Demokrasi ve Aleviler Forumu Sonuç Bildirgesi: Gücümüzü kadim inancımızdan alan Alevileriz” 

0
93

Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri, 12 Haziran’da gerçekleştirilen “Demokrasi ve Aleviler” Forumunun sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede, “Sesimizi birlemek için gayret gösterdik. Biz gücümüzü kendi kadim inancımızdan alan Alevileriz” 

İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahında ‘Demokrasi ve Aleviler’ başlıklı toplantı ve forumunda Demokrasi Konferansı, Aleviler cephesinden değerlendirildi.

Toplantı ve forumunun ardından Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri tarafından, “Demokrasi ve Aleviler Forumu Sonuç Bildirgesi” açıklandı.

“FORUMDA SESİMİZİ BİRLEMEK İÇİN GAYRET GÖSTERDİK”

“Demokrasi ve Aleviler Forumu Sonuç Bildirgesi” şu şekilde:

“Demokrasi konferansına giderken Aleviler, kurum yöneticileri, Alevi hak mücadelesinde emek veren canlar “Demokrasi ve Aleviler” başlıklı bir hibrit katılımlı Forumda sözümüzü birlemek için gayret gösterdik. Alevilerin katkıları ve diğer mücadele dinamikleri ile ortaklaşmak elzemdir. Güvercin tedirginliğinde olmadan, baskıya hakarete uğramadan, güzel bir gelecek umut eden; doğayla barışık, eşit yurttaş olacağımız bir ülke için 24 Haziran 2021 de gerçekleştirilecek olan ’Demokrasi Konferansı’na birlikte söz kurmak, acılarımızı ve umutlarımızı paylaşmak için Aleviler olarak bugün bir araya geldik.

“BİZ GÜCÜMÜZÜ KENDİ KADİM İNANCIMIZDAN ALAN ALEVİLERİZ”

Rıza Şehri hedefi olan; ikrarlı, rızalıklı ve toplumsal olan Yol’umuz kendine reva görmediğini başkalarına reva görmeyen, 72 millete varlığın birliğine bir nazarda bakar. Her kesilen ağaçta, her kuruyan derede, her katledilen kadında, her kaygılı gençte, her evladını arayan ananın yanında, işini kaybeden emekçide, yok sayılan engellide, yasaklanan dilde, kimlikte, Gazi’de, Gezi’de, ötekileştirilen her sorunda, nerede bir haksızlık varsa orada Pir Sultan olmayı bilmiştir. İnancımızı tarif edenlere, başka inançların kalıplarına hapsetmeye çalışanlara sözümüz; biz gücünü kendi kadim inancımızdan alan Alevileriz.’

“KAĞIT ÜZERİNDE KALAN DEMOKRASİ VE LAİKLİKLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Katlimize ferman çıkararak; Selçuklu’dan, Osmanlıya yaşanan katliamlar, kıyımlar, yok sayma, asimilasyoncu ‘’devlet aklı’’ Cumhuriyet’le de devam etmiştir. Bugün de süren hak ihlalleri, düşünce suçlarıyla cezaevleri dolu, cinsiyetçi, tekçi, sömürücü baskı hali ile suç üreten bir sistemle, kağıt üzerinde kalan demokrasi ve laiklikle karşı karşıyayız.Alevi köylerine cami yapılarak, diğer yandan zorunlu din dersleriyle eğitimde asimilasyona gidilmiş; sağlığa, eğitime, sosyal yaşama ayrılan paylar neredeyse yok edilerek, vergilerimizden alınan büyük bir pay Diyanet’e aktarılmıştır.

“ORTAK AKIL VE KOLEKTİF EMEKLE HAREKET ETMEK KIYMETLİDİR”

Günümüz Türkiye’sinde cenazelerin bile gömülemediği, insanlığa karşı işlenmiş suç ve suçluların korunup kollanarak, dergahlar ve kutsal değerlerimiz gasp edilerek yaşam alanlarımız tahrip edilmiştir. Yaşananlardan ders çıkararak, Demokrasi Konferansıyla yeniden tüm dinamiklerle bir araya gelerek, tehlikelere karşı önlem almalıyız. Dert bizde, derman ellerimizdedir. Ortak akıl ve kolektif emekle hareket etmek kıymetlidir.

“İYİLERİN KAZANDIĞI RIZA ŞEHRİNİ İNŞA EDEBİLİRİZ”

Devleti değil yurttaşlarını koruyan bir Anayasa ile birlikte yaşama kültürünün tohumları atılarak, damlaların derya oluşturduğu, iyilerin kazandığı rıza şehrini inşa edebiliriz. Alevilerin yolu yaşamı doğayı ekolojiyle bütünlüklü gören, katılımcı, şeffaf, eşitlik, İnanç ve düşünce özgürlüğü, adalet isteyen, hesap veren, hesap soran, denetlenebilir, eşit temsiliyeti öngören bir ülkeyi birlikte kurmak isteyenlerle kesişecektir.

“TÜM SORUNLARLA YÜZLEŞMEDEN DEMOKRASİ İNŞA EDİLEMEZ”

Anayasal hakkın güvencede olmasının koşullarından biri de, bilimsel anadilde eğitimin, yaratılan fırsat eşitliğiyle, özgür düşünme ve örgütlenmenin önünü açarak; aklın ve bilimin süzgecinden geçmesidir. Demokrasinin olmazsa olmazı açlığın olmadığı, barınma hakkının ve adil paylaşımın olduğu üretim ekonomisinden geçer. Tüm sorunlarla yüzleşmeden demokrasi inşa edilemez. Demokrasi dinamikleriyle, aşure gibi farklılıkların bir arada, kendi renginde, kendi tadında ortak bir tat var ederek barışı, sevgiyi birlikte yeşertebiliriz.

“DEMOKRASİ TOPLUMLARINDIR, DEVLETLERİN DEĞİL”

Demokrasi toplumlarındır, Devletlerin değil. Toplumlar, deryayı oluşturan damlalardır. Demokrasi, damlaların birlikte yaşam çabasıdır. Toplumların dili adalettir. Yaklaşımımız büyük adalet ile devleti küçültmektir. Adalet duygusuyla güçlenip, cümle varlıkla birlikte yaşam düsturunu, paylaşarak geleceğe umutla bakabiliriz. Demokrasi bizler için sadece talep meselesi değil, rızalı yaşam biçimimizin bir gerçeği olarak yaşamsal ihtiyaçtır.

“EŞİT YURTTAŞ OLACAĞIMIZ BİR ÜLKE İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ VE BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”

Karşı çıktığımız şeyleri yapmayarak; demokrasinin hayata geçirilmesinin ağır sorumluluklarının bilincindeyiz. İstediğimiz demokratik özgür yaşamı önce kendimiz ve temsil ettiğimiz kurumlarda içselleştirerek; kadınlarımız ve gençlerimizin geniş katılımını önemseyerek olacağını da biliyoruz. Samimiyetle inanıyoruz ki bugünden sonra bulunduğumuz alanlarda birbirimize dokunarak başka bir dünyayı mümkün kılabiliriz.

İnsan değerleriyle, haklarıyla insandır. Bu güzel yürüyüş, farkındalıkla başlar. Farkında olan korur ve sorumluluk üstlenir. Eşit yurttaş olacağımız, Demokratik Laik bir ülke için mücadele edeceğiz ve birlikte kazanacağız. Gerçeğe Hü.”

PİRHA/ İSTANBUL

demokrasi konferansıdemokrasi ve alevilerdemokrasi ve aleviler forumupirhasonuç bildirgesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here