Taşdemir: AKP tecavüz ve istismarı aklıyor

0
229

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, güncel gelişmeleri ve kadın gündemini değerlendirdi.

HASTA TUTSAKLAR

Taşdemir’in konuşmasının satır başları şöyle:
Dün yine Balıkesir Burhaniye Cezaevinden acı bir haber aldık. 28 yıldır cezaevinde olan Nurcan Bakır, cezaevinde yaşamına son verdi. Her gün cezaevlerinde bir hasta tutsak yaşamını yitiriyor, cezaevlerinin koşulları yaşanan hukuksuzluk gösteriyor ki bu ülke cezaevleri meselesini kendi gündemine almalıdır.
İnsanlar elleri ranzaya kelepçeli şekilde son nefesini veriyor.
Bir an önce hasta tutsaklarla ilgili ciddi girişimler olması gerekiyor. Bırakın hasta tutsakların tedavi edilmesini, sağlıklarına kavuşturulmasını, üstelik bütün bunlar yapılmazken hasta tutsaklar ayrıca cezalandırılıyor. Hücre cezaları veriliyor, keyfi cezalarla infazları yakılıyor. En son Fatma Özbay ceza aldı. Koğuşta bulunan tığ gerekçe gösterilerek hücre cezası verildi. Kanser hastası, uzun yıllardır cezaevinde yatan bir tutsak. Fatma Özbay’a hücre cezası verilerek cezaevinde ayrı bir cezaevi dayatılıyor.
Cezaevlerinde tutsakların ailelerle vedalaşma hakları bile ellerinden alınıyor.
Hasta tutsaklar tahliye edilmeli
Bir an önce hasta tutsakların tahliyesinin gerçekleşmesi gerekiyor. Nurcan Bakır’ın ailesine başsağlığı diliyorum. Nurcan Bakır’ın bu koşullardan kaynaklı yaşamına son verdiğini biliyoruz.

TUNCEL VE KIŞANAK’IN DURUŞMASI

Yine biz 2 gün önce Kadın Meclisi, Roza Kadın Derneği ve TJA aktivistleri olarak  Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel’in duruşmasındaydık. Duruşma Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Arkadaşlarımız 3 yıldır rehine olmasına rağmen ilk defa duruşma salonuna bizzat geldiler. Elbette ki 3 yıldır büyük bir mücadele vererek, direniş göstererek o duruşma salonuna gelebildiler. 3 yıldır SEGBİS dedikleri, yüzyüzelik ilkesine aykırı, hukuku çiğneyen, insanların birbirlerini bile anlamadığı bir sistemden arkadaşlarımıza 15 yıl hapis cezası verildi. Sonra istinaf mahkemesi bu cezayı bozdu ve yeniden yargılama başladı. Ayın 15’inde Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tuncel ve Kışanak’ın katılımı ile duruşma görüldü.
Hepimiz biliyoruz, AKP Genel Başkanı meydan meydan gezip partimize, eşbaşkanlarımıza, milletvekillerimize akla hayale sığmayan suçlamalar yöneltiyor. Ama gerçekten o mahkeme salonlarında yargılanan hakikatin kendisi, Kürtlerin kimliği, arkadaşlarımızın siyaseti ve kadınlardır.
Hiçbir arkadaşımız, “Allah affetsin, kandırıldık” demedi.

‘MAHKEMELER CANLI YAYIMLANSIN’

Biz bir kez daha yandaş kalemşorlara da sesleniyoruz; öyle akşam televizyon köşelerinde oturup söyledikleri yalan yanlış iddialarını bir kenara bıraksınlar. Gelsinler, mahkeme salonlarını dinlesinler. Burada yaşanan hakikatin ne olduğuna, nasıl algı siyasetinin yürütüldüğüne tanık olsunlar. Evet, gerçekten vicdan sahibi gazetecilerin, etik ilkelerine sahip kişilerin o mahkeme salonlarını izlemesi ve yeniden icat  edilen suçların nasıl açığa çıktığını görmeleri gerekiyor. Biz şunu da kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz: Mahkemeler canlı yayımlansın. Bakalım gerçekten orada suç nedir, suçlu nedir, kim kimi yargılıyor, kim yalana başvuruyor, kim uyduruk suçlar icat ediyor, olmadık yerlerden akıl dışı iddialarda bulunuyor, bunu hukuk adına dayatıyor ve ciddi bir hukuksuzluk yapıyor? Türkiye kamuoyunun gerçekleri bilmeye ihtiyaç var. Kendilerine güveniyorlarsa, yürüttükleri siyasete güveniyorlarsa buyursunlar mahkemeleri canlı yayınlasınlar, kim suçlu ortaya çıksın.

