Biri onarıldı 39’u onarılmayı bekliyor

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Gürpınar’ın Değirmendüzü mahallesinde yaşayan Seyfettin Üçer, tarihi 40 değirmenden biri olan Aşê Yusuf Zeydîn’i onararak çalışır duruma getirdi. Yok olmakla yüz yüze kalmış bir kültürü canlandırmanın önemine vurgu yapan Üçer, “Sırf kendi yiyeceğim ekmek için de olsa, bu değirmenimi çalıştıracağım” dedi.

Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Değirmendüzü (Xarnûk) mahallesinde yaşayan Seyfettin Üçer, Çilaş (Kırkdeğirmen) bölgesinde bulunan tarihi 40 değirmenden biri olan Aşê Yusuf Zeydîn’i onararak çalışır duruma getirdi. Geçmişte onlarca insanın geçim kaynağı olan ve Urartu döneminden kalan değirmenlerin yeniden faaliyete geçirilmesinin önemine vurgu yapan Üçer, kalan 39 değirmenin de onarılıp çalışır hale getirilmesini istedi.

SU KESİLDİ, DEĞİRMENLER DURDU

Yukarıkaymaz (Bejingir) mahallesinin yüksek kesimlerinden doğan Serêkani Deresi üzerine inşa edilen suyolları ile çalışan 40 değirmenin, 1986 yılında değirmenleri besleyen suyun Van’a içme suyu olarak verilmeye başlanmasıyla tek tek durduğunu belirten Üçer, zamanla devreye giren elektrikli değirmenlerin ise tarihi değirmenlerin sonunu getirdiğine dikkat çekti.

BİR KAYNAKTAN 40 DEĞİRMEN DÖNÜYOR

Menua (Semiramis) isimli Urartu kralı tarafından Şamran Kanalı ile birlikte inşa edildiği belirtilen değirmenlerin, su gücü ile çalıştırıldığına işaret eden Üçer, “Bir kaynaktan gelen suyla 40 değirmen çalışır. Hiçbir değirmenin suyu birbirine karışmaz. Urartular’dan sonra burada yaşayan kim varsa onlar işletmişler. Dedelerimizden babamıza, babalarımızdan da bizlere kalmıştır” dedi.

13’Ü YOK OLDU 26’SI HARABE DURUMDA

13’ü tamamen yok olan, 26’sı ise harabe haldeki değirmenlerin bundan 50 yıl öncesine kadar da çalıştığını dile getiren Üçer, sonbahar aylarında hasadını yapan bölge halkının buğdayını una çevirmek için buraya getirdiğini söyledi. Üçer, zaman içinde gelişen teknoloji ve kentin su ihtiyacı için uygulanan yanlış yöntemin değirmenleri bitirdiğine vurgu yaptı. Değirmenlerde birçok kişinin çalıştığını, bir nevi küçük bir fabrika görevi gördüğünü söyleyen Üçer, “Devlet değirmenlerden çıktıktan sonra da bu suyu tekrar şehre götürebilirdi. İçme suyu yapılmasının ardından bu kadar vatandaş mağdur edildi, değirmenler yok edildi” diye konuştu.

‘SAĞLIĞINI DÜŞÜNEN GELİYOR’

Onararak, çalışır duruma getirdiği değirmene yoğun ilgi olduğunu paylaşan Üçer, “Bu kültürü bu tarihi yaşatmak için 2014 yılında bize ait olan değirmeni restore ettik. 40 değirmenden birini çalışır hale getirdik. Çalıştırdıktan sonra bilenler geliyor. Gerçekten sağlıklı ekmek yemek için kendi unlarını burada öğütüp gidiyorlar. Sağlığını düşünen insanlar buraya katkısız ekmek yemek için buğdaylarını getirirler” ifadesinde bulundu. Yok olmakla yüz yüze kalmış bu kültürü, tarihi canlandırmak istediğini dile getiren Üçer, “Sırf kendi yiyeceğim ekmek için de olsa bu değirmenimi çalıştıracağım” dedi.

SU ÇARKI, ÇARK DA TAŞI ÇEVİRİYOR

Üçer, onardığı değirmenin nasıl çalıştığını ise şöyle anlattı: “Değirmen su gücü ile çalışıyor. Su demir çarkı çevirip taşı döndürüyor. Sandıklara boşaltılan buğdaylar böylece öğütülüyor. Su gücüyle dönen taş sayesinde yüzde yüz kepekli un elde ediliyor. Su değirmenlerinin özelliği elekte kepek kalmamasıdır.”

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR