Çiftçiler de ‘HAYIR’ diyor!

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Referandum sonrası ‘evet’ çıkarsa Cumhurbaşkanına her türlü kararname çıkarma yetkisi verileceğinden bugün yapılan acele kamulaştırma yöntemine daha sık rastlayacağız. Bakanlar Kurulu kararıyla yapılan acele kamulaştırmalar başımıza bela olurken artık günlük kararname ile kamulaştırma yapılabilecek

Yeni anayasaya “evet” çıkması halinde geçimlik tarım dahil üretimin tamamının şirketlerce gerçekleştirileceği ve dışa bağımlı bir yaşama mahkum edileceğimiz anlaşılıyor. En son çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ÇAYKUR’un da aralarında bulunduğu 11 kuruluşun Varlık Fonu’na devredilmesi anayasayı hazırlayanların nasıl bir yol izleyeceğini göstermekte. 2018 yılı başından itibaren patentsiz tohumu yani geleneksel, atalarımızdan miras kalmış ve korumaya çalıştığımız tohumları artık evimizin bahçesinde dahi kullanmamız yasaklanırken, tüm üretim süreçleri tohum ve tarım ilaçları tekellerinin hakimiyetine terk ediliyor. Anayasa oylamasında “evet” çıkması halinde nelerle karşılaşabileceğimizi çiftçi örgütlerine sorduk.

‘Artık günlük kararname ile kamulaştırma yapılabilecek’

Tüm Köy Sen’den Sedat Başkavak:

“Kadına dair politikaları Aile Sosyal Politikalar Bakanlığına, çevre politikalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığına hapseden ve onun içinde eriten bir iktidar yarın Cumhurbaşkanına bakanlık kurma ve bakanlık kaldırma, yetkilendirme yetkisi verildiğinde Tarım Bakanlığını da Ekonomi ya da Orman ve Su İşleri ya da Kalkınma Bakanlığına alabilir. Çünkü tarım stratejik bir sektör olarak değil, bir ticaret aracı olarak görülüyor. Gıda güvenliği ve kendine yetecek kadar üretimi sayesinde gıda güvencesine sahip olan bağımsız bir ülke olmak gerekir. Fakat başkanlık sistemini savunan herkes “Neyin ticareti olur” derdinde.

12_sedat_başkavakReferandum sonrası “evet” çıkarsa Cumhurbaşkanına her türlü kararname çıkarma yetkisi verileceğinden bugün yapılan acele kamulaştırma yöntemine daha sık rastlayacağız. Bakanlar Kurulu kararıyla yapılan acele kamulaştırmalar başımıza bela olurken artık günlük kararname ile kamulaştırma yapılabilecek. Sit alanı, mera, yayla, tarım arazisi sıfatları enerji ve maden şirketlerinin doğayı talanı aksamasın diye gecelik kararnameler çıkabilir. Bugün kısmen direniş kısmen mahkemelerle engellenen maden ve enerji şirketlerinin tarım alanları ve doğaya saldırıları artık mahkeme yoluyla engellenemez duruma gelebilir. Çünkü şirketlerin işinin yavaşladığı her yerde Cumhurbaşkanı kararname yayınlayabilir.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin anonim şirket gibi yönetilmesi gerektiğini söylüyor. Bu bakış açısıyla referandum sonrası kim Cumhurbaşkanı olsa aynı mantıkla ülkeyi yönetmek isteyecektir. O nedenle de GDO’lu gıdaların hem ithalatının artması hem de GDO’lu üretimin artması muhtemeldir. Enerji tarımını da bu çerçevede düşünmek lazım. Tarımı çökerten politikaların devam edeceği çok açık. Tarımsal üretimde, tohumda, gübrede bağımlılık ilişkilerine son vermek yerine “Alın verin ekonomiye can verin” mantığıyla üretim değil tüketim üzerine kurulu bir ekonomimiz var. GDO’lu tarımsal üretim ve enerji tarımının da bu temelde düşünülmesi lazım. En son çıkan KHK ile ÇAYKUR’un kurulan Varlık Fonu’na devredilmiş olması tarımın şirketlerin çıkarları doğrultusunda hızlı bir sürece evrileceği görülmekte. Biz çiftçilerin hayır oyundan başka bir seçeneği yok.”

Tehdit kalkmayacak, ivme kazanacak

ÇİFTÇİ-SEN’den Abdullah Aysu:

12_abdullah_Aysu“Türkiye’de 24 Ocak Kararları’yla başlayan, tarımın serbest piyasa içine çekilmesi/ tarımda neoliberal politikaların uygulanması sürüyor. Anayasa değişikliğinin tarımda uygulanan serbest piyasa politikalarını düzeltmeyeceği, daha da kötüleştireceği beklenmelidir.

Uygulamaya konulan Büyükşehir Yasası’nın, yeni anayasaya bir altlık oluşturduğunu düşünmekteyiz. Meraların talanı, maden ve enerji şirketlerin ekolojik tahribatı ve tarım alanları üzerinde oluşturduğu tehdidin kalkmayacağı, tersine ivme kazanacağı kanaatimiz var.

Halihazırdaki Biyogüvenlik Yasası tarımsal üretimde GDO’lu tohum kullanılmasına cevaz vermiyor. Ancak GDO’lu ürünlerin hayvan yemi ve gıda imalatında kullanılması serbest. Bunun daha da artması muhtemel olumsuzluklar olarak görülebilir/görülmelidir.

Anayasa geçmeden ÇAY-KUR’un ve Ziraat Bankası’nın varlık fonuna aktarılması tarıma dostane yaklaşımın olamayacağının sinyallerini vermektedir. Anayasanın geçmesi halinde tarımın içinde olduğu girdaptan çıkması için bir kurtarıcı elin uzatılmayacağı, daha kötüye gitme durumunun olacağı ürküntüsü biz çiftçilerde var.”

HABER MERKEZİ

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR