Rojhilat ile Bakûr’un buluşması

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Rojhilat’tan Kuzey Kürdistan’a doğru yolculuk yaptıran Kürt Kültür Günleri, 3’üncü gününde Rojhilat projesi ile sanatçıları ağırladı. Erdalanî, Lorî ve Kurmancî şarkılarını seslendiren sanatçılar: Dileriz dört parçadaki sanatçılar bir platformda bir araya geliriz

Kürt Kültür ve Sanat Günleri devam ederken, 4 parça Kürdistan’dan birçok farklı tınıyı birleştiren projeler sergileniyor. Kürdistan kültürünün tüm renklerini yansıtmaya yönelik çalışmalara yer veren etkinlikte, bu kapsamda 3’üncü gününde Rojhilat’tan (Doğu Kürdistan) Kuzey Kürdistan’a (Bakûr) doğru bir yolculuk yapıldı. Festival, 3’üncü gününde her bölgenin kokusunu alabileceğiniz, rengini görebileceğiniz her bölgenin duygusunu hissedebileceginiz bir ‘Rojhilat Projesi’ ile Sîne kentinde müziklerini icra eden sanatçıları ağırladı. Proje ile bir araya gelen sanatçılar Erdalanî, Lorî ve Kurmancî şarkılarını seslendirdi. Projede yer alan sanatçılar hem Kürt Kültür ve Sanat Günleri’ni değerlendirdi hem de çalışmaları hakkında bilgi verdiler.

En iyi kemençe ustası sayılıyor

Üç kadın, iki erkek sanatçıdan oluşan projede yer alan Faraz Maroufi, 16 yıldır müzik çalışmaları yapıyor. Maroufi, bölgede en iyi kemençe ustalarından biri olarak sayılıyor. “Pejal adlı bir grubum var” diyen Maorufi, Pejal’in ise ‘taze gül’ anlamına geldiğini söylüyor. Festivalde icra ettikleri şarkılar hakkında bilgi veren Maroufi, “İcra ettiğimiz Erdalanî şarkılar folktur yani Erdalanî geleneksel müzigidir. Erdalanî müzik sadece Sîne bölgesinde icra ediliyor. Ve temeli yedi sekizlik ve on sekizlik ritimlerden oluşuyor. Genelde beyati makamı üzerinden söyleniyor” diye konuştu. Seslendirdikleri ezgilerin temasına da değinen Maroufi, “Geçmiş kültürel yapı üzerinden baktığında daha çok aşk vurgusu var. Daha çok geleneksel ezgiler oldukları için günlük yaşamın içinden çıkan aşklar, itirazlar belki de isyanlardan bahsediliyor ama bunlar daha çok bireysel refleksler. Yani öyle çok toplumsal durumlar üzerinden ifade edilebilecek şeyler değil” dedi.

‘İlk kadın gruplarını biz kurduk’

Sharmin Zarneshan ise, hepsinden daha uzun yıllar müzikle uğraşmış. İran geleneksel enstrümanı olan santuru çalan Zarneshan, Kuzey Kürdistan’da olmanın onda yarattığı duyguyu şöyle açıklıyor: “Rojhilat’tan gelerek böyle bir proje kapsamında Kuzey Kürdistan’daki sanatçılarla ve izleyicilerle buluşmak büyük bir mutluluk benim için. Çok heyecan duyuyorum.” Çalışmalarından bahseden Zarneshan, Sîne’de kadın gruplarının olduğunu ve farklı birçok grupla da çalıştığını söylüyor. İran’da özellikle de kadın olarak müzik yapmanın zorluklarından bahseden Zarneshan, “Kadınlar açısından tabiki eskisi gibi değil. Ama hala üzerimizde ciddi bir baskı var. Kadınlar asla erkekler gibi özgür değil, bu durum kadınların yaptığı müziğe de yansıyor” dedi. Bölgede ilk kadın gruplarını kendilerinin kurduğunun bilgisini de veren Zarneshan, “Bu iş için çok mücadele verdik. Şuan Sîne’de dört beş tane kadın grubu var” dedi. Zarneshan son olarak ise, “İlk kez Rojhilat’tan bir grup olarak burdayız ve çok mutluyuz böyle bir projede yer aldığımız için. Dilerim biz dört parçadaki sanatçılar olarak bir başka platformda bir araya geliriz” dedi.

Müzikle geçmişi çok uzun

Gruptan diğer bir kadın sanatçı ise Leyla Tabibi. Tabibi’nin de müzikle çok uzun bir geçmişi var. Kemençe çalan Tabibi, hem Sîne’de hem de Tahran’da müzik çalışmaları yapıyor. Tabibi de hem kendi grubuyla hem de farklı gruplarla müzik yapıyor. Viyan Grup adlı bir müzik gruplarının olduğundan bahseden Tabibi, “Grubu Sîne’de kurduk. Sharmin Zarneshan da bu grubun kurucuları arasında. Birlikte bu grubun çalışmalarını yürütüyoruz. Geleneksel İran müzikleri ve Kürt müziklerini yapıyoruz. 11 yıldır bu grubun içerisindeyiz” dedi. Tabibi aynı zamanda erkekli gruplarda da kemençe çaldığını belirtti.

‘Yağan yağmurun sesi’

Grubun bir diğer üyesi Shadi Gholami ise, 10 yıldır müzikle uğraşıyor ama 6 yıldan beri profesyonel olarak müzik çalışmalarının içerisinde. Gholami, erbane çalıp, solistlik yapıyor. “Güneş varken yağan yağmurun sesi” anlamına gelen Rejna adlı bir ritim grupları var. Sadece ritim çaldıklarını belirten Gholami, gruplarının bendir ve davul benzeri estrümanlardan oluştuğunu ifade ederek, “Hem Uluslararası Gençlik Müzik Festivali’nden hem de İran’da bazı ulusal festivallere katılıyoruz ve dört festivalde birincilik ve ikincilik ödülü aldık” diyor.

Halk kültüründen örnekler sunduk

Projenin fikir öncülerinden ve projede vokallik yapan MKM sanatçılarından Serhat Kural, Rojhilat’ın Sinê bölgesinin Erdalanların yaşadığı tek yer olduğunu ifade ederek, “Dolayısıyla Sinê bölgesi müziğinin kendisini ifade etmesi, bir yerde temsil etmesi onlar için çok önemliydi. Okuyacağımız Lorî ve Kirmancî şarkılarla İstanbul’da buluşuyor olmamız ve Kürt Kültür ve Sanat Günleri kapsamında oluyor olması, onlar için çok heyecan verici” dedi. “Kuzeydeki Kürtlerle beraber bir şeyler yapma istekleri çok fazlaydı, dolayısıyla biz de böyle bir yolculuğa çıktık” diyen Kural, halk kültüründen örnekler sunduklarını belirtti. Erdalanî ve Lorî lehçelerinden bahseden Kural, “Erdalanî Soranî’nin bir lehçesi, fakat Lorî daha farklı. Lorî ne tam olarak Kürtçenin bir lehçesi ne de Farsça’nın bir lehçesi denilebiliyor” dedi.

 Dilhan Yılmaz/Özgürlükçü Demokrasi

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR