Rus-Fars-Türk mekanizması

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Astana’daki Suriye görüşmelerinde Rusya, İran ve Türkiye etkinliklerini güçlendirmek için ‘üçlü mekanizma’ kurdu. Başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre’ye dönüş kararı alınan bildiriyi, rejim ile silahlı gruplar imzalamadı

Rusya, İran ve Türkiye’nin işbirliğiyle Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya getirilen Suriye hükümeti ile selefi-ihvancı silahlı grupların görüşmeleri ikinci gününde de devam etti. Kürtlerin çağrılmadığı ve ABD’nin de katılmadığı görüşmelerde ikinci gün görüşmelerinin ardından Rusya, İran ve Türkiye adına bir bildiri yayımladı. Suriye rejimi ve silahlı grupların altına imza koymadığı bildiride “ateşkesin devamlılığının sağlanması ve ateşkesi kabul eden ile etmeyen grupların ayrılması ve El Nusra ile DAİŞ’e karşı üçlü mekanizma” kurulması kabul edildi.

Dar katılımlı toplantı

Suriye’deki sadece 14 askeri gücün katıldığı ateşkes görüşmelerinin ikinci gününde de sert tartışmalar yaşandı. Yuvarlak masada başlayan görüşmeler ayrı salonlarda “mekik diplomasisi” yöntemiyle devam etti. Karşılıklı suçlamalarla süren görüşmelerde silahlı gruplar ile Türkiye, rejim ve Şii milislerin ateşkesi ihlal ettiğini savunurken; rejim ise silahlı grupların “ateşkes dışında tutulan El Nusra’yı savunduğunu” dile getirdi.

Üçlü mekanizma

Astana’da Rusya, İran ve Türkiye işbirliğiyle yapılan görüşmeler sonucunda üç ülkenin kabul ettiği ortak bildiri açıklandı. Kazakistan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov tarafından okunan ve altında Rusya, İran ve Türkiye’nin imzasının bulunduğu bildiride Suriye’deki ateşkesin denetlenmesi için üçlü bir mekanizmanın kurulmasına karar verildi. Suriye rejimi ile silahlı grupların altında imzasının bulunmadığı bildiride “DAİŞ ve Nusra’ya karşı ortak mücadele edileceği, bunların silahlı muhaliflerden ayrılmasının sağlanacağı” belirtildi.

Cenevre’ye dönüş

Uluslararası topluma, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 numaralı kararındaki adımların uygulanması için Suriye’deki siyasi süreci desteklemeleri çağrısının yapıldığı bildiride, daha önce başarısızlıkla sonuçlanan Cenevre görüşmelerine dönüş istediği vugulandı. Bildiride, “Garantör ülkeler, silahlı muhalif gruplar BM’nin denetiminde 8 Şubat’ta Cenevre’de düzenlenecek görüşmelere katılımı destekler” denildi.

Rejim memnun

Suriye temsilcisi Beşar Caferi, Astana görüşmelerinin “başarılı olduğunu” ileri sürdü. Caferi, “Nihayet herkesin üzerinde uzlaştığı, mutabakata dayalı bir belgemiz oldu” dedi. Silahlı grupların müzakerecisi Muhammed Alluş ise yaptığı ilk açıklamada, “Sonuç bildirisinde bazı itirazlarımıza riayet edildi” dedi. Silahlı grupların bildiriden memnun olmadığı öğrenildi.

Bildiride dikkat çekici madde

23 Aralık 2016 tarihinde Rusya, İran ve Türkiye arasında yapılan Moskova mutabakatının genişletilmiş hali olan sonuç bildirisinde üçlü mekanizma, Cenevre’ye dönüş ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 numaralı kararına atıf yapılmasının yanı sıra yer alan “BM Güvenlik Konseyi’nce teyit edildiği şekilde, çok etnili, çok dinli, mezhepsel olmayan, demokratik bir devlet olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne taahhütlerini yineledikleri” maddesi dikkat çekti. Bu madde ile Türkiye’nin yürüttüğü “Fırat Kalkanı” isimli operasyonunun akıbeti merak konusu.

4caferiCaferi’den sert sözler

Suriye rejiminin başmüzakerecisi Suriye’nin BM Büyükelçisi Beşar Caferi, Astana’ya giden muhalifleri provokatif davranmakla ve teröristleri savunmakla suçladı. Caferi, “Muhalifler diplomatik davranış kurallarına uymadı. Baş müzakerecileri (Muhammed Alluş) konuşmasının bir kısmında El Nusra’nın savaş suçlarını savundu” dedi. Öte yandan Caferi sonraki konuşmalarında da silahlı gruplar için “terörist”, Türkiye için de “teröristlerin garantörü” dedi.

Ateşkes de var Çatışma da var!

Astana’da görüşmeler devam ederken Suriye’nin birçok merkezinde de çatışmalar devam ediyor. Söz konusu çatışmalar, Astana’daki görüşmelerde de anlık olarak atmosferi değiştiriyor. Şam, Dera, Hama, Halep kırsalı ve Lazkiye’de birçok noktada çatışmalar yaşandı. Özellikle Şam kırsalındaki Barada Vadisi’nde El Nusra’ya düzenlenen operasyon Astana’da tartışmalara neden oldu. Silahlı grupların bunu gündeme getirmesi üzerine rejim temsilcileri, silahlı grupları “El Nusra’yı savunmakla” suçladı.

Yeni düşman: El Nusra

Astana sonrası Türkiye’nin yeni bir düşman kazanacağı belirtiliyor. Yeni düşmanın adı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce defalarca “Neden terör örgütü diyorsunuz” dediği ve “Rica ettik Halep’ten çekilecekler” diye sahiplendiği El Nusra olacağı belirtiliyor. Rusya, İran ve Türkiye’nin üçlü mekazima ve sonuç bildirgesine El Nusra’yı DAİŞ ile birlikte almasının Türkiye’nin yeni düşmanının El Nusra olacağına dair yaygın bir kanaat mevcut. El Nusra’nın Türkiye’de güçlü bir örgütlenme ağının olması Türkiye için tehlike çanlarının çalındığı anlamışan geliyor.

ENKS’li Beşar konuşturuldu!

Astana’daki görüşmelere Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) içerisinde “siyasi danışman” sıfatıyla katılan Suriye Ulusal Kürt Meclisi (ENKS) üyesi Ebdulhekim Beşar, görüşmelerde PYD’yi şikayet etti. Katar televizyonu Al Jezeera’ye konuşan Beşar, PYD’nin rejimle birlikte hareket ettiğini iddia eden Beşar’ın şu sözleri ise kim adına konuştuğunu bir kez daha ele verdi: “Türkiye’nin Kürtlerle bir sorunu olduğuna inanmıyorum. Suriye’de haklarımızı almamız konusunda hep destek oldu. Irak Kürt Yönetimi ile de iyi ilişkileri var. PYD Kürtlerin çıkarlarını savunmuyor. Yaptıkları her şey Küt halkına zarar veriyor.” Beşar, PYD’nin Suriye’nin geleceğinde yerinin olmadığını savundu.

ASTANA

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR