Kuzey Suriye’nin tamamı Rakka’da!

0
160

 Rakka’da devam eden “Büyük Savaş”a, DAİŞ’ten görmedikleri zulüm kalmayan Kuzey Suriye kentlerinin tamamından savaşçı akın ediyor.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD), Rakka’yı DAİŞ işgalinden kurtarmak için “Büyük Savaş” adıyla başlattığı operasyonlar 74’üncü gününe girdi. Kentin güney cephesinde kontrol sağlayan QSD savaşçıları, kuzey, doğu ve batı hattından ilerlemeye devam ediyor. Savaşçıların doğu cephesinde bulunan Mansûra ve Reşid mahallelerini kurtarmalarının an meselesi olduğu kaydedilirken, iki mahallenin alınmasıyla özgürleşen mahalle sayısı 16’ya çıkacak. Suriye’de bulunan 17 askeri güçten oluşan QSD’ye ise her gün DAİŞ’ten yara almış Kuzey Suriye’nin neredeyse bütün kentlerinden savaşçı adayları akın ediyor.

SERÊKANİYÊ

DAİŞ’in ilk saldırdığı yer Kuzey Suriye’nin Cizîr Federal Bölgesi’nin Hasekê Kantonu’na bağlı olan Serêkaniye kentiydi. El Nusra ile birlikte 8 Kasım 2012 tarihinde kente saldıran DAİŞ, istediğini elde edemeyince, kentte iki kere daha saldırmıştı. Bu saldırılarında da başarılı olamayan DAİŞ, Suriye sahasında beklenmedik bir direnişle karşılaşıyordu. DAİŞ, kenti yakıp, yıkmakla bir sonuç almaya çalışmış, fakat yağma kültürü de bir sonuç getirmemişti. YPG/YPJ güçlerinin Serêkaniyê’de nüvelerini attığı savaş tarzı günden güne yayıldı. Kentlerinden sonra DAİŞ’ten kurtarılan birçok şehirde savaşan Serêkaniyliler, şimdi ise Rakka’da “Büyük Savaş” adıyla başlatılan operasyonlara katıldı ve DAİŞ’e karşı doğu cephesinde savaşıyorlar. Serêkaniyê gücü, kentin tarihi surları ve tarihi El Etiq Camii etrafında DAİŞ’e operasyon düzenliyor.

KOBANÊ

Tarih 14 Eylül 2014’ü gösterdiğinde DAİŞ, Kobanê’ye eşine az rastlanır bir saldırı başlattı. Ortadoğu sahasındaki en büyük saldırısını Kobanê’ye yapan DAİŞ, tarihi bir direnişle karşılaştı. DAİŞ, aynı zamanda ilk yenilgisini de burada aldı. YPG/YPJ savaşçılarının Serêkanîyê’de başlattığı direniş, Kobanê’de pekiştirilirken, direnişin en büyük etkisi ise DAİŞ’e karşı verilen savaşa yansıdı. Kuzey Suriye’nin birçok kenti Kobanê’deki direnişi örnek alarak, mücadele etmeye başlarken, DAİŞ’e karşı savaşan Kobanêli savaşçılar ise Rakka’nın batı cephesinde yer alarak, en ön cephelerde savaşıyor. Kentin stratejik bölümlerini kontrol altına alan Kobanêli savaşçılar, Rakka’da özgürleştirdiği sokak ve caddelere yazdığı yazılamalarla Kobanê’de yaşanan kıyımı hatırlatıyor.

ŞEDADÊ

Hasekê’ye bağlı olan ilçe, 14 Şubat 2013’te El Nusra tarafından işgal edilerek,7 Şubat 2014’te ise DAİŞ’e teslim edildi. Şedadê zengin yeraltı kaynaklarına sahip bir yer olarak bilinirken, DAİŞ yıllarca buradan çıkardığı petrolü kaçak yollarla Türkiye’ye sattı. Irak ve Suriye sınırında bulunan Şedadê Musul ve Dêra Zor kentlerinin bağlantılarını sağlıyor. QSD güçleri, 16 Şubat 2016 tarihinde başlattığı “Habur’un Öfkesi” hamlesi kapsamında 19 Şubat’a kadar Şedadê ve çevresindeki 50’ye yakın köyü özgürleştirdi. Bir karabasan gibi kasabaya çöken DAİŞ, Suriye’den başlayarak Irak’ın birçok bölgesine resmen ölüm kusturuyordu. Kentlerini özgürleştiren Şedadêliler şimdi de Rakka operasyonunda yer alarak, güney cephesinde bulunan ve kentin göbeğinde yer alan Reşid Mahallesi’nin savunmasını yapıyor.

GIRÊ SPÎ

DAİŞ, Suriye sahasına Rakka’dan yayılarak, kısa bir süre içinde birçok yeri işgal etmişti. Onlardan biri de Urfa’nın Akçakale ilçesinin hemen karşısında bulunan Girê Spî’ydi. Kent DAİŞ’in en büyük merkezlerinden biriydi. DAİŞ’in uluslararası geçiş hattı olarak da kullandığı Gire Spî, 6 Mayıs 2016’da Serêkanîyê’de başlayan “Komutan Rubar Qamişlo Hamlesi’nin” 45’inci gününde DAİŞ’ten temizlendi. 1 yıl DAİŞ işgali altında olan kentte zulüm ve kıyımın sembolü ise kent merkezinin göbeğinde bulunan ve insanları cezalandırmak için kullanılan “İbret-i Alem” adlı kafesti. Burada cezalandırılan Gire Spîli onlarca genç ise şimdi batı cephesinde kendilerine yapılanların hesabını soruyor.

EYN ÎSA

QSD’li güçler, “Komutan Rubar Qamişlo Hamlesi” kapsamında Girê Spî ve Silûk’un güneyinde ilerlemiş ve hamlenin 48’inci gününde büyük bir başarı elde ederek, kenti özgürleştirmişti. DAİŞ’in önemli geçiş hatlarından birini daha kesen QSD’li savaşçılar, DAİŞ zulmüne ağır darbeler vurmuş ve kentin QSD güçlerinin kontrolüne geçmesiyle onlarca Eyn Îsalı genç saflardaki yerini almıştı. Kobanê ve Gîre Spîli savaşçılarla sırt sırta veren Eyn İsalı savaşçılar, batı cephesinde DAİŞ çetelerine aman vermiyor.

QAMIŞLO

Cizîr Federal Bölgesi’ne bağlı Qamişlo Kantonu da DAİŞ’in saldırılarından nasibini aldı. DAİŞ Suriye’de yaşanan savaş kapsamında bugüne kadar birçok defa Qamişlo’ya saldırmış fakat istediğini elde edememişti. DAİŞ, 27 Temmuz 2016 tarihine Xerbî Mahallesi’nde Qasimo Camii yakınlarında bir bomba yüklü araç patlatmış ve büyük bir katliam yaşatmıştı. Katliamda 52 kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık 170 kişi de yaralanmıştı. Bugün ise Qamişlolu savaşçılar, kentin doğu ve batı cepheleri başta olmak üzere birçok yerde DAİŞ’e operasyonlar düzenleyerek, katliamını intikamını alıyor.

DÊRİK, GIRKÊ LEGÊ, DÊRBESIYÊ VE AMUDÊ…

Girkê Legê’ye bağlı Çilaxa üzerinden de saldıran DAİŞ çeteleri bu hat üzerinde Rojava’nın birçok kentine saldırmıştı. Sadece saldırı altında olan kentler değil, DAİŞ zulmünün bu topraklarda son bulması için Dêrik, Dêrbesiyê ve Amudê’den gelen yüzlerce Arap ve Kürt savaşçı DAİŞ faşizmine karşı omuz omuza ter döküyor.

HASEKÊ

Kuzey Suriye Federasyonu için kilit bir role sahip olan Hasekê Kantonu’nda, başlarda YPG, rejim güçleri ve DAİŞ bulunuyordu. DAİŞ’in QSD güçlerinin diğer bölgelerine olan operasyonlarını engelleyebilmek için 2015-2016 yıllarında birçok kez saldırı düzenlediği Hasekê, saldırılar karşısında her sefer başarılı bir sınav verdi. Minbic operasyonu döneminde büyük bir temizlik operasyonu başlatan QSD güçleri, Hasekê’yi tamamen DAİŞ’ten temizledi. DAİŞ’e karşı yapılan birçok hamlede yer alan Hasekêli savaşçılar, DAİŞ’in başkentine yürüyor. Stratejik bir alanda operasyonlar düzenleyen Hasekêli savaşçılar önemli bir ilke imza atarak, güney cephesinde birleşen operasyon kollarından biriydi.

MINBIC

Güney cephesinin Nezlit Şahedê Mahallesi’nde Hasekêli savaşçılar ile birleşen diğer operasyon kolu da Minbicli savaşçılardan oluşuyor. Minbic, 3 yıl DAİŞ esaretinde kalmış ve DAİŞ’in en büyük askeri merkezi olarak biliniyordu. Aynı zamanda uluslararası geçişin en yoğun kullanıldığı hat Minbic üzerinden sağlanırken, QSD’li güçler, 1 Haziran 2016 tarihinde Minbic’i özgürleştirme operasyonu başlattı. 73 gün süren şiddetli çatışmalardan sonra Minbic özgürlüğüne kavuşurken, yüzlerce Minbicli Arap, Türkmen ve Kürt genci, QSD saflarına katıldı. Şimdilerde kentin hem güneyinde hem de doğusunda yer alan yüzlerce Minbicli kadın ve erkek savaşçı, esir tutulan yakınlarını kurtararak, zulmün kalesini düşürüyor. DAİŞ’in işkence ve zulmünden geçmiş savaşçılar, “Bir daha kimse bu illeti yaşamasın” diye Rakka mevzilerinde gece gündüz demeden savaşıyor.

TABQA

3 yıl DAİŞ’in işgalinde kalan Tabqa, DAİŞ’in “Medinesi” olarak biliniyordu. Kadınların recm edildiği ve cezalandırılan kimselerin infaz edildiği mekân olarak adlandırılan Tabqa, adeta bir ölüm kuyusuna dönüşmüştü. QSD’li savaşçıların 21 Mart 2017’de başlattığı ve 12 Mayıs tarihine kadar süren 50 günlük çatışmalardan sonra kurtardığı kent, yeniden yaşama döndürüldü. Kürt, Arap, Çerkes, Şii, İsmaili, Êzidî ve Hıristiyan halkların yaşadığı kentte DAİŞ’ten dolayı sürgünler olurken, kentin alınmasıyla halklar yeniden kentte dönüyor. Tabqalı savaşçılar şimdi, DAİŞ zihniyetinin yok olması için kentin batı ve kuzey cephelerinde DAİŞ’ten yara almış yüzlerce savaşçıyla birlikte mücadele ediyor.

Nazım Daştan – dihaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here