‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde açık oturum

0
236

 ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ndeki HDP’li vekiller düzenlenen açık oturumda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ndeki 11 vekil yapılan açık oturumda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Oturumun başlangıcında kısa bir konuşma yapan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, alanda bekleyen basın mensuplarının da birer Vicdan ve Adalet Nöbetçisi olduğunu ifade ederek, “Vicdan ve Adalet nöbetçilerisiniz. Bu bir sohbet açıklamasıdır. Bütün Ortadoğu halklarına adaleti umut ediyorum. Adalet nöbetimiz bütün halkların istediği bir taleptir. Adalet ve vicdan insanın kimliğidir. Bir yerde vicdan ve adalet yoksa orada insanlık duygusu yoktur. Ortadoğu’da iktidarlar ilk önce vicdan ve adalete saldırıyor. Zorbalıkla iktidarlarını yürütüyorlar. Ortadoğu’da yaşananlar bunu gösteriyor. İktidarlar olmasaydı Kürdistan’daki savaş olmazdı. Kürdistan’da adalet ve vicdan olsaydı bu savaş yaşanmazdı. Huzur gelmesi için adaletin sağlanması gerekiyor. Barış, vicdan ve adaletle kalıcılaşır” dedi.

HDP’nin elde edilmiş bütün kazanımları gitti bir sonraki seçimde HDP’nin Kürtlere ve Kürdistan’a vaadi nedir ve Güney Kürdistan’da yapılan referandum hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna HDP milletvekili Müslüm Doğan, “HDP üzerindeki saldırıların çoğu HDP’nin paradigmasıyla ilgili. Rojava’da kurulan yeni yaşam Türkiye’yi çok rahatsız etti. Bu ülkede gerçek bir demokrasinin kurulması için partimiz baskı altındadır Oligarşik bir düzen bizi tamamen sarmış durumda, partimiz geniş bir demokratik cephenin oluşması için birçok çağrı yapmıştır” dedi

Bu nöbet için geç mi kalındı şeklindeki soruya da Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, “Geç kaldık ya da kalmadık açıkçası bütün eleştirileri alıyoruz. HDP Kürdistan partisi değil bütün Türkiye’yi kapsayan bir partidir. Türkiye’de devlet eğer biraz hak ve hukuku gözetmiş olsaydı Türkiye şu an bu durumda olmazdı” dedi

AHMET YILDIRIM AMEDSPOR FORMASIYLA NÖBETTE

Amedspor forması giyen Yıldırım, takımla ilgili soruya “Gerçekten çok terlediğimiz için sürekli kıyafet değiştirmek zorunda kalıyoruz özellikle giymedim. Futbolla ilgili biriyim. Amedspor sadece Diyarbakır takımı değil tüm Kürtlerin takımıdır. Kayyum buraya üç imza ile gelmiş fakat şehirdeki tüm hareketlere müdahale ediyor. Kayyum yarım milyona yakın oyla seçilmiş insanların yerine geldi. Bir yılı dolmak üzere fakat öngörüyoruz Sayın Erdoğan’a çağrım yeniden seçim yapalım kimi aday gösterirse göstersin gelsinler kayyumlarını aday yapsınlar bizim adaylarımızı da onlar belirlesin eğer onların kayyumu bu seçimde yüzde 15 oy alırsa şahsi olarak siyasi faaliyetlerimi bırakacağım. Biz demiyoruz biz ya da onlar kazanır onlar yüzde 15’ten fazla oy alamazlar. Bugün Amedspor’a el uzatıyorlar, biz biliyoruz yolunu kesmeseler Amedspor Süper Lig’de oynar. Bu sene inanılmaz hilelerle 1. Lig’e çıkmasını engellediler. Kimse Amedspor’un ismini ve amblemini değiştiremez. Amedspor Kürtlerin başkentinin gönlündeki takımdır.” yanıtını verdi.

‘MÜCADELEMİZ SÜRECEK’

Dört haftalık bir eylem planı yapıldı, sonuç alınmazsa nasıl bir program planlıyorsunuz sorusuna ise HDP’li Dilan Dirayet Taşdemir, “4 Kasım’a kadar sürecek siz de biliyorsunuz Kürdistan’da bir savaş konsepti var kadınların halkın direnişini kırma konsepti geliştirildi. 4 Kasım’da ise siyasi bir operasyonla eşbaşkanlarımız milletvekillerimiz alındı. Nasıl ki geçmişte faşizmi yendiysek bugün de bunu başaracağımıza inanıyoruz faşizm ne kadar yükselirse bizim de mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

HÜDA KAYA: TÜRKİYE İLKELER ÜLKESİ OLSAYDI BU DURUMDA OLMAZDI

Hüda Kaya’ya sorulan yakın zamanda erken seçim ihtimali var mı varsa planınız nedir sorusuna “Türkiye sürprizler ülkesi. Bir ilkeler ülkesi olsaydı bugün bu durumda olmazdı. Türkiye’nin son iki yıldır maruz kaldığı baskı saldırı koşullarında kimse artık bir şey öngöremiyor dolayısıyla bu durumu kapsamlı bir rejim değişikliği olarak görüyorum belediye eşbaşkanlarının alınması siyasetçilerin alınması eğitim sisteminin değişmesi özellikle kadın evliliği üzerindeki düzenleme ile kadın hayatının kuşatıldığı bir sistem dönüşümü gerçekleştirildi. Kompleks bir kuşatılmışlıkla karşı karşıyayız Beştepe’nin oluşması bile bunu gösteriyor devlet mekanizmalarının tek elden yürütülmesi için adım adım oluşturuldu 16 Nisan’daki referandumda ilk fırsatta kendisinin diskalifiye olduğunu gördü. 16 Nisan’da da gördük minareyi çaldılar kılıfını uydurdular” diye cevap verdi.

Kaya, “Erken seçim 3 ay sonra olur mu olmaz mı elbette HDP olarak tartışırız dolayısıyla toplumsal bir irade hayır cephesini geliştirerek bir daha hırsızlığa izin vermeyecek bir sistemi güçlendirmek gerekir. Bunlara karşı çok farklı mekanizmalarla karşı durmamız gerekiyor. Türkiye’de şu an bir yaşam sorunu var bunları aşmak için mekanizmalar aşmak lazım” dedi.

Son dönemde yaşanan ekoloji katliamını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna cevap veren HDP’li Ziya Pir, “Hangi sorunu ele alırsanız alın dönüp dolaşıp geldiğimiz iki kavram var o da adalet ve vicdandır. İlim bilgidir, onu uygularsınız ama bununla hiçbir şeyi çözemezsiniz. İlimle Konya’daki şehirciliği getirir Sur’da yapmaya çalışırsınız. Bunu yaparsınız fakat bütün vicdan sahipleri bunların karşısında utanır. İnsan kararını vicdanla verir. İlim insanları devlet işlerinde karar veremez verebilseydi Hitler yıkılmazdı” ifadelerini kullandı.

ÊZIDÎ VEKİLE ŞENGAL SORUSU

Şengal katliamında göç eden Êzidîlerin son durumu ile ilgili soruyu yanıtlayan HDP’nin Êzidî vekili Feleknas Uca da şöyle konuştu: “Şengal katliamı olduğunda 33 bine yakın Êzidî Kuzey Kürdistan’a geldi. Büyükşehir’e kayyum atandıktan sonra fidanlıkta kamp yeri vardı ve 2 bin 400’e yakın Êzidîyi oradan çıkardılar. Buradan çıkarılan Êzidîleri Midyat kampına götürdüler ve aylardır onlardan hiçbir haber alamıyoruz. Biz görüşmek istesek de AFAD tarafından engelleniyoruz” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here