Alevilikte Newroz

0
297

ERDOĞAN YALGIN

Kültürel değerler, bir milletin ortak yaşam kodlarıdır. Bu alana ilişkin en önemli unsurlar; gelenek, görenek, inanç ve dolayısıyla bütünlükçü etnonim kalıtlardır. Her milletin tarihinde sahip olduğu bu değerlerin, sosyal yaşama yansıyan göreceli kutlamaları, bayramları, festivalleri vardır. Kürtler,  tarihsel süreçleri içerisinde yaşanılmış önemli aktarı olaylarını, dini inançlarını, örf ve adetlerini anmak için özel günler vücuda getirmişlerdir. Bunların çoğu unutulmuşsa da, halen yaşatılanları arasında başta Xızır’ın; Şubat’ın ilk haftasından başlayarak toplamda 6 hafta (40 gün) Dersim‘de aşiretleri, evleri gezdiğine inanılır! Bununla birlikte toplumsal yaşanan bayramlar arasında; “Qere Cerşembe, Mart ayının 4. Günü! Heftémal Qıç (küçük) Mart ayının 7. Günü! Heftémale Pili (Büyük) 17 Mart“ ve benzerlerini sayabiliriz! Fakat bütün bu kültürel artıların anası ise tartışmasız Newroz’dur. “Nefé Marti“ olarak da tanımlanan “Newroz“,  9-21 Mart arasında kutlanmaya başlanır. Newroz’un kökenine ilişkin birçok veri, antik çağlardan süzülerek günümüze kadar gelir. Genel anlamda Batıni Aleviliğin, özel bağlamda Dersim merkezli İtikat é Réya/ Raa Heqi felsefesinin temeli, adeta Newroz olgusu üzerinden şekillenir. Alevi literatürüne ait çoğu temel deyimler ve ritüel formları dikkatlice incelendiğinde, yol erenleri tarafından bunların Newroz eksenli kutsal bağlantılarla geliştirildiği görülecektedir. Bir bütün olarak Kürt klanları arasında yaşatılan Newroz; “Cejna seré sela, Sala nu, Seri Sali, Sersal, Ceşne Tolan“ adlarıyla hatırlanır! Yine Êzidi Kürtler: “Serisal, İda Sersale“  ve Alevilerde ise “Sultan Newroz,  Erkân-ı Newroz“ benzeri yerel isimlerle de anılır.

Eski “Ay takvimi“ ile “Güneş takvimi“ arasında 12 günlük bir zaman farkı vardır. Bu hesaba göre Ay takvimi, 12 gün geç başlar. Kürt Alevileri, kendi Réya/ Raa Heqi inançlarında bu Ay takvimini kullanırlar. Bu durumu, “Bizim takvim, bizim hesaba göre, eski hesap“ olarak tanımlarlar. Yılın başlangıcı olan Newroz, 9 Mart/Adar’da başlar. Bu tarih, kullandığımız Güneş, (modern) takvimde ise 21 Mart eder. 12 günlük zaman fark da işte bu arada doğar!

Antik Mezopotamya’da Kürtçe ve Farsça bir kavram olan Newru(o)z; iki ayrı kelimeden terkip edilmiştir. Güneş’e yani Roz/ Roj’a istinaden Kürtçede; Roz < gün demektir. New/ Nehe < “dokuz“ ve “yeni“ anlamına gelmektedir.  Kısacası Mart’ın 9‘u; “Yeni gün“ yada “9. Gün“ olarak ifade edilir. 21 Mart’ta ise kutlamalar sonlandırılır. Bir diğer tanımıyla; New; “yeni“, ru (o)z; “gün“ yani “yeni gün“ demektir. Dolayısıyla yılbaşının bu ilk gününe, “yeni gün“ anlamında Newroz veya Newruz denmiştir. Kürt Alevileri yani Réya/ Raa Heqi bağlıları; 9-21 Aralık arasında Gaxan kutlamaları yaparak eski yılı uğurlarlar.

Sümerlerde “Adaru“ olarak tanımlanan, Kürtçedeki Adar/ Mart ayının, antik Kürt tarihinde Zerdüşt inancında kutsanan simgesi Adar/Ateştir. Kürtçe bir deyim olan “Ateş“ yani Adar, aynı zamanda Avestadaki Yazata’dır. “Yazata“, günümüz literatüründe “yaratıcı melek, yaradan“ Yezda, Yezdan, Ezda’dır.  Esas itibariyle Yezdan; Batıni manada “kalpteki ateşi“ simgeler. Bu vesileyle batıni Alevi süreğinde tanrı katına da çıkarılan Ali için “Allahın Arslanı“ anlamına gelen, Kürtçe “Yezdan Şer“ yada “Şer-i Yezdan“ denilerek, antik ari kültüne ait olan “kendinden veren doğuran Ana“ başmelek “Yezdan“; Ali örtüsü altında böylece gizlenmiştir. Ayin-i Cemler’de “cerax uyandırma“ deyimiyle yakılan cıra/ ateş, bir nevi Cem’in, Newrozunu temsil etmektedir. Eskiden Newroz gününe (21 Mart)  has bağlanan Ayin-i Cemlerde Réberler, Pirler, Mürşidler tarafından  “Newroziye gılvankları/ gılbankları (gırtlaktan çıkan kutsal nefes, doğaçlama dua)“ verilirdi.

Réya Heqi itikatında, Mart ayı geldiğinde Newroz’u karşılamak maksadıyla evlerde bireysel Cuma akşamları (Perşembe geceleri) özel hazırlanmış (yağlanmış, temiz beyaz bez parçası) çıralar yakılır, lokmalarla dualar edilir ve “Kılami/ Wengi Newrozi“ dillendirilirdi. Mart ayında kutsanan dağlar, ağaçlar, su kenarları, evliyaların mekânları ziyaret edilir ve sonrasında, toplu halde “Cıvat é Newroz, Cem-i Newroz, Cemat é Newrozi“ adları altında gerçekleştirilen Ayin-i Cemler/ Civatlar bağlanırdı. Bu Cem-i Civat’ın maksadı, isminden de anlaşıldığı üzere Newroz (-tarımda bahar uyanışı ve yeni bir yaşamla, kurtuluşa ermek) içindir. Ama ne varki, bu tarihsel “batıni“ gerçeklik; günümüzde artık “zahiri“ isimler altında mimlenmiştir. Nitekim itikat süreğindeki Newroz’un; eksen kaymasıyla “İmam Ali’nin doğum günü“nden ötürü gerçekleştirildiği varsayılmıştır. Oysa İmam Ali’nin doğum günü; İslamiyete göre kutsal sayılan üç aylardan Temmuz (Recep) yada Ekim (Şevval) miladi 598’dir. Fakat bu tarih, 21 Mart olarak değiştirilip var olan bu antik Newroz erkânı geleneği; ”İmam Ali’nin doğum günü” kılıfı altında gizlenerek yaşatılmıştır. Newroza we piroz be…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here