1946’dan 2014’e Alevilerin ‘korku’ ile geçen seçim tarihi

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin aldığı oy oranına büyük katkı sunan Aleviler, Kürt halkı ile Alevi halkı arasına devlet aklıyla bilinçli olarak çekilen setlerin biraz da olsa kırıldığını gösterdi

Türkiye tarihinin en kritik seçimlerinden birinin eşiğindeyken AKP hükümeti, ‘diktatörlük’ inşa etmeye çalışıyor. HDP ise alternatif olarak radikal demokrasiyi öne çıkarıp bunu “Yeni Yaşam Çağrısı” şeklinde formüle etti. Yeni Yaşam Türkiye’deki bütün halkları kapsıyor. Şimdiye kadar katliam ve asimilasyonun dayatıldığı, sistemin çeşitli oyunlarla, korkutmalarla yanına çekmeye çalıştığı, sadece seçim dönemlerinde varlıkları hatırlanırken “oy deposu” olarak görülen Alevilerin tercihi Türkiye’nin gidişatını belirleyici etkiye sahip olacak. Bu nedenle sistem HDP’ye ilgisi artan Alevileri yeniden CHP’ye yönlendirmeye çalışıyor.
Bu nedenle 92 yaşındaki cumhuriyet döneminde iktidarları ve belediyeleri döneminde Alevi hakları için kıpırdamayan, tersine Dersim soykırımında olduğu gibi katlimlarda rol alan CHP, Aleviler alternatif arayışlara girince belediyelerde cemevlerini ibadethane statüsüne almaya başladı. Seçeneksiz bırakılan Alevileri 92 yıl boyunca oyalayan, sırtından Meclis’e vekil taşıyan CHP, 92 yıl sonra Alevileri hatırlamış oluyor. Önemli deneyimler kazanan, CHP’nin riyakarlığının sürmesine artık izin vermek istemeyen, AKP’nin iktidarına karşı eşitlik felsefesiyle halkları kucaklayamayanlara karşı Aleviler seçeneksiz olmadıklarını söyleyip HDP’ye yoğun ilgi göstermeye başladı.

1946 sonrası

Cumhuriyetin ilk yılları CHP sultası altında geçti. Bu dönemde alternatifsiz olarak CHP’yi desteklemiş olan Aleviler, 1945 yılına kadar süren tek parti sisteminde yaşadıkları Koçgiri ve Dersim katliamlarının etkisiyle, 1946 yılında yapılan ilk seçimlerde Demokrat Parti’yi (DP) destekledi. Alevilerin çoğunluğunun yaşadığı Amasya, Tokat, Erzincan, Dersim, Sivas, Çorum ve Maraş gibi bölgelerde DP seçimi kazandı. 1950 yılına doğru Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde seçimi bir kez daha DP kazandı.

DP ve CHP arasında seçeneksiz kaldılar

Alevilerin yüzde 80’inden fazlasının DP’ye oy verdiği 1950 seçimlerinde yüzde 52 oy alan DP’nin giderek muhafazakar eğilimler gösteren politikaları ve kimi tarikat ve cemaatlerle gelişen ilişkileri, Kemalist rejimin “şeriat gelecek” propagandalarını hayata geçirmesine neden oldu. “Şeriat gelecek” kampanyasını yürüten CHP’nin hedefinde Alevilerin oyu yatarken, DP’nin muhafazakar politikaları ve Osmanlı’da İslam adı altında yıllarca zulüm gören Alevilerin “şeriat korkusu”, 1957 seçimlerinde yönlerini yeniden CHP’ye çevirmesine neden oldu. Alevilerin CHP’ye yaklaşmasının diğer temel bir sebebi de DP ve CHP arasında kalmış seçeneksizlikti.

TİP’le beraber sosyalizmle tanıştılar

60’lı yıllarda ise eşitlik, özgürlük ve devrim taleplerinin yükselişi Alevi kitleleri arasında karşılık buldu ve özellikle Alevi gençleri için yeni bir dönem başladı. Yine bu dönemde kentlere göç etmeye ve işçileşmeye başlayan Aleviler içindeki sınıfsal ayrışma siyasi tercihlerde de yansımasını buldu. Bir kısım Alevi, ilk Alevi partisi olarak kurulan ve 69 seçimlerinde yüzde 2,8 oy alan Türkiye Birlik Partisi’ni desteklerken, bir kısmı da hala CHP’yi desteklemeye devam etti. Alevi emekçilerinin bir kısmı ise Türkiye İşçi Partisi’ni (TİP) desteklemeye başlamıştı. TİP ile beraber sosyalist hareketleri tanımaya başlayan Aleviler giderek güçlenen sosyalist hareket içerisinde yer almaya başladı.