KAYBOLMA VE CİNSEL İSTİSMAR

Dersim’de 12 gündür bir genç kadın kayıp, Gülistan Doku. 12 gündür Gülistan’dan haber alınamıyor. Biz HDP Kadın Meclisi olarak, kadın örgütleri ile birlikte ‘Gülistan nerede’ sorusunu sormak için, ‘Bir kadın daha eksilmeyeceğiz’ demek için Dersim’e gittik. Gözlemlediğimiz bir gizemlilik hali var. Bu kaybın üstü örtülmeye, zamana yayılmaya ve bu kayıp normalleştirilmeye çalışılıyor.
Bu konuda işin ısrarla takipçiliğini yapan arkadaşları ve öğrenci derneği ciddi bir baskı altında; tehdit ediliyorlar, gözdağı veriliyor. Bir şekilde bu davanın üstü örtülmeye çalışılıyor.
Dersim’de biliyorsunuz Harun ismindeki şahıs 15’e yakın çocuğu taciz etti. Bu şahsın içerisinde olduğu politik zemin ve ilişkileri bize bir fikir veriyor. Kendisi daha önce zihinsel engelli bir kız çocuğunu taciz ediyor. Yargılama süreci başlıyor ama sonra kendisine bütün bu taciz istismar davalarında olduğu gibi bir takipsizlik kararı veriliyor.
Benzer örnek yine Cizre’de okullarda artan taciz olaylarıdır. Geçtiğimiz haftalarda Şırnak’ta Şeyh Nuh İmam Hatip Lisesi müdürü bir öğrenciyi istismar ediyor, bir okul çalışanı tarafından ihbar ediliyor ve öyle açığa çıkıyor. Yine Cizre İstiklal Orta Öğretimde bir öğretmenin 4 öğrenciyi istismar ettiğine dair öğrencilerin beyanları var ve bu açığa çıktı. Buna benzer onlarca örnek var. Daha önce Mardin ve Bingöl’de olduğu gibi bu soruşturmaların üstü örtülüyor ve takipsizlik kararları peş peşe veriliyor.
Şırnak’ta, Cizre’de, Ankara’da kadın ve çocuklara yönelik suçlarda bir cezasızlık politikası izleniyor.
Üniversiteler artık bilimle, bilim insanlarıyla değil tacizle gündeme geliyor.

‘AKP TECAVÜZCÜ İLE EVLENDİRMEK İSTİYOR’

En son cinsel istismar yasası Meclis’te gündeme geldi. İki defa yasalaştırmaya çalıştılar, kadın örgütlerinin tepkisi üzerine geri çekildi.
Tecavüzcü ile evlendirmek insana karşı, topluma karşı suçtur. AKP iktidarı bu suçtan imtina etmiyor ve bu suçu yasallaştırmak, çocuk tecavüzünü suç olmaktan çıkarmak istiyor.
18 yılda Türkiye’nin geldiği yer 1800’e varan kadın cinayeti, istismar. Kadın kazanımları hedef alınıyor. En son Ankara’da Kadın Meclisimize dönük operasyon gerçekleşti. 7 arkadaşımız gözaltında. Kadın mücadelesi ortadan kaldırılıyor. Bu zeminin saldırılara açık hale getirildiğini söyleyebiliriz.

KADIN KONFERANSI

Bu koşullarda 18-19 Ocak’ta HDP Kadın Meclisi olarak kadın konferansımızı gerçekleştiriyoruz. Kadın düşmanlığının bu kadar arttığı, kadın kazanımlarına el konulduğu, kadın siyasetçilerin rehin tutulduğu ve aynı zamanda dünyanın dört bir yanında kadınların dünyada değişime öncülük ettiği koşullarda, bu tarihsel kavşakta biz de kendi konferansımızı gerçekleştiriyoruz.
Konferansımız 400’e yakın delegenin katılımı ile 2 gün sürecek. Elbette biz dünyada, Ortadoğu’da, Türkiye’de kadınların yaşadığı sorunlara, parti olarak yaşadığımız eksiklere ve bunları nasıl aşacağımıza dair güçlü tartışmalar gerçekleştireceğiz. Bütün bu baskılara, HDP siyasetine karşı yürütülen bu savaş siyasetine karşı kadınların konferansta açığa çıkaracağı umut, yaygın örgütlülük, politik zemin hem kadınların özgürlük mücadelesine katkı sunacak hem de halklarımızın bir arada yaşama umudunu güçlendirecektir. O açıdan bütün bu yok etme siyasetine karşı kadınlar olarak umudu büyüteceğiz. Bütün kadın mücadeleleriyle ortak alanlar yaratarak mücadelemizi yükselteceğiz.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here