İsyanlarını söylüyorlar

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

‘İstanbul Kadın Orkestrası’ kadının ve tüm ezilenlerin sesini ve müziğini notalara dökerek aktarma çabasında. Grup en büyük motivasyonlarının, ‘hayatın her alanında ve her anlamda yaşamayı, sevgiyi, barışı haykırmak’ olduğunu söylüyor

İstanbul Kadın Orkestrası (İKO), dertlerini ritm ve kahkahalarıyla anlatmak isteyen kadınların Ocak 2016’da kurduğu bir müzik grubu. Bir yandan hayatın gündelik sorunlarıyla, bir yandan da sistemin baskılarıyla mücadele eden kadınlar, çareyi tüm çirkinliklere inat müziğin sesini yükseltmekte bulmuş. Kadınlar orkestrayı nasıl mayalayarak bir araya geldiklerini, müziklerinin dertlerini, eril yapıya karşı giriştikleri mücadeleyi Gazete Karınca’ya anlattı.

Grubun hikayesi

Grubun kuruluş hikayesine değinen grup üyesi Dilek Gürbey şunları söyledi: “Kadın kadına müzik yapmak kadın orkestrası kurma fikri anlık alınan bir karar değil aslında, birikerek çoğalmış hatta geç bile kalınmış bir karar. Bu sorunun cevabını günlük hayatımızdaki olaylarda, gazete ve televizyonlarda neredeyse her gün karşılaştığımız kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, taciz, tecavüz haberlerinde bulabilirsiniz. Ayrıca Türkiye’deki müzik gruplarına bakıldığında birçoğu tamamen erkek üyelerden oluşuyor bu durum da bizi etkileyen faktörler arasında önemlidir. Geçen sene ocak ayında 4-5 kadın bir araya gelerek başladık bu yola, daha sonra eklenen arkadaşlarımızla 14 kişi olarak yolumuza devam ediyoruz.

Yaşamı savunuyoruz

Müge Alaboz ise grup olarak en büyük motivasyonlarının hayatın her alanında yaşamı örgütlemek olduğuna değinerek şunları kaydetti: “En büyük motivasyonumuzun, hayatın her alanında ve her anlamda yaşamayı, sevgiyi, barışı, doğal olanı olanaksız hale getirmeye çabalayan zihniyet ve uygulamaların ruhumuzda, zihnimizde ve bedenimizde yarattığı karanlıklar olduğunu düşünüyorum. Sebep oldukları yığınla olumsuzluk arasında bu karanlıklar; içimizdeki ışığı fark etmemizi, ortaya çıkartmamızı ve birbirimizi görmemizi sağladı. Aydınlığa duyduğumuz ihtiyaçla ve hatta zaruri görmemiz dolayısıyla bir arada el ele, sevgiyle, sesimizle ve müziğimizle büyüdük.”

Sınırları yıkıyoruz

Müziğin kendilerine sınırları yıkma şansı tanıdığının altını çizen Alaboz, “Bazen fiziksel, bazen duygusal olanaksızlıklar sebebiyle iletişim kurabildiğimiz, ilişki kurup dokunabildiğimiz hayatlar, insanlar, canlılar maalesef çok küçük bir çerçeve ile sınırlı kalıyor. Müzik bize bu çerçeveyi genişletme ve hatta sınırları yıkma imkanını sunuyor. Böylece, bir sözümüzle, kelimelerle ulaşamayacağımız canlara, notalarla, melodilerle ulaşma fırsatı buluyoruz ve ne kadar uzak olursak olalım yakın olabiliyoruz, anlaşabiliyoruz” diye konuştu.

Zorluklar yaşıyoruz

Kadının her alanda olduğu gibi müzik alanında da zorluklar yaşadığına değinen Esra Lora Yılmaz ise, “Toplumsal algı, kadına yüklenen misyon buna engel olabiliyor. Gelişmiş ülkeler bu durumu görece aşmış durumda ancak bizde; olduğu gibi kadın haklarını hiçe sayan, kadını birey olarak görmeyen politikaların işlediği ülkelerde bu durumu aşmak hayli zorlaşıyor” dedi.­­

İSTANBUL

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR