Yalçındağ: Cezasızlık cesaret veriyor

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Türkiye’de yaşanan katliamlarda hukukun devre dışı bırakıldığını söyleyen Avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir, cezasızlığın yeni suçları doğurduğunu ve cezasızlığın diğer kolluk görevlilerine cesaret verdiğini söyledi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) 17-31 Mayıs tarihlerinde Uluslararası Gözaltına Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında birçok etkinlik düzenlerken, hafta kapsamında Avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir, bölgede yaşanan hukuksuzlukları, faillerin yargılanmaması, cezasızlık politikaları konularında değerlendirmelerde bulundu.

Baydemir, Türkiye’de geçmişten bugüne dek devletin bölgede çok ağır insan hakları ihlallerinde bulunduğunu ancak faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiğini söyledi. Son iki yıldır bölgede yaşananlarla ilgili her defasında ailelerin savcılıklara yaptığı bütün başvurular hiçbir şey yapılmadığı gibi cevapsızlıkla karşılandığını anlatan Yalçındağ, bu duruma benzer bir şekilde 1990’lı yıllarda da karşılaştıklarını, devlet görevlilerin cezadan muafiyetten yararlandığı bir durumla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

GERİDE KALANLARA ‘SONUNUZ BÖYLE OLUR’ MESAJI

Devlet Kürtleri kendi yurttaşı görmediği için düşman hukuku uygulama pratiği içerisine girdiğini ve failleri cezasız bıraktığını dile getiren Yalçındağ, çünkü bu suçların devletin adına yapıldığına dikkat çekti. Devlet adına suç işleyenlerin devlet tarafından korunduğu ve suç işleyenlerin de geride kalanlara, “Siz mücadeleden vazgeçeceksiniz yoksa sizin de sonunuz böyle olur” mesajı verilmek istendiğini söyleyen Yalçındağ, hukuka aykırı davranan, suç işleyenin de korunduğunu ifade etti. Onlarca suçta deliller bulunup, durumlar ortaya konulmasına rağmen ya dava açılmadı, ya failler korundu ya da dava açılıp faillere beraat verildiğini söyledi.

‘KATLİAMLARI HERKES CANLI YAYINLARDA İZLEDİ’

90’lı yıllarda sosyal medya gibi olanakların olmadığını ve bir suç işlendiğinde gerekli yerlere ulaşmak için günlerce çaba gösterdiklerini aktaran Yalçındağ, ancak son iki yıl içerisinde Cizre’de insanlar bodrumlarda diri diri yakılmadan önce haftalarca Ankara’da, Meclis’te defalarca o insanların canlı canlı ses kayıtları, konuşmaları yayınlandığını söyledi. Canlı yayınlarda Türkiye’de 80 milyon, yaşanan katliamı canlı canlı izlediğini anlatan Yalçındağ, gazeteci Rohat Aktaş ve DBP PM üyesi Mehmet Yavuzel yakılarak öldürüldüğünü söyledi. Cizre’de üniversiteli öğrenciler ve siviller olmasına rağmen canlı canlı yakıldığını dile getiren Yalçındağ, bu insanların cenazelerinin haftalar sonra bir avuç kül olarak ailelere torbalarda verildiğini dile getirdi.

‘TÜRKİYE YAPTIKLARINDAN KAÇAMAYACAK’

Yalçındağ, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “90’lı yıllarda devlet JİTEM gibi gizli şebekeler kurarak her türlü insanlık suçunu işliyordu. Sonra da devlet yetkilileri yapılan katliamlara karşı çıkıp, ‘JİTEM diye bir şey yok. Biz kurmadık. Devlet de suç işlemiyor’ diyordu. Sonra bunlar bir bir ortaya çıktı ve Türkiye AİHM’de mahkum edildi. Şimdi 21’inci yüzyılda Türkiye AKP iktidarı döneminde canlı canlı katletti ve bunu gizleme gereği duymadı. Sağ yakalanması gerekenler bile öldürüldü. Siz öldüremezsiniz diyoruz. Ama 7 Haziran’dan sonra AKP döneminde son derece hak gaspları bir yana Sur, Cizre, Nusaybin’de insanlar diri diri öldürüldü. Peki, yargılanan bir tek kişi var mı? Yok. HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı gün askere, polise yargı zırhı, dokunulmazlık verildi. Bu kadar ölüm, katletme, katliam oldu bir polis, asker tutuklu mu? Hayır. Failler hakkında açılan bütün davalara savcılar takipsizlik kararı verdi. Türkiye ne yaparsa yapsın yaptıklarından kaçamayacak. Roma Sözleşmesi’ni imzalamalı. AİHM kararları zaten uygulamıyorlar. Gerçekler hiçbir zaman karanlıkta kalmayacak.”

‘CEZASIZLIK CERARET VERİYOR’

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 3 Nisan gecesi uykudaki Muhammet (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin panzerin ezmesi sonucu yaşamını yitirdiği olayında da faillerin nasıl korunduğunu herkesin gördüğünü kaydeden Yalçındağ, bu olayın Manisa, İstanbul ve İzmir’de olduğunu düşünüldüğünde olaya bu kadar sessiz kalınamayacağını vurguladı. Yalçındağ, “Kemal Kurkut’un olayında olduğu gibi failler cezasız kalıyor. Fotoğraflar çıkmamış olsaydı ‘Canlı bomba’ dosyası olarak gidecekti. Kolluk bu topraklarda çok rahat insan öldürebiliyor. Bu da olaylarda cezasızlık politikası olduğu içindir. Cezasızlık yeni suçları doğuruyor. Cezasızlık diğer kolluk görevlilerine cesaret veriyor. Ve her gün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Bu topraklarda onun için hiçbir yurttaşın can güvenliği yok” diye konuştu.

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR