Fukuşima’da 9 yıl sonra da radyoaktif maddeler temizlenmedi

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Japonya tarihinin tek ve en büyük nükleer felaketinin ardından Fukuşima Daiichi adlı nükleer santralin çevresindeki Fukuşima, Tomoika, Namie, Okuma ve Futaba kentleri boşaltılmıştı. Resmi istatistiklere göre, Fukuşima’dan tahliye edilen 95 bin kişiden 31 Aralık 2019 itibariyle sadece yüzde 20’si yeniden kente geri döndü.

Ancak diğer kentlerde geri dönüş oranları çok daha düşük. Futaba’ya hiç kimse geri dönemezken, diğer kentlerde geri dönüş oranları yüzde 2 ila 8 arasında değişiyor.

ÇOĞUNLUĞU 70 YAŞ ÜSTÜ BİREYLER

Henüz başta çevredeki ormanlık alanlar olmak üzere birçok yerde radyoaktif maddelerin temizlenmemiş olmasına rağmen geri dönüş oranları yüksek. Fakat Japon ve Fransız uzmanların yürüttüğü bir projede yer alan istatistiklere göre, geri dönenlerin önemli bir kısmı 70 yaş ve üstü bireylerden oluşuyor.

Uzmanlar, Daiichi santrali ve çevresindeki radyoaktif maddelerin temizlenmesi çalışan binlerce kişinin de bölgeye taşınacağını tahmin ediyor.

Ancak bölgedeki radyoaktif maddelerden sezyumun yayıldığı alanların başında gelen ormanlar bulunuyor. Fukuşima Valiliği sınırları içindeki toprakların yüzde 75’i ormanlardan oluşuyor ve buralardaki radyoaktivitenin 300 yıl kadar yüksek derecede olacağı tahmin ediliyor.

Bölgede özellikle ‘sezyum 137’ salındığı bilinirken, ormanların yanı sıra okyanusa ne düzeyde düştüğü üzerine araştırmalar yürütülüyor. Nükleer facia sonrasında salınan radyoaktif maddelerin Çernobil faciasından üç kat daha az, nükleer bomba denemelerinden ise 15 kat daha az olduğu tahmin ediliyor.

2011’de Pasifik’teki tsunami faciasında 20 bin kişi hayatını kaybederken, binlerce kişinin cenazelerine bir daha ulaşılamadı. Kimi yerlerde 10 metreyi bulan dalgaları tetikleyen tsunami felaketi, Fukuşima’daki nükleer santrali de vurmuştu. Felaketin ardından Japonya, nükleer santralleri kapatma kararı almıştı.

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR