Ankara Batıkent’te ‘gerici müfredata’ karşı buluşuldu

0
148

Ankara Batıkent Halk Komitesi’nin dün düzenlediği söyleşide bir araya gelen Batıkentliler, “Çocuklarımızı cihatçıların, gericilerin eline teslim etmeyeceğiz. Bu müfredatı tanımıyoruz. Her alanda mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Ankara Batıkent Halk Komitesi tarafından düzenlenen “Geleceğimizi Müfredatınız Değil Mücadelemiz Belirleyecek” başlıklı söyleşi Batıkent Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Söyleşiye konuşmacı olarak Aydınlanma Hareketi temsilcisi Ezgi Arıkan ve Alevi Bektaşi Federasyonu Eski Genel Sekreteri avukat Kazım Genç katıldı.

Aydınlanma Hareketi temsilcisi Ezgi Arıkan konuşmasında, yeni müfredatın ülkenin eğitim sitemine yapılmış köklü bir müdahale olduğunu söylerken, yeni müfredat meselesinin sadece öğrenci ve velileri ilgilendiren bir konu olmadığını vurguladı. “AKP’nin ilan ettiği bu müfredat cumhuriyet tarihinin en gerici müfredatıdır” diyen Arıkan, “Şeriat düzenini arzulayan bu müfredat hepimizi ilgilendiren bir konudur. Velisiyle, öğretmeniyle, öğrencisiyle, sanatçısıyla, aydınıyla ülkesini seven bütün herkes bu gerici, şeriatçı müfredata karşı durmak zorundadır” ifadelerini kullandı. Müfredat konusunun üzerinin kapatılmasına izin verilmeden, sürekli gündemde tutulması gerektiğine vurgu yapan Arıkan, “Şeriat eğitimini hedefleyen, hurafelerle dolu bu müfredatı alıp çöpe atmadan bu mücadele sonlanmayacak” diye konuştu.

Eğitimde gericileşmenin artmasıyla birlikte ebeveynlerin çareyi özel okullarda aradığına da değinen Arıkan, “Müfredat değişikliğinin hemen arkasına ‘laik eğitim satan’ ve ücretlerine zam yapan bu tüccarlara verilecek yanıt bellidir. Laik, bilimsel eğitim bir haktır ve satın alınamaz. Kimse bizi bu haktan mahrum edemez. Biz emekçiler daha çok kazanıp, daha çok sömürülerek kazancımızı bu eğitim tüccarlarına vermek zorunda değiliz.” diye konuştu.

Yeni müfredat konusunda herkesin dikkatli ve uyanık olması gerektiğine değinen Arıkan,  “Bizler okul yöneticilerini ve öğretmenleri bu karanlığa teslim olmamaları için zorlamak zorundayız.  Gerekirse öğretmenlerin kapısına dayanmak ve onlardan laik bir eğitim talep etmek zorundayız.  Sadece okullarda da değil, evde, iş yerinde, sokakta, lokantada, markette aklınıza gelen her yerde laikliğe, bilimselliğe ve cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmak zorundayız.” diye konuştu.

‘İLK ADIMI BU DAVA OLACAK’

Türkiye’deki zorunlu din dersine karşı ilk davayı açan ve kazanarak diğer davalara emsal teşkil eden Kazım Genç de sunuşunun başında, velilere dava açma sürecinde izleyecekleri yolu anlattı. Aydınlanma Hareketi avukatlarının zorunlu din dersi açma sürecinde velilerin yanında olduğunu da aktaran Genç, “Çocuklarınızı karanlıktan çekip çıkarmanın ilk adımı bu davayı açmak olacaktır” diye konuştu.

Sunuşunda uluslararası eğitim değerlendirme raporlarına da değinen Genç,  Türkiye’nin PİSA raporlarına göre 72 ülke içinde 50. sırada olduğunu söylerken, OECD raporlarına göre de ülkemiz öğrencilerinin en mutsuz ve kaygılı öğrenciler kategorisinde yer aldığını belirtti.

Müfredat programı değişikliğinin uzun uğraşlar sonucu Milli Eğitim Şurası kararlarıyla hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Genç, yeni müfredat hazırlanırken demokratik kitle örgütlerinin, üniversitelerin, siyasi partilerin, hukukçuların ve akademisyenlerin sürece katılmadığını ve MEB Şûra’da yer alan bu kişilerin AKP iktidarı tarafından kadük hale getirildiğini söyledi.

Eğitimin temel amacının, çağdaş bilimsel laik bir eğitim ile demokrat yurttaşlar yetiştirmek görevi olduğunu, ancak ne yazık ki AKP iktidarının çocuklarımızın beyinlerine savaş açarak, “dindar ve kindar” bir nesil yetiştirme yolunu seçtiğini vurgulayan Genç, “Bu nedenle de Atatürk’ten, laiklikten, cumhuriyetten,  evrim teorisinden vazgeçtiler. Bu nedenle sosyolojinin doğuşu ve gelişimi bölümünden Karl Marx’ı çıkardılar” dedi.

Müfredat değişikliğinin usulüne uygun yapılmadığını da aktaran Genç, “Eğer müfredat değişikliği MEB Şura tarafından yapılmış olsaydı bu değişiklikler önce pilot okullarda uygulanacaktı. Pilot okul uygulaması sonucunda ise tespit edilen aksaklıkların düzeltilecekti. Dolayısıyla denenmiş ve uygun bulunmuş bir müfredat hayata geçmiş olacaktı” derken “Alelacele yapılan bu müfredatla çocuklarımız kobay olarak kullanılıyor” diye konuştu.

Devletin dini eğitime ağırlık verdiğini ifade eden Genç, “Devlet dini finans etmekten, dini eğitim yapmaktan ve dini şekillendirmekten vazgeçmelidir” dedi.

Konuşmacıların sunuşlarından sonra Batıkentliler söz alarak tehlikenin farkında olduklarını ve bu müfredatla kavga edeceklerini söyledi.  “Okullarımızı imam hatibe çevirmeye, çocuklarımızı imam yapmayı hedefleyenlere sözümüz mücadele olacak” diyen Batıkentliler, “Herkesi mücadelemize desteğe bekliyoruz”  çağrısında bulundu.

soL Haber Portalı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here