Dersim’de Kara Gün, Tarihte Kara Leke!

TBMM’de Bakanlar Kurulunun çıkardığı ‘Dersim Tenkil Kararları’ adlı kararname sonucu başlayan katliamın bugün 85. yıl dönümü. Dersim’de genç, yaşlı, kadın, çocuk ayırmaksızın canlar 4 mayıs 1937’de Verilen Kararname ile katledildi.

Dersim Katliamı’nı anlamak için Cumhuriyet Devleti’nin kuruluş felsefesi olan ırka dayalı ulus devlet anlayışının. (1925) Yılındaki Şark Islahat Planı’na bakmamızda yarar var. Bu planın özetini dönemin Başbakanı olan  İsmet İnönü şöyle anlatmıştır: Vazifemiz, Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır. Türklüğe ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız. Vatana hizmet edeceklerde arayacağımız nitelikler her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır.

Elazığ’da katledilen Seyt Rıza ve araladaşlarının isimleri Usene Seyd, Fındıq Ağa, Hesen Ağa, Usene Sey Rızay, Ali Ağa, Hesene İvraime Qız 15 Kasım 1937 günü  Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

Türkiye Cumhuriyeti O dönemki devleti  4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla başlattığı Dersim Tertelesi’nde on binlerce insan öldürüldü, binlercesi yurtlarından, tarihinden, kültüründen, inancından koparılarak Müslüman ve Türk toplumun içinde kalmaya zorlandılar. Kızılbaş-Alevi, Kürt, Ermeni kız çocukları ise Türk ve Müslüman yapılmak üzere köklerinden koparılarak kimsesizliğe terk edildi.

Devlet  Dersim Katliamı’nı meşru göstermek için başvurduğu yalanlar da bunlardan farklı değildir. Yerine göre “feodalizmin tasfiyesi,” “İngilizlerin kışkırttığı Kürtlerin isyanı,” “ ilkel, rafizi, Kızılbaşların devlete karşı isyanı”nı bastırmak için yapılan harekat… Veya gayri medeni yaşayan bir toplumu “medeniyet”e kavuşturma gibi ulvi amaçlar… Kim medeni, kim değil, demokrasi nedir, ilkellik nedir vb tartışmalara girmeyeceğim. Zira devletin Osmanlı’dan beri uyguladığı Kızılbaşları İslamlaştırma politikalarına, Türkleştirme politikaları da eklenince kırımın nedenleri de açıkça görülebilir.

O zamanlar daha çocuk olan birçok şahit, gözlerindeki yaş ile, sanki yine aynı şiddete maruz kalıyormuş gibi o korkuyu anlattı.

Onlar ;köylerde, mağaralarda, dere kenarlarında yakıldı, bombalandı, kurşuna dizildi, katledildi. Arşivlerde” Dersim İsyanı” olarak geçen bu yaşananlar unutulmamalıdır ki katliamdır. Tanıkların anlatımına göre çoğu yaşlı ve kadın olmak üzere 70 bin insan da öldürülmüştür.

Tanıkların o anı anlatması ve anlatırken ki korkusu hala ilk günkü gibi tazedir.  gerçekleri gün yüzündedir. Katliam tanıklık eden; “Rıza amca 11 yaşındaydı, gözlerinin önünde yüzlerce insanı ağır makinelinin önüne dizdiklerinde. “Çocuktum ama aklım tamdı, bugün gibi hatırlıyorum” diyor.”. Tüm tanıkların dilinde tek cümle, “hatırlıyorum “. Onlar hatırlıyor ne kadar unutturulmak, amacından saptırmak istense de Dersimde olan katliamdır . Alevilere ve Kürtlere yönelik yapılmış soykırımdır. Dersim’deki zulüm tarihin kara günü, kara lekesidir.