Tarık Ziya Ekinci: Faşizan yönetimin bütün belirtileri var

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Siyasetçi ve yazar Tarık Ziya Ekinci, ırkçı söylemlere değinerek, “Erdoğan’ın bu nefreti sadece Kürtlere dönük bir hissiyat değil, Kürtler üzerinden bütün Türkiye’de otoriter bir yönetim kurma isteğinin dışavurumudur” dedi. Ekinci, “Demokrasiden yana olan tüm güçlerin el birliğiyle savunacakları şey Kürt özgürlük hareketi olmalıdır” diye konuştu.
Federe Kürdistan Bölgesi’nde 25 Eylül’de yapılan bağımsızlık referandumunda halkın yüzde 93’ü “Evet” oyu kullandı. Irak, İran ve kısmen Suriye referandumunun sonuçlarına yönelik tepki gösterse de, en büyük tepkiyi Türkiye gösterdi ve hala göstermeye devam ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın hakarete varan tepkileri, AKP ve MHP’lilerin ırkçı açıklamalarıyla daha da üst düzeye çıktı. Türkiye’nin tavrını değerlendiren siyasetçi ve yazar Tarık Ziya Ekinci, bu tehditlerin ne tarihsel ne sosyolojik ne de siyasal bir dayanağının olmadığını söyledi.

‘İLİŞKİLERİ BOZULMASIN DİYE DESTEK VERMİYORLAR’

Referanduma büyük bir katılımın olmasının son derece takdir edilir bir durum olduğunu belirten Ekinci, yüzde 93 “evet” oyu kullanan halkı kutlayarak, “Kürt halkı içtenlikle duygularını açığa vurmuştur ve bağımsız yaşama arzusunu ortaya koymuştur” dedi. Referandum sonucunun Kürt halkının geleceğine büyük katkı sağlamasını temenni ettiğini ifade eden Ekinci, “Fakat öyle görünüyor ki, Kürt halkının bu isteklerinin kısa zamanda yaşama geçmesi ve tam bağımsız bir Kürdistan’ın kurulması çok zor olacak. Etraf düşmanlarla çevrilidir. Hemen hemen hiçbir ülke, İsrail dışında, açıktan Kürtlerin bağımsız bir devlet olmasını istemiyor. İçten içe bunu doğru bulan, bunu tasvip eden devletler bile açıktan bu düşüncelerini ortaya koyamıyorlar. Birincisi bu devletlerin Ortadoğu’daki menfaatlerinden kaynaklı. İkincisi ise Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi bölge ülkeleri ile ilişkilerini bozmak istememeleridir” dedi.

Bu ülkelerden biri olan Rusya’nın Kürtlerin bağımsızlığına karşı olmadığını aktaran Ekinci, “İsteklidir ama buna rağmen Türkiye ve İran ile olan münasebetlerini bozmak istemiyor. Irakla olan gelecekteki münasebetlerini bozmak istemiyor. Dolayısı ile çok açık net bir şekilde ‘Kürtler bu kararlarında haklıdır ve aldıkları bu kararın daha ileri gitmesi ve Kürtlerin bağımsızca yaşama arzusunun tanınması lazım’ diye bir açıklama yapamıyor” dedi.

‘AKP-MHP ORTAKLIĞI KÜTLERİ YOK ETME POLİTİKASI İZLİYOR’

Türkiye, Irak ve İran’ın tarihsel nedenlerle ve başından beri çok yaygın bir şekilde Kürt düşmanlığı beslediğini dile getiren Ekinci, “Bu kökleşmiş bir düşmanlıktır. Hatta büyük çıkarlar ön planda olduğu zaman bile Kürt düşmanlığını sürdürmüşlerdir” diye konuştu. Türkiye’de son dönemlerde bu Kürt düşmanlığının çok üst düzeye çıktığının altını çizen Ekinci, “Özellikle AKP’nin MHP ile ortaklık kurması ile birlikte, Türkiye’de Türk-İslam sentezine dayalı milliyetçiliğin ağır bastığı bir politika izlenmeye başladı. Bu Türk-İslam sentezi ideolojisinin temel hedefi Sünni İslam ve Türkçülük dışı her türlü hareketi yok saymak, mümkünse ortadan kaldırmaktır. MHP’nin AKP’ye açık tavsiyesi Kürt hareketini yok etmektir. Kürtlerin artık bir daha tarih sahnesinde varlığını gösterecek düzeye gelmesine meydan vermeyecek bir politikayı izlemeyi, yok etmeyi tavsiye ediyor. MHP hem Kuzey Irak Kürt hareketini hem Türkiye’deki Kürt hareketini, hem de Kandil hareketini toptan yok etmek istiyor. Bunu da açıkça söylüyor. Bu düşüncesi büyük ölçüde AKP tarafından benimsenmiştir” dedi.

‘KÜRTLERE TAHAMÜLLERİ YOK’
Türkiye’de demokrasiden yana olan tüm güçlerin el birliği ile ilk savunacakları şey Kürt özgürlük hareketi olmalıdır. Kürt hareketini savunulmadan Türkiye’de çağdaş, ileri bir demokrasinin kurulması mümkün değildir.
Erdoğan’ın her fırsatta “Tek millet, tek devlet, tek dil ve tek bayrak” dediğini ve bu sloganla “Sünni Türklerden başka kimseye yaşam hakkı tanımak istemediğini ortaya koyduğunu” aktaran Ekinci, ” AKP daha önce Kürtlerin yararına aldığı bazı olumlu kararları ve bazı uygulamaları teker teker ortadan kaldırıyor. Köy ve kasaba isimlerinin değiştirilmesi konusunda bir irade oluşmuştu. Bunlar tamamen terk edildi. Kürtçe eğitim verilmesi bir yana ‘ki bizim talebimizdir’ Kürtçenin öğretilmesine bile artık tahammülleri yok. Onu da ortadan kaldırdılar. Bunun dışında tanınan bazı ufak tefek düzenlemeler için gösterilen müsamahalar vardı. Bunların hepsi kalktı. Bırakalım bunları, Kürtlerin kendi belediye meclis ve başkanlarını seçmelerine bile tahammül gösterilmiyor. Daha evvel seçilen belediyelere kayyum atanıyor ve Belediyeler kayyum ile yönetiliyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde görülmüş bir şey değildir” dedi. Ekinci, “Nitekim Türkiye’nin kurucu üye olduğu Avrupa Konseyine bağlı Venedik Komisyonu hükümetten kayyum atamasına son vermesini ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini istedi” diye ekledi.

‘FAŞİZAN BİR YÖNETİM KURULACAK’

Bir birey olarak Türkiye’nin tehditlerini duyduğunda neler hissettiğini Ekinci şu sözlerle anlattı: “Benim açımdan gidişat elem vericidir. Bütün haklarımın yok edildiği ve kendi dilimde konuşma imkânımın dahi olmayacağı bir ortama doğru sürüklendiğim algısını yaşıyorum. Türkiye’de genel gidişat olumsuzdur. Demokratik hukuk devleti idealine bağlı vatandaşların tümünde ülkede despotça bir yönetimin kurulacağı korkusu var. Türkiye’de bugün faşizan bir yönetimin bütün belirtileri vardır. Sorun sadece benim kişisel sorunum değil. Başta demokratlar, ilericiler, insan hakları savunucuları olmak üzere herkesin, bütün vatandaşlarının sorunudur. Aslında Türkiye’de demokrasiden yana olan tüm güçlerin el birliği ile ilk savunacakları şey Kürt özgürlük hareketi olmalıdır. Kürt hareketini savunulmadan Türkiye’de çağdaş, ileri bir demokrasinin kurulması mümkün değildir. Recep Tayip Erdoğan’ın bu nefreti sadece Kürtlere dönük bir hissiyat değil, Kürtler üzerinden bütün Türkiye’de otoriter bir yönetim kurma isteğinin dışavurumudur” diye konuştu.

‘TEK ALTERNATİF ÖZGÜRLÜK HAREKETİNİ EKSEN ALAN DEMOKRATİK SİYASETTİR’
İçinde Kürt özgürlük hareketinin yer almadığı hiçbir siyasal hareket Türkiye’de kâmil bir demokratik düzen kuramaz. Çünkü Kürt özgürlük hareketi herkes için demokrasi ve özgürlük talep ediyor.
Türkiye’de demokrasiyi kurma görevinin Kürtlerin omuzunda olduğunu ifade eden Ekinci, “İçinde Kürt Özgürlük hareketinin yer almadığı hiçbir siyasal hareket Türkiye’de kâmil bir demokratik düzen kuramaz. Türkiye’de ancak Kürt özgürlük hareketinin ağırlıklı olarak içinde yer aldığı bir siyasi örgüt istenen demokratik düzeni kurabilir. Bunun dışında demokrasiyi kuracak hiçbir örgüt yoktur. Ne AKP ne MHP ne CHP kurabilir; ne de şimdi örgütlenmeye çalışan Meral Akşener hareketi kurabilir. Çünkü Kürt özgürlük hareketi Çoğulcu olmak ve herkes için demokrasi istemek zorundadır. Kürt olsun, Ermeni, Laz, Çerkez olsun herkes için özgürlük ve demokrasi talep edecek tek güç Kürt özgürlük hareketidir. Bugün bütün partilerin dört elle sarıldığı çoğunlukçu rejimin tek alternatifi çoğulcu demokrasidir. Bunun savunucusu da içinde mutlaka Kürt özgürlük hareketinin yer aldığı ve Türkiye demokrasi güçlerinin tümünü kapsayan güçlü bir siyasi hareket olabilir. Böyle bir örgütlenmenin gerçekleşebilmesi de ancak Kürt özgürlük hareketinin öncülük etmesiyle mümkündür” şeklinde konuştu.

MA / Sadiye Eser – Sadık Topaloğlu

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR