İzmir’den Ayvalık’a Zeytine Yolculuk…

Tam mevsimi değil mi ?
Zeytin ağaçlarının yükünün hafiflemesi, Bazılarının yeşil , bazılarının siyah olarak soframızda yer almaya başlaması. Yağhane önlerinde insanların tatlı bir telaş içine girmeleri.
Bütün bu güzelliklere karşın ne yazık ki bir yandan da ağaç katliamı tüm hızıyla devam ediyor.
İzmir’den Ayvalık’a yaptığım son yolculukta bunun örneklerini yakından gördüm. Kesilen her ağaçla birlikte Ege’nin geleneksel kültürü de yok ediliyor.
Yapılan yalnızca ağaç değil, kültür soykırımı da aynı zamanda Ege, bir uygarlıklar beşiği… İnsan var olduğundan beri yaşam alanı sunmuş ayrımsız herkese… Bereketini kimseden sakınmamış, Luvi’lerden, Romalılara, Hattilerden Dorlara, İonlardan Friglere kadar pek çok halkı bağrında barındırmış, yurt olmuş onlara…
Dini, dili, milliyeti farklı olsa da bin yıllardan bu yana zeytinle birlikte yaşamış bura insanı… Kültürlerini milletten millete, zamandan zamana aktarmış; zeytinle ilgili öyküler, efsaneler üretmiş…
Dahası, kutsal bilip, baş tacı etmiş zeytini… Yetinmemiş, barışın ve sağlığın simgesi haline getirmiş… Zeytinlikler bir bir lüks villalara, tatil köylerine, otellere, sitelere dönüşürken bu kültür de yavaş yavaş kitaplara emanet ediliyor ne yazık ki…
Olayın bir de sosyal boyutu var… Eskiden zeytincilikten, balıkçılıktan kazanılan parayı harcamakla tüketemezdi insanlar.
Öylesine zengindi yani. Devran döndü, herkes arazisini sattı. Ne oldu biliyor musunuz Arazilerini satanların kendileri, en çok da çocukları o araziye dikilen otellerde asgari ücretle çalışan işçiler haline geldi.
Balık çiftlikleri küçük balıkçıları da yok edince, halk hepten yoksullaştı. Herkes bir yerlere iş aramaya gitti, nüfus azaldı.” Anlayacağınız, Ege’nin her yanından bereket fışkıran topraklarının, birilerince, yılın yalnızca belli zamanlarında kullanılacak yapılar için ölçüsüz bir şekilde imara açılması, yeni yoksulların ortaya çıkmasına neden olarak bir sosyal yaraya dönüşmüş bile.
Zeytin ağacıyla ve zeytinliklerle ilgili son yıllarda alınan kararları, çıkarılan yasaları da biliyoruz. Paranın yeşilini sevenler ,zeytinin yeşilinden nefret ediyorlar. En güzel dersi vermek gerekir bu zihniyete.
İzmir’den Ayvalık’a Zeytine Yolculuk yaparken bugün ölüm yıl dönümü olan Arif DAMAR’ın bir şiiriyle sizlere veda etmek istedim.
Yaşamak sadece sevmektir, inan bana.
Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor. Yaşamak suda, toprakta, insanlarda görünerek; bir zeytin ağacı gibi. Bir zeytin ağacı gibi, ne güzel denize yakın olacaksın, uzayan dallarında, yapraklarında ışık ta derinlerde köklerin. Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek yaşamak her gün…