İNSANLIK TARİHİNİ YIKIYORLAR

0
161

Sokağa çıkma yasağına, tanklara, panzerlere direnen Amed’in Sûr halkı perşembe sabahına uyandığında Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde polisin TOMA ve bariyerli ablukasıyla karşılaştı. Zorla evlerin boşaltılması istendi. Halk ve vekiller direnişe geçti

Sokağa çıkma yasağının sürdüğü aylar boyunca panzerler ve tanklarla bombalanan Amed’in Sûr İlçesi’nde bulunan Alipaşa ile Lalebey mahallelerinde ayakta kalan yapılar da “Kentsel dönüşüm” adı altında yok edilmek isteniyor. Dün sabah saatlerinde Diyarbakır Valiliği’nin verdiği talimat doğrultusunda her iki mahalle çevik kuvvet polisleri ve TOMA’larla abluka altına alındı. Yıkıma direnerek karşı çıkan yurttaşların evleri polis tarafından tehdit edilerek zorla boşaltılmaya çalışıldı. Eve girişlerine izin verilmeyen yurttaşlar canlarını tehlikeye atarak elektrik akımının bulunduğu demirler arasından evlerine ulaşmaya çalıştı. Polis tarafından zorla boşaltılan kimi evler yıkılırken Sûr’un Yıkımına Hayır Platformu’nun çağrısı üzerine HDP’li vekiller ve çok sayıda kişi mahalleye geldi.

Alipaşa Mahallesi’ne gelen HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Ziya Pir ve İmam Taşçıer, Sûr Platformu bileşenleri ile birlikte oturma eylemi başlattı. Alipaşa Mahallesi Talu Sokak’ta (Meydana Çeleka) oturmaya başlayan vekillerin bulunduğu yere kimse alınmazken, basın mensuplarının da içeri alınmadığı mahallede eylemler gün boyu devam etti. Günlerdir suları kesik olduğu için cami ve kiliseden ihtiyaçlarını karşılayan halk, buradaki suyun da kesilmesi üzerine su tankerinden bidonlarla su taşımaya başladı.

‘Öldürseler de çıkmayacağız’

Polislerin ablukasına tepki gösteren kadınlar Sûr’dan çıkmak istemediklerini söyledi. Huriye Akpolat, Sûr’da doğup büyüdüğünü kaydederek, “İnsan doğduğu yeri nasıl terk etsin. Sûr zaten yoksul halkın evidir. Şimdi bize diyorlar ki gidin sitelerde yaşayın. Biz burada aylık 500 TL ile yaşayabiliyorduk peki o evlerde nasıl yaşayacağız? Bu da Sur halkının gerçekliğidir. Sur bizim nefesimizdir. Bizi öldürseler de çıkmayacağız” diye konuştu.

Cahide isimli kadın, yaşananların insanlığa hakaret olduğunun altını çizerek, aylardır kendilerine yapılmayan baskının kalmadığını söyledi. Tüm zorluklara ve baskılara rağmen mahallelerini terk etmediklerini dile getiren Cahide, “Onlar dinsizse biz de onlardan dinsiz olacağız. Yaptıkları zulümdür. Ne istiyorlar bu halktan? İki gram mutluluğumuz, huzurumuz var ona da göz dikmişler. Kamulaştırma diyorlar, neyin kamusu? Kimden izin alıp kamulaştırmışlar? Gelip evimizi başımıza yıksınlar, biz kendi ayağımız ile çıkmayacağız” diye belirtti.

80 yaşında olan Rabia ana ise , “Bu sokaklarda çocuklarım büyüdü. Bende burada yaşlandım. Şimdi devlet bana buradan çık diyor. Buradan çıkıp nereye yerleşeceğim. Kaç zamandır sularımızı kestiler. Hortum ile evime su taşıyorum ama bu zorluklara rağmen evimden çıkmıyorum. Ne olursa olsun buradan çıkmayacağım” dedi.

Polisin yıkım pişkinliği

Abluka sırasında Sûr’da halkın sesini duyurmaya çalışan ögürüz.org haber sitesinin yayını sırasında evinin yıkılmasına tepki gösteren kadını elindeki şeftaliyi yiyerek pişkinlik yaparak kadını sözlü taciz etti. Yaşadıklarını anlatan kadına “medyaya oynama” diye taciz eden polise muhabir canlı yayında oldukalarını dile getirerek tepki gösterdi.

‘Sûr’a sahip çıkalım’

Yıkıma tepkiler çığ gibi büyürken HDP Genel Merkezi’nden yazılı açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “Sur, İdil, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, Silopi`de katledilen yurttaşlarımızın, yıkılıp talan edilen kentlerin, yok edilmeye çalışılan kültürün üzerine rant odaklı, halkımızı yerinden etmeye dönük projeler üretilmesi açıkça bir tarihsel ve kültürel soykırımdır. Kürt halkına ve Kürt kültürü ile ilgili her şeye yönelik hırs ve intikam duygusuyla Sûr’a yapılan saldırıyı tüm muhalif kamuoyu kendisine yapılan bir saldırı olarak görmelidir. Sûr’a ve Sûr halkına sahip çıkalım” ifadelerine yer verildi.

‘Demokratik bir yaşamdır Sûr’

Elbistan Cezaevi’ndeki siyasi tutsaklar yıkıma tepki gösterdi. 46 tutsağın imzasının bulunduğu Sûr mektubu, aileler aracılığıyla Sûr Dayanışma Platformu’na iletildi. “Sûr aşktır” başlığıyla kaleme alınan mektupta tutsaklar, “Sur tarihtir, özgür yarınlardır. Demokratik bir yaşamdır. Sur Amedimizin, Amed de Kürdistan’ın ruhudur. Bu ruhu temsil eden kadim kent Sûr’un yıkımına ‘DUR’ demek için tüm çabaları destekliyoruz” dedi.

Zülfü Livaneli’den Sûr için çağrı

Polisin bariyerlerle sararak zorla boşaltmak istediği Sûr’da halk bariyerler önünde direnirken Yazar Zülfü Livaneli’de bir video yayınladı. Livaneli videoda “En büyük anıt insandır. Yalnız oradaki binalara değil insanlara yapılanlar da benim yüreğimi yaktı” diyerek Sûrluları sahiplenme çağrısı yaptı.

AMED/ŞÛJIN-dihaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here