Alevi gençleri sosyalizme, yaşlılar Ecevit’e

Tek partili dönemin ardından DP’yi ardından da devamcısı olan Adalet Partisi’ni bir dönem destekleyen Aleviler, 1970’li yıllardan sonra yükselen emekçi hareketini kontrol altında tutmak için sosyal demokrat politikalar üreten ve “ortanın solu” demagojisiyle Alevi kitlelere pazarlanmaya çalışılan CHP’nin seçmeni haline geldiler. Bu dönemde kentlere göç etmeye başlayan Aleviler CHP’yi desteklerken, Alevi gençlerinin çok büyük bir bölümü ise politikada seçimleri temel gündemi haline getirmeyen sosyalist, yurtsever örgütlerin içinde bulundu. 70’li yıllarda, İnönü CHP’sinin başına gelen Ecevit’in Alevi kitlesinin neredeyse yüzde yüzünün oyunu almasında, Kemalizm’inden kopma ve sol bir parti olma iddiası temel sebepti.

Alevilerin bu dönemde yaşadığı en büyük trajedi ise seçimlerde tüm güçleriyle Ecevit’e destek verirken, binlerce Alevi gencinin destek verdikleri Ecevit iktidarında katledilmesiydi.

Darbe dönemi sola güvenen Alevileri boşluğa düşürdü

12 Eylül askeri darbesinin ardından devrimci hareketler ve Kürt özgürlük mücadelesine karşı CIA tarafından kurulan “yeşil kuşak” projeleri kapsamında, devletin her türlü örgütlenmesinin dini örgütlenme üzerine kurulması girişimleri; Alevi kitleleri CHP çizgisinde partilere oy vermeye itti. Askeri darbenin sol partileri güçsüzleştirmesi sonucu boşluğa düşen Aleviler, bu dönemde daha din dışı bir örgütlenme yapısı ortaya çıkarken, 1988 yılında kurulan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) çizgisi bunun en somut örneğinden biri oldu. PSAKD 80’lerin sonu ve 90’larda her ne kadar kitlesel olarak CHP çizgisine kayan bir yapı izlese de, asıl olarak 60’lardan kalan sol, sosyalist partilerin çizgisinde bir politika üretme çabasında oldu.

80 sonrası Aleviler siyasi tercihlerini ağırlıkla olarak Erdal İnönü’nün SODEP ve SHP’sine yönlendirdi. Sonraları SODEP adını alacak olan CHP’nin yerine kurulan Halkçı Parti 83 seçimlerimde Alevilerin oylarıyla, Hatay’da 36,37, Dersim’de yüzde 63,56, Sinop’ta 44,77 ve Edirne’de 41,32 oy oranını ulaşırken, Kırklareli ve Zonguldak’ta birinci parti oldu.

Sivas’taki oy oranlarına bakıldığında ise Sivas’ta yaşayan Alevilerin bir kısmının Milliyetçi Demokrasi Partisi’ne (MDP) oy verdiği görülüyor.

Kimlik saklamadan, kimlik savunmasına

Gelişen imam hatip okulları ve cemaatlerin toplumda etkin rolleri sonucu CHP’ye oy veren Alevi kitlerin seçim refleksleri 90’lı yıllarda özellikle Sivas katliamının yarattığı korku ile devam etti. 90’lı yılların temel özelliği, Alevi kitlelerin Osmanlı’dan kalma olan “kimliği saklama” refleksi, 90 yıllarda artan korku ve katliamlar sonrası “kimliği savunma” refleksi haline geldi. Alevi halkı için kimliği saklamak yerine, kimliği savunmak olumlu bir gelişme olsa da, CHP çizgisi “şeriat gelecek” korkusunu körükledi ve 90’lı yılların Sivas ve Gazi katliamlarını yaşayan ve yine seçimlerde ulusalcılar ile muhafazakarlar arasında kalan Aleviler bir kez daha gönülsüzce CHP çizgisine oy verdi.

91 yılındaki genel seçimlerde Kürt siyasal hareketiyle de ittifak kuran Erdal İnönü’nün darbe sonrası kapatılan CHP’nin devamcısı olan Sosyal Demokrat Halkçı Parti’sine (SHP) Aleviler çoğunlukla destek verirken, SHP seçimlerde yüzde 20,75 oy alarak, 3’üncü parti oldu. Yine Alevilerin bir kesiminin oy verdiği Ecevit’in başında olduğu DSP ise 10.74 oy olarak 5. parti oldu. 1995 seçimlerinde ise yüzde 10,04 oy alan CHP’nin birinci olduğu iki il yüzde 23,38 ile Dersim ve 21,93 ile Hatay’ın olması Alevilerin CHP’ye desteğini gösterirken, seçimlerde 4. parti olan Ecevit DSP’sinin ise Trakya ve Ege bölgesinde yaşayan Alevilerden büyük oranda oy aldığı görülüyor.

