Maraş Katliamını kınamak değil, boşa çıkarmak

Bundan tam 43 yıl önce 19 – 26 Aralık’ta onlarca Alevi, Kürt ve ilerici demokrat insanlar aramızdan hunharca alındı. Dükkanlar, evler, Fabrikalar yağmalandı. İnsanlar topraklarından, yurtlarından edildi ve asimilasyona uğratıldı.

Öyle acılar yaşandı ki insanın dinlemeye takati yetmez. Çocuklar, hamile kadınlar, savunmasız yaşlılar… Maraş bölgesinde en bilinen Ermişlerden Elif Ana’nın kardeşi Cennet anneye yapılanlar… Bunlar bizim ve Kızılbaş toplumunun hafızasından silinmeyecek ve hesabını göremediğimiz acılardır. Maraş’ta katledilen insanların ailelerinin bir kısmı yıllarca kendi mezarlarına dahi gidemedi. O bile çok göründü bu insanlara. Bu katliam tarih sayfalarında en kanlı katliamlardan biri olarak yerini aldı.Yapılan katliamda kullanılan yöntemler ve hedef alınan insanların büyük bir bölümü savunmaz insanlar olması  bilinçli bir terci olduğu kuşku götürmez.

Maraş’ta gerçekleştirilen katliam sadece Maraş’ta yaşayanlarla sınırlı kalmayarak bölgede ki tüm ötekileri etkiledi. Merkez olmak üzere Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde Kürt Alevi köyleri büyük bir oranda boşaldı.

Bu katliamla hem 12 Eylül darbesine giden yolun taşlarını döşenmişti. Bir diğer yönü ise coğrafyanın Kürt  Aleviler de arındırmak istemesiydi, dolayısıyla da bugün baktığımızda o gün istenen sonuç alınmış görünüyor.

Bu katliamla ile coğrafyanın demografik yapısının değiştirilmesi hedeflenmişti bugün gelinen aşamada ise Pazarcık aşağı Terolar köyünde yapılan kampa Suriye’de getirilip yerleştirilen 27.000 mülteci ile demografik yapının değiştirilmek istendiği bir kez daha teyit edilmiş oldu.

Dolayısıyla burada görülmesi gereken en önemli husus ise bunun bir göçertme politikası olduğu doğru anlaşılmalı ve ona uygun da bir tutum geliştirilmesi gerekmektedir.

Maraş katliamı yıl dönümü yaklaşırken bir çok dernek, kurum ve kuruluş Maraş katliamın protesto etmek kınamak için hazırlıklarını yapıyorlar artık klişeleşmiş protestolar yöntemlerle devam ediyorlar.

Adeta bu konuda bir statik oluşmuş ve bu statükonun dışına çıkmadan Avrupa’da ya da Türkiye’nin batısında basın açıklamalarıyla protestolarla Maraş katliamını unutmayacağız kelimeleriyle bir tatmine ulaşıldığını kanısındayım.

Biz Maraş katliamını ebetteki protesto edeceğiz. Fakat Maraş katliamını protesto değil nasıl boşa çıkarabiliriz üzerinde odaklanmamız gerekiyor. Aksi takdirde bu katliamlar devam edecektir. Şunu doğru anlaşılması gerektiği kanısındayım. Katliamlar da sadece insanlar değil coğrafyadaki ve evrendeki tüm canlıları da etkiler.

Bugün baktığımızda o gün katledilen sadece insanlık olmamıştır. Doğasıyla dokusuyla ve farklı kültürleri ile dilleriyle gelenek ve görenekleri ile börtü böceği ile bir katliamı uğramıştır.

Kesinlikle şu iyi bilinmelidir; Maraş’ta katliamını boşa çıkarmanın yegâne yolu Maraş’a dönerek orada yaşamı yeniden inşa etmektir ve bunun için somut adımların atılmasıdır. Aksi takdirde bu söylemin ötesinde hiçbir şey ifade etmeyecektir.

Şayet biz Maraş’ta Yaşamı Yeniden İnşa edebilirsek işte o zaman elde etmek istedikleri sonuçları elde etmemiş olacaklardır.

Maraş coğrafyası Aleviler için kutsal topraklardır. Çünkü bu coğrafyada alevlerin kanaat önderleri, rehberleri, pirleri kutsal mekanları ve ziyaretleri bulunan topraklardır. Bu kutsalların korunması ve yaşatılması son derece önemlidir.

Bu kültürü korumak için kutsallarımız etrafında bir araya gelip kenetlenmemiz gerekiyor. Bunu başarmak hem manevi açıdan dönüş isteğimizi artıracak hem de değerlerimizin korunmasına katkı sağlayacaktır.

Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi olarak başladığımız gün de bu yana şunu söylüyoruz; biz bu topraklarda alevi felsefesinin özü ile ve kökleri ile buluşması için her türlü çabayı göstermeye devam edeceğiz.

Çünkü biz buna inanıyoruz her ağaç kendi kökleri üzerinde yeşermelidir. Her toplumda kendi diliyle inancıyla gelenek ve görenekleri ile yaşamalıdır ki bir toplum olabilsin.

Maraş’ta başlatmış olduğumuz yaşamı yeniden inşa çalışmaları her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Burada tüm yöre dernekleri kurumları kuruluşları ve şahsiyetleri yaşamı yeniden inşa hareketinin çalışmalarla güç vermeleri önemlidir. İşte biz örgütlü bir yaktı dönüşüp burada bir yaşam inşa edebilirsek belki o zaman sistemin kendisiyle yüzleşmesini sağlayabiliriz.

Şayet biz bunu gerçekleştirebilirsek bu coğrafyada yapılan ve yapılmak istenen tüm katliamları boşa çıkarmış olacağız.

Burada sözlerime son verirken 43 yıl bundan önce Maraş’ta yapılan katliamda hayatını kaybeden tüm canları saygı ile anıyor, katliamı gerçekleştiren zihniyette lanetle kınıyorum…

Saygılarımla