Oğuz Türkü mü? Oğuz Kürdü mü?

Yıl, 4 Aralık 1999, Hamburg Üniversite salonunda,’’ Demokrasi ve Anayasa Tartışmasında, Alevilerin Görüş ve Talepleri’’ konulu bir PANEL ve Kültürel program yapıyoruz. Konuşmacı Konuklar ve sanatçılar var. Program gecenin ilerleyen saatlerinde bitince, herkes dağıldı. Biz programı organize eden Hamburg HAK-Evi Dergâhı yönetici ve çalışanları salonu toparlayıp, uzaktan gelen konuk ve sanatçıları misafir edecek olanlar misafirlerini alarak dağıldık.

Ben, Hüseyin Narlı ve konuk konuşmacılardan o dönemin CEM Vakfı Avrupa Koordinatörü Dr. Halis Özkan, birlikte Diyap Gökduman arkadaşımızın evine gittik. Saat gecenin 10’u olmuştu. Akşam yemeği için sofraya oturduk. Malum Alevi sofrasında Mihman olunca, DEM’siz olmaz. Herkese birer bardak dolu indirildi. Alevi sofrasında Dem, sazsız, sözsüz olur mu?

Muhabbet açıldı. Dr. Halis Özkan Dersim kökenli, ve o dönem Cem vakfı ile hem Aleviliğe bakış açımız, hem de siyasi, politik duruşumuz taban tabana zıt gibi.

Fakat ilk defa bir etkinliğimize Cem Vakfı yöneticisini davet ederek, ilişki kurmaya çalışıyoruz. Çeşitli konulardaki görüş ve konuşmalarda, Dr. Halis bey, ısrarla, Dersim halkı Oğuz boyundan gelen öz be öz Türk’tür diyerek. Kürtlerden Alevi olmaz, Aleviler öz Trüktür tezini savunuyor.

Tabi bizde Aleviliğin Mezopotamya Ari kültürel kaynaklı İran-Kürdistan coğrafyasının halklarının inanç kültürü olarak ortaya çıktığını savunuyoruz. Derken Demi de noş ediyor Halis abimiz. O dönem bize göre yaşı epeyce ileride olduğu için, Halis abi diyoruz. Zaman ilerledikçe, Dem de malum bir müddet sonra bardaktaki gibi durmuyor. Diyap arkadaş da, Dersim bölgesinden Erzincan Kemahlı, sanatçı çalıp söylüyor. Zaman zaman Halis abiyle aynı bölgeden oldukları için de, Dersimliler Kürt mü, Türk mü diye, bir hayli tartışıyorlar. Derken Hüseyin Narlı, Diyap arkadaşa dedi Diyap; Sen biraz saz çal. Diyap başladı, Deyişler ile Dem birleştikçe, Türkçe, Kürtçe- Dimilki/ Zazaca derken, Halis abi de başladı Zazaca deyişler, klamlar söylemeye. Diyap çaldıkça, Halis abi söylüyor, Diyap döndü Halis abiye dedi;

-Ya Halis abi sen şimdiye kadar Kürt’ten Alevi olmaz, Biz öz be öz OĞUZ Türküyüz diyordun. Şimdi Zazaca Deyişler okuyorsun, bu nedir?

– Hüseyin Narlı araya girerek;

– Diyap sen sazını çal, Halis Abi Şimdi de, OĞUZ KÜRDÜ oldu.

Derken gülüşmeler ve daha sonraları Dr. Halis Özkan ile ilişkilerimiz devam etti, Aynı yıl Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesindeki bir Alevi Sempozyumuna Diyap ve Halis Özkan’ı Avrupa’daki 21 dernek adına, hazırladığımız konuşma metni ile, birlikte gönderdik.

Daha sonraları İsviçre’de organize ettiğimiz yaklaşık beş bin kişinin katıldığı kitlesel bir programda, Cem Vakfı adına konuşma yaparken, ‘’ya Kürt’ten Alevi olmaz diyorlar. Aha burada beş bin kişi hem Kürt hem de Aleviyiz diyor. Ne diyeceğiz. İnkâr mı edeceğiz’’ dediği için, Cem Vakfı Başkanı İzettin Doğan tarafından, Avrupa koordinatörlüğünden hemen azledildi. Bu azledilmeyi hazmetmeyen Dr. Halis Özkan, bu duyumu alır almaz, kendisi CEM Vakfından istifa etse de, yıllarca hizmet ettiği yerden böyle bir sonuç çok ağırına gitmiş ve sıkıntıdan beyin kanaması geçirerek, uzunca bir süre komada kaldıktan aylarca sonra ilk uyandığında Sadece Dımilki/ zazaca konuşabilmiştir. Arkadaşımız Şükrü Yıldız’ın aktardığına göre Karadenizli olan ve Kürtçe bilmeyen eşi, Onun konuştuklarını anlamayınca, Mustafa Düzgün’ü arayarak çağırır. “Halis uyandı, ama konuştukları ne Almanca, ne Türkçe nede İngilizce. Biz bir şey anlayamadık.” Der.

Mustafa Düzgün’ler gittiğinde Halis abinin Zazaca konuştuğunu görürler. Eşine; Halis “zazaca konuşuyor” derler. Doktorları bu durumun normal olduğunu, bu tür komalardan sonra bazen anadili dışında her şeyi unutarak insanların uyandığını söylerler.

Hani derler ya, Takdir-i İlahi, yıllarca Türk gibi yaşayan Halis Abi, ömrünün son günlerini, çocukluğunda öğrendiği anadili Zazacaya muhtaç ve onunla tekrar buluşarak tamamladı.

Bu anı, ‘’Oğuz Türkü ve Oğuz Kürdü Olarak ‘’, o günlerde yaşadıklarımızın tatlı bir hatırası olarak, Hakka yürüyen Dr. Halis Özkan ve Hüseyin Narlıyı hep bize hatırlatacak ve anılarda yaşatacaktır.

Bu Anı ile Dr. HALİS ÖZKANI da, bir kez daha anmış olalım. Devriyesi daim olsun.

* Yola Mihman Kitabımdan bir Anı