‘Gavur’ mahallesinde yaşamı paylaşırdık

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Semsûr’da Süryani, Ermeni ve Nasranîlerin yaşadığı ‘Gavur’ Mahallesi’ni kaleme alan Feride Bektaş, 1974 Kıbrıs olaylarına kadar mahalledeki bütün kesimlerin iç içe paylaşımcı bir toplum olarak yaşadığını kaydetti

Semsûr’da (Adıyaman) Süryani, Ermeni, Kürt, Türk, Müslüman, Hristiyan, Sünni ve Alevi gibi etnik ve inanç farklılıkların bir arada yaşadığı Mara Mahallesi’ni (Gavur Mahallesi) Feride Bektaş, “Gâvur Mahallesi Adıyaman” adlı kitabında anlatıyor. Mahallede Süryani, Ermeni ve Nasranîlerin yaşadığı için mahalleye Gavur Mahallesi dendiğini ifade eden Bektaş, kitaba ismini vermeden önce Hristiyan komşular incinmesin diye Adıyaman Metropolitliği’ne resmi müracaatta bulunduktan sonra kitaba bu ismi verdiğini söyledi. Yöre halkının gavûr kelimesini kötü anlamda kullanmadığına dikkat çeken Bektaş, “Mahalle kozmopolit bir yapıya sahipti. Tercihleri farklı olsa da aynı mahallede yaşamı paylaştıklarından kaynaklı yaşayış tarzları, ihtiyaçları, değer yargıları konusunda birbirlerine karşı kardeşçe saygı çerçevesinde iyi anlaşıyorlardı” dedi. Annesinin anlatımları üzerinden kitabı kaleme almaya karar veren Bektaş, annesinin anlatımları ile eski Hristiyan ve Müslüman komşularının anlattıklarının örtüştüğünü kaydetti.

11gavur2İç içe yaşıyorduk

Gâvur Mahallesi’nde yaşayan etnik ve inanç farklılıkları arasında güzel ve güçlü ilişkilerin olduğunu belirten Bektaş, kendi mahallesi dışındaki insanların Hristiyan yurttaşlara kötü davranıldığını kaydetti. Gâvur Mahallesi’nde 1974 yılının öncesi ve sonrasındaki değişime dikkat çeken Bektaş, “Diyelim ki onlarda bir cenaze var, o cenaze mezarlığa gidene kadar konvoya bütün Müslüman komşularda katılır, mezarlığa giderdi. Mezarlık dönüşünde evlerine taziyeye gidilirdi. Onlar da bizim taziye ve düğünlerimizde bulunurdu. İç içe paylaşımcı bir toplum olarak yaşıyorduk” dedi.

Kıbrıs olayları her şeyi değiştirdi

1974 Kıbrıs olaylarına kadar her şeyin güzel olduğunu sonrasında her şeyin değiştiğini sözlerine ekleyen Bektaş, “Özellikle sinemalarda film öncesi Kıbrıs’ta yaşanan olayları kısa bir şekilde gösterirlerdi. Film çıkışında bazıları doğru kiliseyi taşlamaya başlardı. Arabalarının tekerlerini patlatırlardı. Çocuklarını döverlerdi. Çoğu baktılar yaşanılacak gibi değil, gecenin yarısında komşulara haber etmeden taşındılar. Kimisi başka şehirlere, kimisi de yurt dışına göçtü. Giderken nereye gittiklerini söylemediler. Mahalledeki o kozmopolit yapı, renk cümbüşü, o mozaik kayboldu. O dayanışma, o değerler bitti. Şu anda mahallede sadece kilise var” dedi. Yazarın “Bekleyiş” adlı şiir kitabı, çocuklar için yazdığı “Kod Adı Efsun” ve 12 Eylül Askeri darbe döneminde Semsûr’da hemşire iken yaşanan işkence ve kötü muameleyi konu alan “Geçmiş Olsun Bir Hemşirenin Anıları” adlı kitapları da bulunuyor.

Hacı Yusuf Topaloğlu/Semsûr

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR