Abdullatif Şener: Erken seçimden ziyade seçim güvenliği konuşulmalı

0
135

Bütün hesaplarını 2019 seçimlerini kazanmak üzerine kuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan AKP’yi yeniden yapılandırmaya çalışırken öte yandan muhalefet üzerindeki baskı ve savaş senaryoları ile sonuç almaya çalışıyor. Eski AKP’li Abdullatif Şener ise, 2019 seçimlerini konuşmadan önce seçim güvenliğinin konuşulması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de yaşanan gerginlik adım adım yaklaşan 2019 seçimleri öncesinde derinleşiyor. Bir yandan savaş tehditleri, öte yandan muhalefet üzerinde artırılan baskı. Bütün bunların yanı sıra AKP eski genel başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın daha önce “yorgunluk değil, yozlaşma” olarak tanımladığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da “metal yorgunluk” olarak nitelendirilen nedenlerden dolayı AKP’de yenilenme arayışı var.

ERDOĞAN’IN BÜTÜN PLANLARI 2019 SEÇİMLERİ

Bir kaç gün önce memleketi Rize’de bir kez daha, “Teşkilatlarımızda metal yorgunluk olduğunu gördüm” tespitinde bulunan Erdoğan, “Teşkilatlarımızda kapsamlı bir değişiklik yapmak zorundayız. Milletimizin bizden beklentilerini karşılayabilecek donanıma ve dinamizme uyum sağlayabilecek arkadaşlarımızla çalışmak zorundayız. Mütevazi olacağız. Tevazuu ehli olarak halkımızla bütünleşeceğiz. Nerede bir fakir fukara var onlara ulaşacağız, onların sorunlarını kendi sorunlarımız bilip çözeceğiz. Bunu başardığımız anda yüzde 50 artı 1 değil daha fazlasını da alabiliriz. (…) Bencillik batağına saplanmış defolu kişilerle bu mücadeleyi yürütemeyiz. Çalışacak kim olursa olsun hepsine kapımızı açacağız. Bu kapı görev mahallinde olanlara ait bir kapı değildir. Kapımız hep açık olacak. Bu kapı gönül kapısıdır. İlk etapta teşkilatlarımızda başlatacağımız değişikliğe dikkat edeceğiz. Bu değişiklikte yer alan kişilerin davanın adamı olması şart. Davası olmayan ve bulunduğu yerde milletimizin tamamını kucaklayamayan hiç kimse AK Parti’de yöneticilik yapamaz” değerlendirmesi yapmıştı.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI VE MHP DENGELERİ

Erdoğan’ın yaptığı bu tespitlerle birlikte AKP’ye yakın kimi kaynaklar, erken seçim ihtimalini de gündeme getirmeye başladı. Bu konuyu gündeme getiren ve “Erdoğan 16 Nisan gecesinden itibaren AK Parti’yi 2019 seçimlerine hazırlıyor” tespitinde bulunan AKP’ye yakın Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, seçimlerin 2018’e alınmasında Erdoğan ile birlikte iktidar partisinin ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de etkili olacağını dile getiriyor. Selvi aldığı kulis bilgilerine göre, Bahçeli’nin yeni parti kurma arayışında olan Meral Akşener’in “iyice palazlanmadan 2018’de erken seçim” deme ihtimali olduğunu söylüyor.

‘SEÇİMLERİ DEĞİL, GÜVENLİĞİNİ KONUŞALIM’

dihaber’e konuşan AKP eski kurucularından ve eski Başbakan Yardımcılarından Abdullatif Şener ise, erken seçim ihtimali görmediğini söylüyor. Şener’e göre, 2019 seçimlerine daha çok var ve seçimleri konuşmaktan çok “sonuçlara yapılan müdahaleler” üzerinden “seçim güvenliğinin” konuşulması gerekiyor.

‘BEN AKP’Yİ ARTIK ANLAMIYORUM’

Şener kurucusu olduğu AKP’deki değişimler ve tartışmalar konusunda yorum yapmaktan kaçınırken de gerekçelerini su sözlerle anlatıyor: “Ben artık AKP uzmanı sayılmam, ben bu partiyi bırakalı 10 sene oldu. bütün vekiller değişti, bütün kadrolar değişti. Ben bırakalı kafa yapısı da değişmiş. Anlamakta zorlanıyorum.”

‘GÜVENLİK OLMADAN HİÇ BİR SEÇİM STATÜKOYU DEĞİŞTİREMEZ’

Şener, asıl üzerinde odaklanması gereken noktanın seçim güvenliği olduğunu da beyan ederek, aksine seçimlerin göstermelik hale geleceğini söylüyor. Şener, şunları dile getirdi: “Daha 2019’a çok var. Ama bildiğim bir şey var o da seçim güvenliği sağlanmadığı sürece bundan sonraki seçimlerin tümü göstermeliktir. İlk planda, 2019 seçimleri ne olacak ne olmayacak demeden önce Türkiye’de seçim güvenliğini sağlayacak olan çalışmaların yapılması lazım. Bunu muhalefet partilerinin yapması gerekiyor. Seçimle ilgili bir takım yetkileri var, Siyasi Partiler Kanundan (SPK) kaynaklı bir takım yetkileri sorumlulukları var, bunu da dikkate alarak seçim sisteminin güvenli hale getirmeleri lazım. Vatandaşların attığı oyların resmi olarak ilan edildiği bir süreç olduğunu garanti altına alacaklar. Ondan sonra Türkiye’de seçim sonuçlarını tartışmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Seçim güvenliği yoksa bundan sonra hiç bir seçimin mevcut statükoyu değiştirebileceğini düşünmüyorum.

‘16 NİSAN REFERANDUMU KOŞULLARINI ARAYACAĞIZ!’

Bu sadece 16 Nisan referandumu ile ilgili bir kaygı değil. Çünkü bundan sonra 16 Nisan’ı arayacağız zaten. Bir güç hem yargıya, hem parlamentoya, hem idareye hakim olursa bunun doğal sonucudur. 16 Nisan koşullarından daha ağır koşullardayız. Şu anda HSK’ya, Yargıtay’a, Danıştay’a ve hatta YSK’ya sayın Cumhurbaşkanı hakimdir. Oradakiler görevlerini yaparken, bağlı oldukları yeri mutlu ve memnun etmeye çalışacaklar. Bunlar da seçim sonuçlarının özgür bir şekilde ortaya çıkmasını engelleyecek şekildedir.”

Kenan Kırkaya – dihaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here