yüksek Almanya) marşını söyleyerek ilerliyorlardı. Yaklaşık yarım saat sonra, meydana metreler kala, askerlerin barikatıyla karşılaştılar. Yine de durmak bilmiyorlardı. Silahlar patladı. Ortalık kan gölüne döndü, ilk vurulanlardan birisi Hitler’in kolunu tutarak yürüyen Richter’di. 15 Nazi’nin hayatına mal olan bu saldırıda kolundan yaralanıp kaçan Hitler kıskıvrak yakalanacak, “Birahane darbesi” olarak Alman tarihine geçen kalkışmanın ardından cezaevi günlerinde kaleme alacağı “Kavgam”ın bir bölümünü Max Scheubner-Richter’e ithaf edecekti…

Kaynaklar;

– Jürgen Gottschlich’in “Soykırıma Yardım-Almanya’nın Erminilerin Yok Edilmesindeki Rölü” (Beihilfe zum Völkermord – Deutschlands Rolle bei der Vernichtung der Armenier) kitabı.

– Almanya’nın 1914-1916 yılları arasında Osmanlı toprakları, özellikle de Kürdistan’daki faaliyetlerinin anlatıldığı Wilfried Loth ve Marc Hanisch’in “1. Dünya Savaşı ve Cihat” (Erster Weltkrieg und Dschihad) isimli kitabı.

– Max Scheubner-Richter’in biyografisinin yer aldığı https://timenote.info/de isimli internet sitesi.

anf

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here