Eren Erdem: OHAL’in yeni mağduru Süleyman Soylu’dur

Post date:

Author:

Category:

Devlet içinde yeni bir “paralel” örgütlenmenin olduğunu söyleyen Erdem bir Ülkenin İçişleri Bakanının telefonlarının dinlenmesinin bir bekaa sorunu olduğunu bunun bir an önce ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.

 Tüm bunların OHAL’in ürünü olduğunu söyleyen Erdem “OHAL ‘in artık kalkması gerektiğini bir çok AKP li Bakan Milletvekili de ifade etmektedir. Bunun devam etmesini isteyen sadece Cumhurbaşkanı’dır. Türkiye AKP ile Cumhurbaşkanı arasındaki bir mücadelenin çatışma alanı olmamalıdır” dedi.

 Geçmişte aynı mağduriyeti yaşayan birisi olarak Süleyman Soylu’ya yapılan bu hukuksuzluğu kınadığını ifade eden Eren Erdem, bir başka bekaa sorunumuz ise, “OHAL hukuku yüzünden hiçbir suçu olmayan 18 yaşındaki harp okulu öğrencilerinin müebbet ceza alarak hapis hanelerde çürütülmesidir. Haklarında FETÖ’cü olduklarına dair tek delil olmayan bu gençlerimiz, sadece emre itaat ettikleri için bu gün ceza evlerindedir. Yine Ohal KHK ları ile ihraç edilen ve sonrasında beraat eden kamu görevlilerimizde aynı şekilde açlıkla karşı karşı-yadır. Bir ülkede insanlar devlete güvenmeyecekse kime güvenecek. Mahkemelerde beraat eden insanlar işlerine dönmek için daha ne yapmalılar” dedi.

 Mustafa Balbay: Suçişleri Bakanlığı mı?

Mustafa Balbay ise kendi telefonunun da hukuksuz dinlendiğini belirterek, Soylu’nun telefonlarının dinlendiği ve bu nedenle 6-7 emniyet mensubunun açığa alındığı yönündeki haberleri şaşkınlıkla karşıladıklarını söyledi.

 Telefon dinlemelerin Türkiye’deki hukuksuzlukların temeli olduğunu vurgulayan Balbay, “Telefon dinlemelerinin İçişleri Bakanı’nın kendisine kadar uzanmış olması hukuksuzluğun hangi boyuta geldiğini gösteriyor. İçişleri Bakanı Soylu’ya yapılan bu soysuzluğu kim yaptı? Gün geldi Soylu’nun hakkını savunmak bize düştü. İçişleri Bakanlığı bünyesindeki 6-7 kişi bunu yaptıysa, bakanlık suçişleri bakanlığı mı oldu” dedi.

Ankara’da deprem! Soylu’ya polis takibi!

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR