Mızraklı: Türkiye sonu görülmeyen bir tünele girdi

0
274

Kayyum gaspıyla görevinden alınan Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı tutuklanmadan önce ANF’ye hem kayyum gasp hem de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgali girişimiyle ilgili değerlendirmeler yapmıştı. Bu değerlendirmelerinde Türkiye’deki gelişmelere bir bütün olarak bakıldığında adeta bir zembereğin boşaldığına dikkat çeken Mızraklı, demokrasinin, insan hakları ve özgürlüklerinin ve en önemlisi yurttaşlık hukukunun berhava edildiği bir sürecin yaşandığını vurguladı.

Mızraklı, çalışmayan bir meclis, etkili olmayan hukuk ve beraberinde halkın iradesinin hiçe sayılıp, seçim sonuçlarının adeta ortadan kaldırılmasının tek adam rejiminin nasıl davranacağının ipuçlarını verdiğine işaret etti. Bir ucu 31 Mart’tan 23 Haziran’a, diğer ucu ise 19 Ağustos’a uzanan bir sürecin söz konusu olduğunu belirten Mızraklı, “Bu süreçlerin toplamında adeta hukukun bütün değerlerinin ve demokrasi kavramlarının hiçleştirildiğini görürsünüz. Mevcut anayasanın amir hükümlerinin bile yok sayıldığı bir dönemdir bu dönem” dedi.

‘YA BARIŞ YA GESTAPO REJİMİ’

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Türkiye’nin Ortadoğu karanlığı içinde sonu görülmeyen bir tünele girdiğini belirten Mızraklı, bu tünelin içine girecek olanları yutabilecek bir kara delik olduğunu ifade etti. Mızraklı, “Özellikle Kürtleri yutma gayretiyle bu tünele girenler tarihte hep yutulmuşlardır” ifadelerini kullandı.

İktidarın ülke içi ve dışında ‘Kürt bahtiyar olmasın’ siyaseti yürüttüğünü vurgulayan Mızraklı, bunun için de her yol ve yöntemi mubah kabul ettiğini söyledi. Burada can yakıcı olanın ise demokrasi ve hukuka saygılı olduğunu söyleyen bazı çevrelerin bu türbülansın içine girmesi olduğunu belirten Mızraklı, CHP’nin savaş tezkeresine evet oyu kullanmasını eleştirdi.

Bu kötü gidişattan demokrasi ve barış ittifakının örülmesiyle çıkılabileceğini vurgulayan Mızraklı, “Burada yegane çıkış yolunun Kürt-Türk barışı olduğunu yıllardır söylüyoruz. Ya Kürt ile barışan ve yarına kendini taşıyabilen bir sistem ortaya çıkacak; ama Kürt ile barışmadığı takdirde de Türkiye’yi uzun süreli bir yalnızlık, yoksulluk bekleyecek. Beraberinde de bu yasakçı zihniyetin ülkeyi adeta bir gestapo rejimine dönüştürmesiyle karşılaşmamız hiç de uzak değil” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here