Okula gönderilmeyen 30 çocuğun aileleri ikna edildi

0
70

Türkiye’nin en ücra yörelerinde yaptırdığı okullarla yüzlerce  eğitimle buluşturan Dünya İnsani Dayanışma Derneği, Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Mutlu köyüne 8. okulunun temellerini attı. Derneğin kurucu başkanı Doç. Dr. Ayten Zara, bölgede okulun yanı sıra “Gezici Köy Enstitüsü” kuracaklarını belirterek “Köye Mutlu adı verilmiş ama mutlu değiller. Eğitimden mahrum kalan 200 çocuk, okula gönderilmeyen 30 çocuk vardı. Ailelerini ikna etim. Artık onlar da okula gidebilecekler” dedi. 

Hayatını cinsel istismarı ve çocuk evliliklerini önlemeye adayan Zara, gittiği illerde okulun yanı sıra bölge halkına ekibiyle beraber çeşitli eğitimler verdiklerini söyledi. Zara, Mutlu köyünde yaşayan insanların uzun yıllardır yoksunluk ve yoksulluk çektiğini ve 200’den fazla çocuğun eğitime ulaşamadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanlığı ile beraber ‘okula nerede ihtiyaç var’ diye araştırma yapıyoruz. En fazla ihtiyacı olan yoksulluk ve yoksunluk çekmiş bölgeye okul yaptırıyoruz. 8. okulu Diyadin’e bağlı Mutlu köyüne yapmaya karar verdik. Köye Mutlu adı verilmiş. Ama şunu biliyoruz ki hiçbir köy mutlu değildir. Bu köyde 700’e yakın insan var. Köye yakın Karataş ve Kotancı köyleri de var. Biz buraya geldiğimizde tek sınıflık çok eski bir okul vardı. Aileler çocuklarını ilçeye göndermiyormuş. O yüzden köyde eğitimden mahrum kalan yaklaşık 200 çocuk var. Okula gönderilmeyen 30 kız çocuk vardı. Aileleri kızlarını okula göndermeleri konusunda ikna ettim. Artık onlar da okula gidebilecekler” diye konuştu. 

GEZİCİ KÖY ENSTİTÜSÜ KURULUYOR 

Bölgede okulun yanı sıra gezici bir Köy Enstitüsü de kuracaklarına dikkat çeken Zara, “Sadece okul yapmıyoruz. Koca bir ekip ile köye gidiyorum. Ekipte hekimler, öğretmenler, psikologlar, avukatlar ve mühendisler var. Gezici Köy Enstitüsü kuruyoruz. Meslek grupları ekip ekip geliyor ve eğitimlerini veriyor. Hekimler, cinsel istismar, doğumlar, kadın erkek ilişkisi ve cinsel sağlık hakkında eğitim veriyor. Avukatlar ise yurttaşların anayasal haklarını kamudan nasıl almaları gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Kendi haklarını nasıl koruyabileceklerini ve en önemlisi de onlara nasıl sahip çıkabileceklerini anlatıyor. Oradaki toplumu sosyal, kültürel, psikolojik ve ekonomik olarak güçlendiriyoruz” dedi. 

Anadolu’daki çocukları eğitimle buluşturmanın önemine değinen Zara, “Kars’ın en uzak dağ köyüne gittiğimizde okulun olmadığını fark ettik. Ve okul yaptırmaya karar verdik. Okul yapıldığı zaman hemen yol da yapıldı. Bu köyde yaşayan hamile üç kadın yol yok diye ölmüş. İşte okul bir bölge için bu kadar önemli. Şiddeti, yoksunluğu ve yoksulluğu eğitim ile önleyebiliriz. Bu çocuklar bu ülkenin hem vicdanı hem de definesidir. Bir çocuğu okutarak bir ulusu eğitmiş olursunuz” ifadelerini kullandı. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here