Kadınların yaşadıkları ayrımcılığa karşı dayanışmayı amaçlıyorlar

Post date:

Author:

Category:

ANKA Üreten Kadın Derneği, kadınların hayatın her alanında yaşadığı her türlü ayrımcılığa karşı sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda kadınlar arası dayanışmayı amaçlıyor. Derneğin kurucusu Devrim Kocabaş, “Güçlü kadın güçlü gelecek” derken, derneğe gelen kadınlar ise oldukça mutlu.

ANKA Üreten Kadın Derneği tarafından 1’inci Hikayesi Olan Kadınlar Festivali, geçtiğimiz Cumartesi günü başladı. Birçok kadının hikayelerinden oluşturduğu ürünlerini satışa sunduğu festivalde, kadınların stantlarına yoğun ilgi dikkat çekiyor. Derneğin kurucusu Devrim Kocabaş, faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Derneği kurmadan önce kadın dayanışma grubu olarak kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Kocabaş, 2005 yılında bağımsız bir dernek oluşturarak öncelikle kadına yönelik şiddete karşı dayanışma çalışmaları yürütmeye başladıklarını söyledi.

‘GÜÇLÜ KADIN GÜÇLÜ GELECEK’

Kocabaş, şiddetle mücadelenin yanı sıra kadınların hayatın her alanında yaşadığı, toplumsal cinsiyet rollerinden de kaynaklanan her türlü ayrımcılığa karşı sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda kadınlar arası dayanışma gerçekleştirmeye çalıştıklarını belirtti. Derneğin en önemli çıkış noktasının sosyal ve ekonomik olarak kadının güçlenmesini hedeflediklerini ifade eden Kocabaş, güçlü kadının güçlü gelecek anlamına geldiğini dile getirdi.
Bu çerçevede dernek olarak amaçlarının meslek sahibi olmayan dezavantajlı kadınların eğitim sürecinde elde ettikleri bilgi ve girişimcilik yetenekleri ile hayatlarında ölçülebilir farklar yaratmak olduğunu kaydeden Kocabaş, kadınların kendi kişisel hikâyelerini oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Kocabaş, “Kadınları başarı hikayeleri ile marka haline getirmek ve pazarlama ağını genişleterek kadınları sürdürebilir gelir getirici faaliyetlerin öncüsü olmayı hedefliyoruz” dedi.

‘KADINLAR ÜRETTİKLERİNDE RUH DÜNYALARINI YANSITIYOR’

ANKA Üreten Kadın Derneği’nde usta öğretici olan Hacer Küpeli, 18 yaşında annesinden kilim dokumayı öğrendiği o günden sonra kilim dokuduğunu anlattı. Kilim dokumayı çok sevdiğini belirten Küpeli, özellikle çocuklara ve kadınlara kilim dokumayı öğretmeyi çok sevdiğini söyledi. Kadınların kendi ayakları üzerinde durmaları için bir meslek sahibi olma imkanı sağladıklarını dile getiren Küpeli, kadınların dokudukları kilimlerde ortaya çıkan desenlerin daha çok ruh dünyalarının yansıması olduğunu ifade etti.

‘RUH HALİM KİLİMİN RENKLERİNE YANSIYOR’

İki yıldır ANKA Üretim Derneği’nin kursuna gidenlerden Şule Çelik, kilim dokumayı sevdiğini ve yaptıkları kilimlerinde kullandığı desenlerin daha çok kendi yaşadıklarını yansıttığını söyledi. Kilimlerde bazen de tarihteki kadınları ve doğayı da yansıttığını ifade eden Çelik, “Kilim dokumada kullandığım renkler ruh halimi yansıtıyor. Mutlu olduğumda daha çok canlı renkler kullanırken, canım sıkkın olduğu zamanlarda ise daha çok koyu renkler kullanıyorum” dedi.

‘KİLİM YAPARKEN MUTLUYUM’

Kilimleri kendi yaşam hali ile renklendirdiğini ifade eden Çelik, “Bir kilim insanın kendi yaşamını anlatır. Kilim yapımında kullandığımız kirkite (ipliği sıkıştırmak için kullanılan, demirden ya da ağaçtan yapılmış dişli araç) bile bazen sinirli olduğumuzda daha hızlı vuruyoruz. Kirkit darbesi bile o anki durumu yansıtıyor. Kilim yaparken mutluyum çünkü kendi becerimle bir şeyler ortaya çıkartıyorum. Bir şeyler yapmak, üretmek bana mutluluk veriyor” sözleriyle hislerini paylaştı.

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR