Dere’nin avukatı: Valilik kendini mahkeme yerine koydu

Post date:

Author:

Category:

Hafriyat kamyonu altında can veren üniversite öğrencisi Şule İdil Dere olayında bilirkişi raporuna göre 8 kişi kusurlu bulunmasına rağmen sadece bir kişinin yargılanmasına izin verildi. Karara tepki gösteren Dere’nin avukatı Mehmet Can Sezgin, İstanbul Valiliğinin kendini mahkeme yerine koyduğunu belirterek, “Kimin kusurlu kimin kusursuz olduğu tespiti valiliğin işi değil” dedi.

İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Şule İdil Dere 12 Mayıs 2016 tarihinde Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda yürürken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait hafriyat kamyonunun altında kalarak hayatını kaybetmişti. Olayın ardından soruşturma başlatılmış kamyonun şoförü Mümin K. gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna göre; kamyon şoförüyle birlikte İBB iştiraki olan Deniz Hizmetleri Müdürlüğü’nde görev yapan 3 işveren vekili ve bir saha şefi ile İSTAÇ A.Ş.’den sorumlu müdür ve saha şefi “asli kusurlu” bulunmuştu. Yine aynı raporda, iki şirketin iş güvenliği uzmanları da tali kusurlu bulunurken, Şule İdil Dere içinse “kusurlu değil” denilmişti.

Savcılık, kusurlu bulunan İBB personeli arasında devlet memuru olan yetkililerin yargılanabilmesi için 9 Şubat’ta İstanbul Valiliği’ne başvuru yaptı. 45 gün içerisinde verilmesi gereken cevap, Dere’nin birinci ölüm yıl dönümü olan 12 Mayıs’ta verildi. Valiliğin Dere’nin avukatına gönderdiği cevapta, bilirkişi raporuna göre kusurlu bulunan 8 kişiden sadece Koordinatör Kontrol Amiri Saffet Altındağ’a ilişkin soruşturma izni verdi. Bunun üzerine Dere’nin avukatı Mehmet Can Sezgin, Bölge İdari Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

‘VALİLİK KENDİNİ MAHKEME YERİNE KOYMUŞTUR’

Valiliğin, cevabını hem geç verdiğini hem de kendini mahkeme yerine koyduğunu dile getiren Dere’nin avukatı Mehmet Can Sezgin, “Valilik, mahkeme yetkililerine tecavüz ederek, bir değerlendirmede bulunmuştur. Sorumluluğu olan İBB’den Valilik 3 ay içerisinde de görüş aldı. Yani Valilik ‘şüpheliye gidip sen şüpheli misin’ demiştir. ‘Senin ile ilgili soruşturma yapayım mı?’ demiştir. Bunun ne hukukla ne de kamu vicdanıyla uyuşması mümkün değil” diye konuştu.

‘KİMİN KUSURLU OLUP OLMADIĞI VALİLİĞİN İŞİ DEĞİL’

Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunduklarını ve mahkemenin cevabını beklediklerini kaydeden Sezgin, “Olayın meydana geldiği zamanı baz aldığımızda, kaybedilen zaman yargılamanın başlaması için korkunç boyutlarda. Valilik kamu menfaati değerlendirmesi yapıp, bırakmalıydı. Kimin kusurlu kimin kusursuz olduğu tespiti valiliğin işi değil. Bütün şüpheliler İBB içinden çıkıyor ve İBB’ye kimi soruşturalım kimi soruşturmayalım diye sorulmaz” dedi. Valiliğin, sistematik bir şekilde süreci uzattığını ve savcının görevini yapmasına engel koyan bir rol üstlenmekte olduğunu kaydeden Sezgin, “Sonucun ne olacağını merak ediyoruz. Valilik bir mahkeme değildir. Normal kanuna göre 45 günde cevap vermesi gerekiyordu; ama 3 ay geçtikten sonra cevap verdi” dedi.

‘VAROLAN ACIMIZA BAŞKA BİR ACI EKLENDİ’

Valiliğin cevabına şaşırmadığını ifade eden anne Nesrin Aslan (56) ise, “Bu tür hukuksuzları duymuştum ama başıma gelmemişti. Devletin savcısı devletin valisine durumu bildirdi. Ve gerekli belgeleri istedi. Ben kimseden bir şey istemedim. Cevap, aylarca verilmedi. Olayın yıl dönümünde Validen cevap aldık. Bununla da acımıza başka bir acı ekledi. Valilik eğer bilirkişi ise raporu neden bu kadar beklettin. ‘Kimin sorumlu kimin sorumlu olmadığına sen karar veriyorsan’ neden bizi oyalıyorsun. Sen hakim misin? Bu kanıya nereden vardın? Skandal bir cevap verdi bize. Akıl almaz bir şey. Bu toplumu da vicdanı da aptal yerine koyan bir şey” diye konuştu.

‘VALİLİK İBB’NİN SUÇ ORTAĞI OLMUŞTUR’

Türkiye’de adaletin bir partinin (AKP)) isminde varolan kavramdan başka bir şey olmadığını vurgulayan Aslan, “Vali, adaletin önünde engeldir. Hangi partinin seçmenidir ve kime oy verir, beni hiç ilgilendirmez. Devletin valisiysen şayet, devletin valisi ol. Bu devletin adaleti ne kadarsa hiç olmazsa onu işlet. Bunların nereden talimat aldıklarını herkes biliyor. Vali, isteyerek, planlayarak İBB’nin cinayetlerine suç ortağı olmak istedi ve oldu. Davacıyım” ifadelerini kullandı.

Davanın sonucunu belki göremeyeceğinin dile getiren Aslan, “Bu dava sonuna kadar takip edilecek. Asla unutturamayacaklar. Akıllarında çıkmayacak. Kızım ve ben rüyalarına gireceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Mehmet Şah Oruç / Metin Yoksu – dihaber

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR