Güzel Günler Çok Yakında.

Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi’ başlıklı video açıklaması yoğun ilgi gördü. Twitter platformunda en çok izlenen videolardan biri oldu. Konuşma sistematik olarak ayrımcılığa uğrayan, inanç kimlikleri asimile edilmek istenen Aleviler için önemliydi. Türkiye’yi kutuplaştırıcı atmosferden çıkarma yolunda yeni bir başlangıca çağıran bir konuşmaydı. Burada egemen güçlerce kullanılan tabu yıkılmış, kamusal alanda eşitlikçi bir paradigmanın daha somut ifadesi olan tavır sergilemiş oldu. İnkâr yerine kabul, ayrımcılık yerine tanıma ve hak eşitliği beklentisi pratik karşılığını bulacaktır. Kılıçdaroğlu’nun video açıklamasına gösterilen ilgi, gelen tepkilerin ekseriyetinin olumlu olması toplum kesimleri nezdinde çözüm beklentisinin diri olduğunu gösterdi. Bir arada yaşamı farklı kimliklere saygı çerçevesinde yaşamsallaştıran bir ülke olacağız. Dinleri, mezhepleri, dilleri, milliyetleri birbirine karşı kullanmak isteyen, faşizan politikalardan beslenen ve özelde Alevilere negatif yaklaşımı körükleyen bağnaz anlayışa artık yeter demeliyiz. Alevi bir aileden gelen, inanç kimliğini gizlemeden ifade eden ve seküler değerlere sıkı sıkıya bağlı bir kişi elbette Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olabilir. Gerekli liyakat, beceri ve vizyon sahibiyse ülkeyi gayet iyi yönetir, kapsayıcı ve kucaklayıcı olur. Kılıçdaroğlu tam da en geniş kesimlerin aradığı yönetim şekline uyan bir profil çizmektedir. Adaletin tesisi, hukukun üstünlüğünün anayasal olarak garanti altına alınması, sosyal devlet olunabilmesi ve halkın siyasete katılımında söz ve karar gücü haline gelmesi Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesine bağlıdır.

Kılıçdaroğlu’nun Kürtler başlıklı videosu da helalleşme doğrultusunda paradigma değişimine işaret etti. Ülkenin ötekileri Kürtler ve Aleviler kendilerini her yurttaş gibi eşit hissettiği ölçüde toplumsal barış kurumlaşabilir. Tekçi ezber ve dayatmalarla bir yüzyılı daha kaybedemeyiz. Kürtler ve Alevilerle sorunlarını çözen bir ülke olabilirsek yeni yüzyılı anlamlı kılabiliriz. Kimsenin kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği, kimlikler üzerinden kutuplaştırıcı siyaset mühendisliğine geçit verilmediği koşulları hep birlikte yaratabiliriz. Kılıçdaroğlu bu noktada diğer politik aktörlerden farklı ve değişim içeren bir pratik göstermektedir. Nefret kusan dil kullanan politikacı tipini ülke olarak sırtımızdan atmalıyız. Karanlıktan aydınlığa çıkışın yolu değişimi içselleştirmekten geçer. Mevcut iktidar her açıdan bir yük halini aldı. Tek adam rejimine son verecek ve çoğulcu demokrasiyi hakim kılacak kişi Kılıçdaroğlu’nun kendisidir. 14 Mayıs günü, on yıllardır mücadele eden, haksızlıklara boyun eğmeyen milyonlarca ‘ötekinin’ birikimi sayesinde cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız. ‘Eğri zamanda doğru yerde durabilen’ Alevisi Sünnisi, Türk’ü Kürt’ü ile halkımız kötü gidişata ‘dur’ diyecektir. Devlet mekanizmasını, yargı kurumunu ve güvenlik aygıtlarını kirli ilişkilerden, mafyatik ağlardan temizlemek için ‘hak, hukuk, adalet’ diyen Kılıçdaroğlu ile omuz omuza yürüyeceğiz. Devlet adamlığı tecrübesi olan, ülke ve halk sevgisi aşikar, birleştirici güç Kemal Kılıçdaroğlu bu çarpık düzene son verecektir. ‘Eline, beline, diline sahip olma’ düsturu ile yetişen, ‘ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ bilinciyle hareket eden ve ‘zalimlerle uzlaşmamayı erdem sayan’ kültürel değerlerle kişiliğini oluşturan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye için bir fırsattır. ‘Alevi’ Kılıçdaroğlu hak ve hakikatin sözcüsüdür. Yalan, riya, kin ve kibir kaybedecek, hakikatin sesi kazanacaktır. Çürüyen ve çürüten merkez siyaset, popülist sağ eksen miadını doldurdu. Ötekisi olmayan bir toplum düzenine doğru ilerlerken yüzlerce yıllık ezberler bozuluyor, şablonlar geçirsizleşiyor. Halklar ve inançlar bahçesi Anadolu yeniden umudu müjdeliyor. Kılıçdaroğlu’nun Twitter’da 100 milyondan fazla kez izlenen ‘Alevi’ paylaşımının gösterdiği üzere halkımız ayrımcılıktan, kul hakkına girilmesinden fazlasıyla rahatsızlık duyuyor. Haram lokmayla ‘har vurup harman savuran’ siyasal iktidarın gitmesini istiyor.

Güzel günler çok yakında. Ne mutlu ‘çocuklarımızın geleceği için değişim’ diyenlere…

27/04/2023