Sancar, Kürt barış hareketi kurmaya çağırdı

0
14

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Amed’deki sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri ile Kayapınar ilçesindeki Rodisson Hotel’de bir araya geldi.

Toplantıya HDP Milletvekilleri Meral Danış Beştaş, İmam Taşçıer, Alican Önlü, Remziye Tosun, Feleknas Uca, Pero Dündar, Semra Güzel, Parti Meclis (PM) üyeleri ile Mardin, Adıyaman, Batman gibi birçok il eşbaşkanları katıldı.

Toplantıya ayrıca kentte faaliyet yürüten onlarca sivil toplum örgütü temsilcileri ve birçok barış annesi de destek verdi.

İlk konuşmayı yapan HDP Amed İl Örgütü Örgütlenmeden Sorumlu ve Eş Başkan Yardımcısı Murat Öndeş İl ve ilçe eş başkanları olan Zeyyat Ceylan ve Hülya Alökmen Uyanık’ın gözaltına alınmasını sert bir dille eleştirdi.

Öndeş, mücadeleden geri adım atmayacaklarını kaydederken, HDP PM üyesi Rabia Takas ise, İl eş başkanlarının polis baskını esnasında yayınladığı mesajı konuklara dinletti.

HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer de, partilerine dönük olan saldırıların 2015 yılından bu yana artarak devam ettiğini vurguladı. Taşçıer, “Kürt sorunu ile demokrasi birbirleriyle bağlantılıdır. Kürt sorunu çözülmeden demokrasi gelişmez, gelmez” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, yaptıkları bu tür toplantılarla demokratik kitle örgütleriyle sürekli temas halinde olacaklarının altını çizerek, “Çünkü biliyoruz ki temas çok güçlü ve dönüştürücüdür” dedi.

Partilerine dönük gözaltı operasyonlarını “Demokratik siyasete saldırı” olarak yorumlayan Sancar, kayyım siyasetine dikkat çekti. Sancar, “Kayyım politikası, Kürt halkının iradesinin gasp edilmesidir” vurgusunda bulundu.

‘KÜRTLERE DEMOKRATİK SİYASETTEN UMUDUNUZU KESİN DİYORLAR’

Sancar, “Kürtlere demokratik siyasetten umudunuzu kesin diyorlar. HDP tam da bunun karşısında vardır. Bu saldırının cevabı olarak vardır. HDP demokratik siyaseti bütün saldırılara, imkansızlıklara rağmen ayakta tutmak için vardır. Canlı tutmak için vardır, demokratik siyaset zemininde çözüm arayışlarından umut kesilmesini engellemek için vardır” şeklinde konuştu.

‘TÜM SALDIRILARI PÜSKÜRTECEK GÜCÜMÜZ VAR’

Tüm saldırıları püskürtecek güçlerinin olduğunu kaydeden Sancar, şöyle konuştu: “O nedenle diyoruz ki kayyım politikası Kürt halkını demokratik siyasetten koparmak için ısrarla sürdürülen bir saldırı ise HDP bu saldırıyı püskürtecek imkanlara sahiptir. Bunu partililerimiz yapacaktır, çalışanlarımız yapacaktır. Ama en çok da dostlarımız yapacaktır. Burada bize oy vermiş olsun olmasın, bütün insanlarımızla birlikte yapmak istiyoruz. Demokratik siyaseti her şart altında canlı tutalım ki demokratik çözüm umudu büyüsün ve o umut kısa sürede gerçekliğe dönüşebilsin. Yani somut sonuç alabilsin.”

“Kürtler asla kimliklerinden, iradelerinden ve haysiyetlerinden taviz vermeyecektir” diyen Sancar, kadınları hedef alan saldırılara da dikkat çekerek, “Gerçekten kadınlardan korkuyorlar. Çünkü gerçekten kadınların mücadelesinden korkuyorlar. Bunda haklılar. Korksunlar, kadınlar geliyor” şeklinde konuştu.

Yerel yönetimler ve yerel demokrasi istediklerini ifade eden Sancar, “Ülkeye de güçlü demokrasi istiyoruz. Bu sadece güçlendirilmiş parlamenter sistemle sınırlandırılabilecek bir talep değildir. Biz daha fazlasını istiyoruz” diye konuştu.

Kobanê soruşturmalarına da değinen Sancar, “51 insan hayatını kaybetti vahşice katledildiler. Bunların büyük çoğunluğu HDP’liydi. O dönem ne yaşandıysa, kim ne yaptıysa, kim neyden sorumlusu ise bunu açığa çıkarmak için her türlü çalışmaya varız. Meclis’te komisyon kurulsun, gerekli katkıyı sağlarız” diye belirtti.

“KÜRT SORUNU VAROLUŞ SEBEBİMİZDİR”

Kürt sorunu için “Varoluş sebebimizdir” diyen Sancar, kapsamlı bir barış politikasına ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek şunları ifade etti: “Kendimiz tabandan barış talebini güçlendirelim, bu konuda çalışmalarımızı yaygınlaştıralım, hep birlikte güçlü bir barış hareketi, bir Kürt barış hareketi kuralım, bunun bütün Türkiye’de bir barış harekatına dönüşmesini istiyoruz ama hakikat konusunda da olduğu gibi bunu buradan başlatalım. Kürt barış hareketi. Kürt kemerini, Kürt topraklarından, Kürt sivil toplumundan, buradaki bütün herkesten katlı alacak bir barış hareketini hep birlikte oluşturalım.

Kürt sorununun demokratik çözüme giden yolda, öyle bir hareket barış mücadelesinde kararlılığı da sürekli dile getirmeyi de getirir. Bu da aynı zamanda halkın ekmeğini savunur. Barış ekmek ve özgürlük bunlar birbirinden koparılamaz. Bizim hedefimiz bütün Türkiye’de büyük bir barış hareketi kurmaktır. Eğer şimdi ülke genelinde büyük bir barış hareketi kurmak mümkün değilse buradan başlayalım. Türkiye’de bunu yaygınlaştırabilirsek Ortadoğu’da bunu yaygınlaştırabiliriz. Yani Ortadoğu bölgesel barış harekatı Diyarbakır’dan başlayabilir. Bunun üzerine de ciddiyetle düşünmesini bir kez daha rica ediyorum. Barış emek özgürlük hepimizin ihtiyacıdır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here