Ocaxê Çopur – Çopur Dede ocağı

Küçük İbrahim dede 1891 yılında Elbistan Kantarma’dadünyaya geldi.Ataları Sultan Sinemilli, kendisi Male HamzeBatte’dendir.Sinemilli Ocağı pirlerindendir.Kendisi daha sonra baba ocağını terk ederek bugün ki Adıyaman Gölbaşı ilçesi Haydarlı Köyü Çökek mezrasına yerleşmiştir.Ayrılıksebebinin daha çok çekememezlikten kaynaklandığını atalarımız belirtmektedir.Kendisi Kantarma’da Küçük İbrahim olarak tanınırken, talipleri Tilkiler Köyü tarafından Çopur Dede olarak tanınmaktadır.

​Çopur Dede’nin keşm-i kerametleri oldukça fazladır.Çökek mezrasındaki tarlayı Bozdağ’ların Paşasından satın almasına rağmen Bozdağ’ın Paşası tapuyu vermemekte diretir.Tarlada olan pınarın suyu kurur.Bozdağ’ın Paşasının eşi,rüyasına her gece bir yılan girerek onu rahatsız ettiğini ve Paşaya yalvararak tapunun verilmesini ister.Bunun üzerine Paşa tapuyu verir ve pınarın suyu tekrar açılır.

​Bir gün Çopur Dede,talipleri ile beraber,Narlı’da bir büfenin önündedir.Taliplerine üzerinde para olup olmadığını sorar.Birisi kışlık zahiresini tedarik etmek üzere 10TL’sinin olduğunu söyler ve Çopur Dede’ye verir.Çopur Dede,büfedendolu alır ve içer.10 TL’yi de orada harcar.Köyedönerler,cemiyet olur,talip oldukça düşüncelidir.Bu durumÇopur Dedeye ayan olur ve kaldırır talibi dışarıya götürür.Dışarısı kardır ve ayın aydınlığı mevcuttur.Cebinden10 TL çıkararak yırtar,yırtar,yırtar ve talibin üzerine atar, “al paranı” der.Tekrar içeri girerler.Dede talibe “tamam mı aldın mı paranı?” diye sorar.”Kurban”der talip, “sen parçaladın attın,ben nasıl alayım” der.Çopur Dede, hiddetle “kalk git paranı al” der.Talip dışarıya çıkar,karın üzerinde pırıl pırıl bir 10 TL durduğunu görür ve parayı cebine koyarak içeriye girer.Çopur Dede saz çalmaktadır. “Hü! Hü! beri sultanım”diyerek eşlik eder.Çopur Dede “ben bu kerameti kime göstersem o da beni derdi” diyerek serzenişte bulunur.

​Yine bir seferinde Çopur Dede Çökek’de ev yapmaktadır ve bunun için ormanda ağaç kesmiştir.2 tane jandarma  Çopur Dede’nin yanına gelir.O dönemde jandarmanın hükmü geçerlidir.İleri geri söylenerek laflar söylerler.Çopur Dede avucunun içiyle jandarmanın ağzına hafifçe vurarark “sen neden öyle söylüyorsun der”” ve jandarma düşüp bayılır.Yanında olan talip anlatırken “biz çok korktuk” diye anlatıyor.Sonra Çopur Dede bir dua okuyarak jandarmanın yüzüne üfler ve jandarmalar arkalarına bakmadan oradan uzaklaşırlar.

​Çopur Dede’nin bir kızı ve bir oğlu olur.Kızı Hatice 14 yaşında hakka yürür,oğlu Küçük İbrahim 8 aylıkken eşi Zörehakka yürür,kendisi 1941 yılında hakka yürüdüğünde de oğlu Küçük İbrahim 6 yaşındadır.Hakka yürümeden önce taliplerine, yakında hakka yürüyeceğini ve oğlu Küçük İbrahim’i kendilerine emanet olarak bıraktığını belirtir.Çokgeçmeden Pazarcık’ta bir otelin balkonunda düşerek hakka yürür.Rivayetlere göre balkondan itilerek düşürüldüğü ve hakka yürüdüğü söylenmekte ise de oğlu Küçük İbrahim bunu kabul etmemiş,böyle bir şey olmadığını belirtmiştir.ÇopurDede’nin oğlu Küçük İbrahim talipleri Tilkililer ve Milikanlılar arasında büyür.Oldukça bilgili,kültürlü,öksüzbüyümesine rağmen kendini geliştirmiş Nusret sahibi biriydi.​

Küçük İbrahim Dedenin eşi Elif Ana da SinemilliOcağındandır.O da 2015 yılında hakka yürümüştür.Küçükİbrahim Dedenin 7 tane evladı dünyaya gelmiştir.Evlatlarından Hasan 22 yaşında iken 1984 yılında hakka yürümüştür.Ethem,Seyit ve Gülcan Çökekte ikamet etmektedirler.Seher İstanbul’da,Zöhre İskenderun’da,Hüseyinise Fransa’da ikamet etmektedir.Ethem Dede daha çok yurtdışına yönelik faaliyet yürütmektedir.Küçük İbrahim Dede hakka yürümeden önce, “Gülcan bu ocağın hatunu,anası;Hüseyin de bu ocağın Dedesidir” diyerek vasiyet etmiştir.

Bir çoban dağda keçilerini yayarken bir gariban yanına gelerek kendisine bir teleme(incir sütünden yapılan peynir) çalınmasını ister.Çoban “Hayır ben sana teleme yapamam,çekgit başımdan” diyerek başından kovar.Akşam sürüsü ile beraber köye gelir.İbrahim dede köydedir.Çobana der “sen bugün senin yanına gelen birisine teleme yapmadın, kovdun o gelen kimdi biliyormusun?” diye sorar.Çoban çok şaşırır,çünkü olayı kendisinden başka bilen yoktur.Küçük İbrahim Dede, “o gelen Hızırdı ve sen Hızıra teleme yapmadın”der.Yine bir kağıt yazarak talibine bırakır ve talibine der ki “ben göçmeden önce bu kağıdı açmayın” der.2010 yılında göçer ve talip kağıdı açtığında 2010 yılının yazılı olduğunu görür.Küçük İbrahim Dede’nin de atası gibi keşm-i kerametleri oldukça fazladır.Şuanda türbesi Adıyaman Gölbaşı ilçesi Haydarlı Köyü Çökek mezrasında bulunmaktadır.Talipleri tarafından sürekli ziyaret edilmekte ve kurbanlar kesilmektedir.