Umutsuzluk içinde CHP ile geçen yıllar

2000’li yılların başında AKP’nin sahneye çıkması ve seçimlerin AKP, CHP ve MHP tekelinde gerçekleşmesi, bir kez daha sağ muhafazakar partilerin iktidar olması korkusu Alevilerin CHP’ye oy vermesini devam ettirdi. 2002 seçimlerde CHP’nin aldığı oyların yüzde 65’i Alevilerin yaşadığı bölgelerden geldi. 2002 seçimlerde Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine Eskişehir ve Sivas’ın Alevi köylerinin tümünde büyük oranda CHP’ye oy verildiği görülüyor. Verilere göre, Eskişehir’in 45 Alevi köyünde 5 bin 260 oy kullanıldı ve Doğru Yol Partisi’ye yüzde 12, MHP’ye yüzde 6, ANAP’a yüzde 6 ve AKP’ye yüzde 5 civarında bir oy çıktı. Toplam yüzde 30’luk bir oy merkez sağ partilere çıktığı görülürken, bu oyların dışında kalan yüzde 70’lik bir oy ise CHP’ye gitti.

2000’li yıllarda CHP’nin başarısız muhalefet politikaları ve Alevi kimliğinin taleplerinin dile getirilmemesi Alevi kitleleri tarafından her zaman rahatsızlık duyulan bir konu olması, bu dönemde de Alevilerin CHP’ye gönülsüz destek verdiği yorumlarına neden oldu.

Öz güce dayanmayan partiler başarısız oldu

Aleviler Meclis’te temsil edilmek için kendi öz güçleriyle hiçbir zaman bir oluşum içine girmeseler de, ilk Alevi partisi olan Türkiye Birlik Partisi, Demokratik Barış Hareketi ve Barış Partisi gibi Alevilik iddiasıyla ortaya çıkan partiler, kişisel sermayelerin desteği ile kuruldu. 1966 yılında kurulan Türkiye Birlik Partisi’nin ambleminin ortasında bulunan Hz. Ali’yi temsil eden bir aslan ve etrafındaki 12 imamı anlatan yıldızlar bulunan amblemi dikkat çekiyordu. Dönemin kanunları gereği Birlik Partisi’ne Alevi Partisi denemiyordu, CHP ve İşçi Partisi de “bölücülük yapıyor” söylemleriyle partiye tepki göstermişti. Birlik partisi 1969 seçimlerinde yüzde 2,8 oyla Meclis’e 8 vekil soktu ancak, vekillerin hepsi daha sonra Adalet Partisi’ne geçti. 70’li yıllarda Meclis’te çeşitli partilere dağılmış 15 Alevi milletvekili bulunuyordu. Bir süre sonra vekillerden 5’i Adalet Partisi’ne güven oyu verdikleri gerekçesiyle partilerinden atıldı. 90 yıllarda, sermayedar Ali Haydar Veziroğlu’nun finans desteğiyle kurulan Barış Partisi ise girdiği ilk seçimde hiçbir varlık gösteremedi ve kendini feshetti.

2015’te Alevilerin alternatif umudu HDP

AKP, MHP ve CHP tercihlerinin yapmak zorunda kalan Alevilerin 2000’li yıllarda kırılma noktası ise 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu. Yıllardır CHP ve geleneklerine oy veren Aleviler, CHP’nin MHP ile ortaklaşarak sağ bir aday göstermesi ve HDP’nin Türkiye siyasi sahnesine aday gösterdiği Selahattin Demirtaş ile güçlü bir şekilde çıkması sonucu, CHP tercihlerini değiştirmeye başladı. HDP’nin yüzde 6-7 arasında değişen oy oranını yüzde 9,7’e çıkardığı seçimlerde, oy oranlarını Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde, İzmir’de oy oranını yüzde 4,3, Mersin’de yüzde 4,2, Hatay’da yüzde 1,3 oranında artırdı.
Alevi köylerinin desteği HDP’nin oylarını artırdı

Alevi köylerinin destek verdiği Yozgat’ta bir önceki yerel seçimlerde HDP’ye oy çıkmazken, 2014’te 2 bin 118 oy alan HDP, yerel seçimlerde 271 oy aldığı Sivas’ta yine Alevi köylerinin desteği ile 3 bin 516 oy aldı. Karadeniz’in Alevi köylerinden de oy alan HDP, yerel seçimlerde 73 oy aldığı Ordu’da 5 bin 153 oy alırken, yerel seçimlerde oy sayısının 286 olduğu Bolu’da 3 bin 114 oy aldı. Alevi kitlelerinin HDP’ye yaklaşımını gösteren en çarpıcı istatistik ise HDP’nin Maraş’ta 23 bin 908 oy alarak bir önceki yerel seçimlere göre oy oranını yüzde 300 artırması oldu. Ne zaman güçlü demokratik bir alternatif ortaya çıkmışsa Aleviler oraya yöneldiler.  Cumhubaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin aldığı oy oranına büyük katkı sunan Aleviler, Kürt halkı ile Alevi halkı arasına devlet aklıyla bilinçli olarak çekilen setlerin biraz olsa da kırıldığını gösterdi.

Aynı zamanda Alevilerin tarih ve kültürlerinde bulunan özerk yönetim, ırklar arası eşitlik ve demokrasi kültürleriyle oluşan yaşam felsefeleri HDP’nin yaptığı “Yeni Yaşam Çağrısı”nın aynı düzlemde olması, Alevileri HDP alternatifine yönlendirmeye başladı.

ozgür-gündem

EN SON EKLENENLER