Cumhur İttifakı Ve Devletin Yeni Babaları

Kapitalist devlet rüşvet ve yolsuzlukların mafyöz ilişkilerle bütünleşmiş bir başka versiyonudur.

Rüşvetlerin, yolsuzlukların ve mafyatik ilişkilerin Türkiye devletinin tarihinden günümüze bütün alanlarını kuşatması, bugün tekrar gündemi meşgul eden yeni skandalların tekrarı olmaktadır.

Türkiye tarihinde özellikle 1990’lı yıllarda devlet, iktidar ve mafya alanında ağırlığını hissettiren Türkiye devletinin “babalar devleti dönemi” bugün de Cumhur İttifakı’yla bir kez daha canlılık kazanmıştır. Erdoğan ve yandaşlarının uzun zamandır siyasi ivmelerle, iktidar yönetimini mafya elemanlarına teslim etmesi, AKP iktidarının yeni memurlarının mafyalar olduğunu göstermektedir. Başta, Alaattin Çakıcı’nın hükümetin koruması altına alınması ve devamında Cumhur İttifakı’nın Mehmet Ağar ile samimileşen yönetim diyaloğu, Erdoğan ve Bahçeli’nin yaşadığımız dönemde yeniledikleri; bir zamanların “Teşkilat-ı Mahsusa” derin devlet yapılanmasını restore etmiştir.

Cumhur İttifakı’nın devlet kadrosunda kendi diktatörlüğünü muhafaza etmesi için politik sahada yeni bir piyon olan Süleyman Soylu ile yola devam etmesi, Soylu’nun politik kariyerini beslediği kadar; Soylu’nun liderlik havasına haliyle girmesine yol açan tirajı-komik sahneleride yansıtmaktadır. Her ne kadar şimdilik Soylu’nun siyasi kariyer olarak havalara girdiği bu psikoloji basit görünsede, Cumhur İttifakı’nın birçok kirli işlerinde bir “kara kutu” durumunda olan Soylu’ya fırsatlar sunmaktadır. Erdoğan ve Bahçeli’nin, Soylu’yu sahiplenmelerindeki esas muhtevayı izah eden bu hakikat aynı zamanda gelecek günlerde Cumhur İttifakı’nın, Türkiye halklarına yaşatacağı daha zor yaşam koşullarının habercisidir.

Yıllardır Sedat Peker’in binbir hayalle yatırım yaptığı Erdoğan, Bahçeli ve Soylu üçlüsünün bugün bir kalemde Peker’i, derin devlet defterinden silmeleri, Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı’na karşı daha güçlü aktörler seçtiklerini ortaya koymaktadır. Gelişecek Türkiye gündemiyle birlikte daha çok netleşecek olan devletin yeni “babalar listesi,” erken seçimden oldukça korkan Erdoğan iktidarının yeni hamleleriyle netleşecek gibi görünüyor.

Süleyman Soylu’nun, “terör örgütünü bitiriyoruz. HDP sıkıştıkça erken seçim çağrısında bulunuyor. Sedat Peker amaçlarına ulaşamadığı için beni karalıyor.” sözleri birlikte göreceğimiz Türkiye gündeminin belirleyici siyasi atmosferini oluşturacaktır.

Cumhur İttifakı’yla birlikte her geçen gün daha çok artan rüşvet, yolsuzluk, yoksulluk ve mafyöz sömürü düzeni, Türkiye ezilen halklarının kara günlerinin habercisidir. Kapitalist devlet sisteminin egemen yönetim biçimi olan bu gerçeklik, Türkiye tarihini yinelenen ve yenilenen anti-demokratik ve hukuksuz bir mecraya doğru sürüklemektedir. “Kuvvetle ihtimal,” Türkiye tarihinde 1990’lı yılları yaşadığımız günlerin devamının garantisi olacak; devlet-mafya yönetimi; Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı’yla yıkılmamasıyla katmerleşecektir.