81 yaşındaki Türkiye: Adını aldığım ülkede çekmediğim çile kalmadı

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Mardin’de yaşayan 81 yaşındaki Türkiye İldem’in hayatı, adını aldığı Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta özeti gibi. Ailesine rağmen okula başlayıp, yıllarca erkek egemen sisteme karşı mücadele eden İldem, PKK’ye katılan oğlu ile 17 yılın ardından geçirdiği her saat için bir yıl hapis cezası verilip cezaevine bile konuldu.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 29 Mart 1937 tarihinde dünyaya gelen ve ismini Türkiye Cumhuriyeti’nden alan Türkiye İldem, yaşamını kendisine dayatılan erkek egemen sistem ve baskılara karşı mücadele ederek geçirdi. 9 fertli bir ailenin 3’üncü çocuğu olarak dünyaya gelen İldem, 9 yaşında iken ailesinin karşı çıkmasına rağmen ilkokula kaydını yaptırır. 5’i sınıfta ise, “Hayatımda tanıdığım en mükemmel insan” olarak tarif ettiği, faili meçhule cinayete kurban giden Kürt bilge Apê Musa’dan (Musa Anter) ders alır.
AİLESİNE RAĞMEN SEVDİĞİ İNSAN İLE ‘KAÇAK’ YAŞADI
Anter’in kendilerine aktardığı bilgilerin etkisinde kalan İldem, ilkokulu bitirmesinin ardından ilçede görev yapan bir doktorun yanında 3 yıl hemşirelik eğitimi almaya başlar. Ancak daha sonra toplumun baskısı sonucu ailesi tarafından eğitimi engellenir.
Bir süre ailesinin yanında yaşamak zorunda kalan İldem, kendisine biçilen kalıpları kabul etmeyerek, çok sevdiği insan Sadettin İldem ile beraber yaşamak için evden ayrılır. Sevdiği insan ile bir süre çevre köy ve koçerlerin yanında yaşam süren İldem, daha sonra eşi ve 5 çocuğu ile birlikte Kızıltepe’ye yerleşir. Çocuklarının okuması için eşi ile birlikte büyük bir emek harcayan İldem, diğer yandan da okuma ve yazma öğrenmeye devam eder.
OĞLUNUN PKK’YE KATILMASI DÖNÜM NOKTASI OLDU
Birçok Kürt kadını gibi 90’lı yılların karanlık yüzü ile karşılaşan İldem’in hayatı, “hayatımın dönüm noktası” olarak nitelendirdiği çocuğu Müslim’in PKK’ye katılması ile değişir. İlk başlarda duruma kaygılı yaklaşan İldem’ın fikirleri, devletin özellikle Kürt toplumu üzerindeki baskısını görmesiyle giderek değişmeye başlar.
6 YIL 3 AY CEZA VERİLİP, CEZAEVİNE KONULDU 
Yıllar boyunca çocuğuna duyduğu özlemle barış için mücadele eden İldem, 17 yılın ardından aldığı bir haber ile oğlunu görmek için dağın yolunu tutar. İlerlemiş yaşına rağmen uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra uzun süredir göremediği oğlu ile 6 saat geçiren İldem hakkında Türkiye’ye döndükten sonra 2007 yılında dava açılır ve bu dava sonucunda ise, “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılır.
Tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan İldem, bu nedenle iki yıl sonra kaybettiği eşinin cenazesine dahi katılamaz. 21 Mart 2012 tarihinde, 75 yaşında iken cezası bittikten sonra tahliye edilen İldem, “Adım Türkiye ama adımı aldığım ülkeden çekmediğim çile kalmadı” sözleriyle özetlediği yaşamının bazı kesitlerini bizlerle paylaştı.
Küçücük bir kız çocuğu iken bir gün cami megafonundan okul açıldığı ve ailelerin çocuklarını okula kaydetmemesi gerektiği yönünde duyuruyu duyduğunu dile getiren İldem, okul ile tanışma sürecini “İlk önce anlam vermemiştim. Okul nedir? Ne işe yarar? Hiçbir fikrim yoktu. O dönem okulun açılmasına şaşıran ve istemeyen çevreler vardı. O dönem okumak ailelere anlamsız geldiği için kimse çocuğunu okula kaydetmedi. Daha sonra erkek kardeşlerim yazılınca, ben de kendimi dayattım ve okula başladım” sözleriyle anlattı.
