‘Alevilerin birliği katliamı ve asimilasyonu önler’

0
175

Gündemde olan yeni anayasa değişikliği 21. maddeden 19 maddeye düşürülerek anayasa komisyondan geçti.

Yeni anayasa değişikliğini PİRHA’ya değerlendiren  Avukat İbrahim Sinemillioğlu, “Yapılan bu anayasa ile Cumhurbaşkanı Erdoğan hayatın her alanını etkileyebilecek bir sistem oluşturmak istiyor” diye ifade etti.

TEK ADAM SİSTEMİ GETİRİLİYOR 

Yeni anayasa değişikliğinin tek adam sistemini getirmekle eş güdümlü olduğunu belirten Sinemillioğlu,  Osmanlı’da bile tek adam zihniyetinin kısıtlandığını söyledi. Sinemillioğlu, “Bu tek adam sistemini Osmanlı Devleti döneminde bile ikinci Mahmut Senedi-ittifak ile 1807 de kendisini az çok zapturapt altına aldı. 1839’dan itibaren de devlet ve padişaha kısıtlamalar getirilip 1876’da parlamenter sisteme geçildiğini ancak tam anlamıyla uygulanıp uygulanmadığı tartışılır” dedi.

YAŞANANLAR OHAL’İN DE ÖTESİNDE 

Şuan uygulanan sistemin OHAL’in devamlılığı denildiğini belirten Sinemillioğlu, “Bu OHAL’in devamlılığı değil, bu OHAL’in daha ötesidir. Çünkü, OHAL’de hiç olmazsa şehven KHK’ları hükümet çıkarıyor. Yani Bakanlar Kurulu’nun imzası gerekiyor. Ancak şuan ki OHAL ile Cumhurbaşkanı Erdoğan,  hayatın her alanına müdahale edeceği bir sistem getirmek istiyor. Yani kanunları kendisi yapacak, meclisi feshedecek, hakim savcıların yarısı denilse de hepsini Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla atanacak” diye konuştu.

ALEVİLERE MÜCADELE ÇAĞRISI

Alevilerin iktidarın bu baskıcı tavrına karşı mücadele içinde olmaları gerektiğini söyleyen Sinemillioğlu, şunları ifade etti:

“Alevilerin tek başına örgütlenmeleri yetmez. Aleviler kendileri gibi ezilen kendileri gibi dışlanan, kendileri gibi ötelenen, gruplarla, topluluklarla birlikte hareket etmek zorundadırlar. Bu birlikteliğin sonucunda ancak Türkiye’nin tümü üzerinde etkili olunur. Yoksa bugün Alevilerin bugün Dersim dışında toplu kalabildikleri bir yer kalmadı. Şimdi böyle yerlerde göç eden Aleviler daha çok İstanbul’a yerleştiler. Ve böylece Aleviler her yerde azınlık olmuştur. Bu nedenle Alevilerin diğer ötekileştirilmiş, azınlık gruplarla bir araya gelip birlikte örgütlenmelidirler. Alevi toplumu iki türlü örgütlenmelidir. Birincisi kendi içine dönük örgütlenme yani inancını, kültürünü, kimliğini, yaşatabilmek, yürütebilmek, yaşayabilmektir.  İkinci ise, dışa dönük yani Türkiye’nin bütünü içinde hep birlikte insanca yaşamanın arayışı içinde olan kendisi gibi ötekileştirilmiş, dışlanmış gruplarla örgütlenmelidir.”

BİRLİK, KATLİAM VE ASİMİLASYONLARI ÖNLER

Böyle bir örgütlenme olmazsa yeni katliamların yaşanabileceği uyarısında bulunan Sinemillioğlu, “Aleviler tekrardan Maraş, Çorum’da, Roboski’de yaptıkları gibi yine katliamlarla karşı karşıya kalır ve asimile olur yitip giderler. Sivas’ta insan yakanlar ile Suriye’de asker yakanlar arasında bir fark yok. Bu nedenle böyle bir toplumda yaşayabilmek için böyle bir topluma karşı koyabilecek akla ve güce sahip olmalıyız” dedi.

İsmet SEFER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here