TMMOB’den ’Bağlar’ uyarısı: Sur gibi olmasına izin vermeyeceğiz

0
95

TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu, Maden Mühendisleri Odası’nda düzenlediği basın toplantısında Bağlar’ın Kaynartepe Mahallesi’nde planlanan kentsel dönüşüm projesine dikkat çekti.

HDP Milletvekilli Hişyar Özsoy, TMMOB’a bağlı odaların temsilcileri ve HDP Amed İl Örgütü yöneticileri toplantıya katıldı.

Koordinasyon Kurulu Sekreteri Doğan Hatun, kentsel dönüşüm projeleri için detaylı teknik, ekonomik, sosyal ve toplumsal gibi birçok araştırmaların yapılması gerektiğini kaydetti.

Projeyi takip ettiklerini ifade eden Hatun, “Bağlar, Diyarbakır’ın en büyük ve en kalabalık merkez ilçesidir” dedi ve ekledi: “Kaynartepe Mahallesi de yoğun nüfusa sahip Bağlar ilçesi merkez mahallelerindendir. 25 Eylül 2020 tarih ve 3027 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yayınlanan ve 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanunun 2’nci ve ek 1’inci maddeleri gereğince Kaynartepe Mahallesi riskli alan ilan edildi. Riskli alan kapsamına toplamda 53 bin metrekarelik alan, 7 bin nüfus ve bin 354 adet hanenin alınacağı ve bu alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının başladığı yetkililer tarafından beyan edildi”

Projenin meslek odalarına danışılmadan bu projenin hayata geçirilmeye çalışıldığını söyleyen Hatun, “İşin içine rant girince yerinde kalmayı tercih eden halkın sözleşmeleri dahi iptal edildi. Bu gibi mağduriyetlerin yaşanmaması için vatandaşın haklarının yasal dayanaklarla garanti altına alınması gerekmektedir. Bağlar’daki kentsel dönüşüm uygulamasının, Suriçi bölgesinde yapılan kentsel dönüşüme benzetilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Hatun, mahalle sakinlerini de proje konusunda uyardı: “Rantçı iktidar ve çevresi vatandaşların evlerine şimdiden göz dikmişler. Vatandaşların doğru kanallardan doğru bilgiye ulaşmadan her hangi bir protokolü imzalamamaları ve yasal haklarını araştırarak hareket etmelerinin doğru olacağını düşünmekteyiz. Biz TMMOB olarak; güvenlik ve rant amacı gütmeyen halkı merkeze alan ve yerinde yapılacak dönüşüme karşı değiliz. Bu nedenle, bu sürecin şeffaf yönetilmesini, projenin tüm süreçlerinin yerel halkla birlikte yürütülmesini, hak sahiplerinin mağdur edilmemesini, kentteki tüm dinamiklerin projenin bileşeni yapılmasını, dönüşüm alanında yeterli analizlerin yapılmasını ve bu analizler doğrultusunda yerelin ne istediğine odaklanarak çözümler üretilmesini gerektiğini söylüyoruz. Aksi takdirde her türlü yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here