Sur’da farklı inanç ve etnik kesimler de yok ediliyor!

1
237

Sur ilçesinde yıkımla birlikte farklı inanç ve etnik kesimlerin yok edilmekle yüz yüze kalmasını eleştiren Diyarbakır Protestan Kilisesi Ruhani Lideri Ahmet Görener, “Bu uygulamalar, üç yıllık beş yıllık bir yıkım, asimile ve talan etme politikası değildir. Yıllardır bu etnik ve dini ayrımcılıkla karşı karşıyayız” dedi.

Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinin taşıdığı kimliği, ilçede bulunan binlerce camii, medrese ve kiliselerde izlerini görmek mümkün. Sur; Dört Ayaklı Minare, Surp Giragos Kilisesi, Kurşunlu Camii, Mar Petyun Keldani Katolik Kilisesi, Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi’yle binlerce yıldır farklı inanç ve kültürlere ev sahipliği yapıyor. En son 2003’te Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Diyarbakır Protestan Kilisesi gibi inanç merkezlerinin bulunduğu ilçede, 30’a yakın farklı inanç merkezlerinden sadece 4 tanesi ayakta kaldı. İlçede bulunan farklı etnik kesimler de, başlanan yıkımdan nasibini alarak, yok olmakla yüz yüze bırakıldı.

‘BU UYGULAMALAR YENİ DEĞİL’

Yasak ve yıkıma rağmen ayakta kalabilen Diyarbakır Protestan Kilisesi’nin Ruhani Lideri Ahmet Görener, devam eden yıkımın bütün etnik, dini ve farklı kültürlere zarar verdiğini, ilçenin kültür mozaiğini yok etmeyi hedeflediğini söyledi. Yıkım politikalarının yıllardır bölgede uygulandığını belirten Görener, “Bu uygulamalar üç yıllık beş yıllık bir yıkım, asimile ve talan etme politikası değildir. Yıllardır bu etnik ve dini ayrımcılıkla karşı karşıyayız. Eğer sizin kiliseniz elinizden alınıyorsa, bir evde ya da dükkandan bozma bir yer yapıyorsanız, bu zaten bir yıkımdır” dedi. Diyarbakır’a yönelik politikaların geçmişten bugüne değişmediğine dikkat çeken Görener, yasak ve yıkım politikalarının sonuç vermediğini kaydetti.

1902 yılında ülke genelinde yapılan nüfus sayımlarını hatırlatan Görener, buna göre, Diyarbakır’ın yüzde 60’ının gayri Müslimlerden oluştuğunu, bunların içerisinde Ermeniler, Hristiyanlar, Êzidîler, Museviler ve Zerdüştler’in yaşadıklarını ifade etti.

‘KÜLTÜR YOZLAŞTIRILIYOR’

Sur’da uygulanan yıkım politikasından sadece Müslümanların ve Kürt halkının etkilenmediğini, ilçede bulunan diğer etkin kesimlerin de nasibini aldığını dile getiren Görener, “Sur içerisinde farklı kültürler hayata geçirilmek isteniyor. Güzel şeyler yapılacağı söyleniyor. Olabilir; ama o halk, artık o halk olmayacak. Çünkü bu halk farklı bir kültürle yaşamak zorunda kalacak. Ama Diyarbakır dediğimizde başta Sur ve onunla birlikte eski sokaklar ve kûçelerde, avlularda beraber oturup kahvaltı yapan, beraber ezgiler söyleyen bir Diyarbakır hatırlıyor. Ancak, gittikçe kültür yozlaştırılıyor” dedi.

‘ESKİ DİYARBAKIR OLMAYACAK’

“Bir kiliseyi yıkmak tek başına tarihi yok etmez” diyerek konuşmasını sürdüren Görener, daha önce bunun İstanbul’da yapıldığını, kilisenin etrafına onlarca katlı binalar dikildiğini ve kilise kültürünün tamamen yok edildiğini belirtti. Görener, “Yani, siz kilisenin duvarına kepçe vurmadan da tarihi dokusuna zarar verebilirsiniz. Hata bunu çok çabuk başarabilirsiniz, nitekim bu amaçlanıyor” diye konuştu. Görevden alınan dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Sur ilçesine yaptığı ziyaret sırasında “Sur’u Toledo yapacağız” sözlerini hatırlatan Görener, “İsterseniz Kudüs haline de getirin. Diyarbakır, eski Diyarbakır olmayacak. Diyarbakır, insanlarıyla, farklı din ve inançlarıyla etnik kültürüyle Diyarbakır’dır” ifadelerini kullandı.

‘DEVLET BUGÜNE KADAR KİLİSE YAPMAMIŞTIR’

Devletin inanç merkezlerine ve ibadethanelerine yönelik politikalarını eleştiren Görener, “Milyarlarca para harcayıp devasa camiiler yapan devlet, bugüne kadar hiç bir kilise yapmamıştır. Devlet şuan ki yapısı ile evrensel büyüklüğe ve ilahi yapıya uymuyor. Umarım devlet yapısını değiştirir ve bütün inançlara aynı mesafede yaklaşır” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here