İldem, “Hayatımda tanıdığım en mükemmel insandı. Bize sürekli okumayı öğütlerdi. Sürekli öğrenciler ile iç içeydi”  dediği Apê Musa’yı ise, ilkokuldan mezun olmadan bir dönem önce tanıma fırsatı buldu.
90’lı yıllarda yaşanan baskılara da değinen İldem, yüreğini en çok acıtan olayların başında ise da yine Apê Musa’nın katledilmesinin geldiğini ifade etti.
‘HER SAAT İÇİN BİR YIL CEZA VERDİLER’
Ömrü boyunca feodal zihniyetin saldırısına maruz kalmasın rağmen, buna karşı sürekli mücadele ettiğini belirten İldem, “Duruşumdan bir an olsun taviz vermeden yaşamıma devam ettim” dedi.
Kendisine verilen hapis cezasına dair ise, “Oğlumun yanında kaldığım her bir saat için bir yıl ceza verdiler” diyen İldem, buna rağmen hiçbir zaman pes etmediğini vurguladı. Cezaevinde kaldığı süre boyunca ise, sürekli okuyup yazdığını anlatan İldem, tutuklu kaldığı süreci şöyle anlattı: “Bazen boncuklarla el işi tarzında bir şeyler yapıyordum. Arkadaşlar iyi davranıyorlardı bana. Çocuklarımdan daha iyi bakıyorlardı. Bütün elbiselerimi onlar yıkıyordu. Hiçbir şey yapmama izin vermiyorlardı. Bana ‘Sen annemizsin, başımızın tacısın, 5 yıldır aramızdasın, dilimizi öğretiyorsun bize’ diyorlardı.”
‘HALA AYAKTAYIM’
“Kürt karşıtı” bir hukuk sisteminin kendisine ceza verdiğinin altını çizen İldem, buna dair duyduğu tepkiyi de “Görsünler; ben sağ olarak oradan çıktım. Hala ayaktayım. Onlar bizden korkuyorlar. 70 yaşındaki bir kadını zindanlara atarsanız, biz de direniriz. Bunu iyi bilin. Sizin ne kanunuz, ne hukukunuz ne de adaletiniz var. Biz sizin topunuzdan, tankınızdan, tutuklamalarınızdan ve savaşınızdan korkmuyoruz. Biz Kürtler bir halkız” sözleriyle dile getirdi.
İKİ ŞEYE ÇOK ÜZÜLDÜ
İldem’in cezaevine kaldığı dönem boyunca en çok üzüntü duyduğu iki olay var. Bunlardan biri Newroz günü tahliye edilmesi nedeniyle “kızıl güllerim” olarak tanımladığı yıllarca birlikte kaldığı arkadaşlarıyla Newrozu kutlayamamış olmak. İldem, o günü şu sözlerle anlattı: “Kızıl güllerim ile Newroz’u kutlamama izin vermediler. Kızıl güllerimin gözlerine baktığım vakit ağlamaklı oldum. Kızlarımın benim için yaptığı sarı, yeşil ve kırmızı renklerden oluşan tespihi boynuma astım. İşlemlerin bitirilmesi için götürüldüğüm yerde tespihi boynumdan çıkarmamı istediler. Asla çıkartmayacağım diye çıkıştım ve slogan atarak cezaevinden çıktım.”
Diğer üzüntüsü ise, yıllarca birlikte yaşam sürdürdükleri eşini kaybedip, cenazesine bile katılamamış olmak.
Yitirdiği eşinin ardından duyduğu acı hala devam eden İldem, bu acıyı ise, “Birbirimize hasret kaldık. Onu çok seviyordum ama son yolcuğuna bile uğurlayamadım. Beni çocuklarımdan ayırdılar. Bunca yıl başıma gelmeyenler kalmadı. Bu devlet zalimdir. Ama biz bunu kabul etmiyoruz. Biz eşitlik istiyoruz, barış istiyoruz. Benim eşim de bu dertle gitti” sözleriyle kelimelere döktü.
MA / Berzan Güneş
- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR